YPG ABD’ye ABD YPG’ye güvenmiyor

Zirve, Batı cephesinin Suriye’yi dilediği gibi bölemeyeceğini ortaya koydu’

В Турции снесут памятник армянскому сепаратисту

21.Yüzyıl mucizesi..”KORONA”

İSTİFAYA İNANAN VAR MIYDI?

Gündem 13 Nisan 2020
211

Bir kaç saat önce Cumhurbaşkanımız içişleri Bakanımızın dün açıkladığı istifasını kabul etmediğini ve bakanımızın görevinin başında olduğunu açıklamış.

Aslında bu istifa haberi duyulduğu zaman Türkiye‘de bu işleri takip eden, ülkenin geleceği ve ülkenin meseleleriyle ilgilenen insanların içersinde bu istifanın gerçekleşeceğine inanan bir tek kişinin bile bulunduğunu sanmıyorum. Bunun siyasi bir manevra olduğu belirtilerek hem medyadaki yorumlarda hem sosyal medyada istihza ile karşılandı. Biz de akşamki yazımızda bu işin nasıl sonuçlanacağını “velev ki” diyerek üstü biraz kapalı bir şekilde belirttik.

Böyle olmakla birlikte, “danışıklı” da olsa istifa etmenin; bir hatanın görülmesi, yapılan uygulamanın bir hata olarak değerlendirilmesi ve bu hatanın vahim sonuçlarının olacağının bir anlamda kabullenilmesidir. Toplum sağlığı açısından böyle bir hatanın sorumluluğunu birilerinin üzerinden almak ya da kendisi üstlenmek düşüncesi de olsa, böyle bir istifa olayının yaşanması bizim açımızdan son derece önemlidir.

Önemlidir, çünkü demokratik ülkelerde demokrasiye inanan ülkelerde böyle yapılır. Yönetimde vahim bir hata yapılmışsa bu vahim hatanın sorumluları bulunur ve yaptıkları hataların yaptıkları yanlışların bedelleri ödetilir ki kamu vicdanı biraz rahatlasın ve sonra o göreve gelenler daha dikkatli davransın. Ancak bu ileri demokrasilerde olur.
Demokratik olmayan ülkelerde, bizde yaşanan bu gibi olaylar halkı yatıştırmaya, yani bir anlamda kandırmaya, siyasi gündemi değiştirmeye yönelik olarak yapılır. Amaç bir hatanın bedelini ödemek veya ödetmek değildir.

Bu tür uygulamalar demokrasinin ve demokrasiye inancın olmadığı yerlerde çok görülür. Ancak demokrasilerde böyle uygulamalar olmaz. Olamaz. Önce vicdan engeller, sonra da kamuoyu baskısı.

Şimdi halka bu hatanın sorumlusunun istifa ettiğini, ancak şu kritik dönemde böyle bir istifayı kabul etmek doğru olmayacağı için bakanımızdan göreve devam etmesinin istendiği söyleniyor.

Ama bu hiç inandırıcı olmuyor. Bu tür açıklamaların tatmin edici olmadığı ortadadır.Aslında artık herkes nerede, ne olduğunu çok iyi biliyor.

Yani mesele demokrasi meselesidir. Mesele demokrasiyi benimseme meselesidir, demokrasiye olan inanç meselesidir

Şunu da söylememiz gerekir bence: bu siyasi manevradan fayda umanlar toplum nezdinde yapılan hataları bir nebze unutturduklarını ya da geçiştirdiklerini düşünenler yanıldıklarını göreceklerdir.
Bizce artık toplumun gücü kendini siyasi irade üzerinde hissettirmeye başlamıştır.
Özellikle yaşadığımız Corona virüs salgını olayından sonra, bu gücün daha da artan bir biçimde hissedileceğini söylememiz mümkündür.

Yani bu siyasi manevranın hiç kimseyi şaşırtmadığı, ama halkı “yatıştırmaya” yönelenlere önemli bir siyasi sonuç olarak geri döneceğini söyleyebiliriz.
Ziya Paşa nasıl demişti:
“ En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun,
Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın? ”
Cemalettin Taşkıran

Yorumlar