Şimdi yükleniyor

Hazim Jerri Al-Shammari: Sudani ve Maliki Irak’ta İktidarın Oluşum Sınavında

Trump Vetosu ile Bileşen Dengeleri Arasında: Sudani ve Maliki Irak’ta İktidarın Oluşum Sınavında

 

2003 sonrası Irak siyasi deneyimi, hükümetlerin yalnızca seçim sandıklarının sonuçlarına dayanarak kurulmadığını, aksine bileşenler arası hassas dengeler, büyük bloklar içindeki uzlaşılar ve karar alma süreçlerine doğrudan etki eden dış faktörler üzerine inşa edildiğini açıkça göstermektedir. Son seçimlerin ardından yaşanan başbakan adaylığı krizi, iç siyasi tıkanma ile açık dış müdahalenin nasıl iç içe geçtiğini bir kez daha ortaya koymuştur.

Siyasi Bir Teamül Olarak Güç Paylaşımı

Irak siyasal sistemi, yazılı bir metin olmaksızın, fiili bir teamül üzerinden şekillenmiştir. Buna göre:
•   Cumhurbaşkanlığı Kürt bileşenine,
•   Başbakanlık nüfus çoğunluğunu temsil eden Şii bileşenine,
•   Temsilciler Meclisi Başkanlığı ise Sünni bileşenine tahsis edilmektedir.

Bu düzenleme belirli bir denge sağlasa da, hükümetlerin kurulmasını her bileşen içinde öncelikle iç uzlaşıya, ardından ulusal mutabakata bağlayan kırılgan bir yapıyı beraberinde getirmiştir.

Seçimler ve En Büyük Blok

Son Irak seçimleri, Şii Koordinasyon Çerçevesi’nin parlamentodaki en büyük blok olarak ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu durum, önceki dönemde 74 sandalyeye sahip olan Sadr Hareketi’nin siyasi süreci tamamen protesto ederek seçimlere katılmamasından önemli ölçüde etkilenmiştir. Sayısal üstünlük kolaylıkla sağlanmış olsa da, ortaya çıkan tablo ciddi bir siyasal ve toplumsal boşluk yaratmıştır.

Sudani ve Maliki: Şii Evindeki Çatlak

Koordinasyon Çerçevesi içinde, en yüksek parlamento ağırlığına sahip isim olarak Muhammed Şiya es-Sudani öne çıkmış ve siyasi teamüllere göre hükümeti kurma hakkına sahip olması beklenmiştir. Ancak bu adaylık, eski Başbakan Nuri el-Maliki tarafından reddedilmiş ve kısa süreli bir siyasi tıkanmaya yol açmıştır.

Beklenmedik bir şekilde Sudani ile Maliki arasında bir anlaşmaya varılmış, Sudani adaylıktan çekilerek Maliki lehine geri adım atmıştır. Bu adım, hem Şii blok içinde hem de genel siyasi çevrelerde ciddi bir şaşkınlık ve belirsizlik yaratmıştır.

Siyasi Blokların Tutumu

Maliki’nin adaylığı farklı tepkilerle karşılanmıştır:
•   Kesin ret: Sünni bileşenin büyük bir bölümünü temsil eden ve eski Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi liderliğindeki Takaddum Bloku, Maliki başkanlığındaki bir hükümete katılmayacağını açıkça ilan etmiştir.
•   Çekimser tutum: Şii Koordinasyon Çerçevesi içinden Ammar el-Hekim (Hikmet Hareketi) ve Kays el-Hazali (Sadikun Bloku – Asaib Ehl el-Hak).
•   Maliki’nin adaylığı, blok içinde oy çokluğuyla, ancak oybirliği olmadan kabul edilmiştir; bu da siyasi meşruiyetini zayıflatmıştır.

Kürt tarafında ise Demokrat Parti ile Kürdistan Yurtseverler Birliği arasındaki cumhurbaşkanlığı çekişmesi nedeniyle net bir tutum ortaya konmamıştır.

Trump Vetosu ve Dış Müdahale

Bu karmaşık ortamda, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın attığı bir tweet siyasi süreci derinden sarsmıştır. Tweet, Maliki’nin başbakan olması halinde Irak’a yönelik yardımların ve iş birliğinin durdurulacağı yönünde açık bir tehdidi içermekteydi. Bu durum, Irak’ın egemenliğine doğrudan bir müdahale ve ekonomik savaş tehdidi olarak değerlendirilmiştir.

Bu çıkış, fiili bir veto etkisi yaratmış ve Maliki’nin adaylığının düşmesinde belirleyici rol oynamıştır. Trump’ın daha sonra daha sert içerikli bir tweetini silmesi ise krizin boyutunu değiştirmemiştir.

Olası Senaryolar

Maliki’nin reddedilmesinin ardından üç temel senaryo gündeme gelmiştir:
1. Maliki’nin dolaylı iktidar arayışı: Partisi içinden alternatif bir ismi aday göstererek başbakanlığı fiilen elinde tutmak.
2. Sudani’nin yeniden aday gösterilmesi: Koordinasyon Çerçevesi içindeki en büyük sandalye sayısına sahip isim olması ve önceki çekilmesinin koşullu olması nedeniyle.
3. Uzlaşı adayı: Şii ev içinde kabul gören, Sünni, Kürt ve uluslararası itirazları azaltabilecek yeni bir figürün öne çıkarılması.

Karşılıklı Suçlamalar ve Belirsizlik

Süreç boyunca doğrulanmamış iddialar da gündeme gelmiştir. Bazı çevreler Sudani’yi ABD müdahalesini teşvik etmekle suçlarken, diğerleri Halbusi’nin Katar üzerinden Washington’a mesaj ilettiğini ileri sürmektedir. Ancak bu iddialar somut kanıtlarla desteklenmemiştir.

Irak Toplumu ve Eksik Oyuncu

Irak kamuoyu üçe bölünmüştür:
ABD müdahalesini destekleyenler, bunu egemenliğe açık bir ihlal olarak görenler ve dış baskının Maliki etrafında daha güçlü bir toplumsal kenetlenme yaratacağını düşünenler.

Buna karşın, asıl belirleyici unsur, resmi olarak siyasetten çekilmiş olsa da hâlâ geniş bir toplumsal etkiye sahip olan Mukteda es-Sadr’ın sessizliğidir. Olası bir dönüşü veya açık bir tutumu, tüm denklemi kökten değiştirebilir.

Sonuç

Irak’ta hükümet kurma krizi, siyasi kararların hâlâ kırılgan iç dengeler ve dış vetolar arasında şekillendiğini göstermektedir. Kalıcı istikrar ise ancak dış baskılardan bağımsız, ulusal uzlaşıya ve halk iradesine dayalı gerçek bir egemenlik anlayışıyla mümkün olabilir.

 

Dr. Hazim Jerri Al-Shammari
Siyaset Bilimi Araştırmacısı – İstanbul Gelişim Üniversitesi

Yorum gönder