Gürcü Rüyası, Almanya’nın dört büyük siyasi vakfını Gürcistan’dan çıkardı

Almanya’nın dört büyük siyasi vakfının Tiflis’teki ofislerini kapatma kararı, Gürcistan ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilim yarattı. Vakıf yetkilileri, Gürcistan hükümetinin yeni Hibe Yasası kapsamında projelerini finanse etmeye devam etme girişimlerini defalarca reddetmesinin ardından ülkedeki faaliyetlerini durdurma kararı aldı.

Almanya’nın Tiflis Büyükelçisi Barbara Voss, yaşananlardan doğrudan iktidardaki Gürcü Rüyası (Georgian Dream) yönetimini sorumlu tuttu. Son iki yıldır AB üyelik sürecinin fiilen durma noktasına geldiğini savunan eleştirmenlere göre hükümet, Gürcistan’ı Avrupa’dan uzaklaştırırken Rusya ve Çin ile ilişkilerini güçlendiriyor.

Voss, ekim ayının başında Tiflis’te düzenlenen Alman Birlik Günü resepsiyonunda yaptığı konuşmada, “Gürcistan’ın Avrupa’yla bütünleşme sürecini onlarca yıldır destekleyen dört vakfın tamamı, Gürcistan hükümetinin kararı nedeniyle çalışmalarını askıya almak zorunda kaldı” dedi.

Yabancı fonlara yönelik kısıtlamalar genişliyor

Gürcistan’da bağımsız medya kuruluşları ve gözlemci gruplar da dahil olmak üzere yabancı kaynaklardan destek alan sivil toplum kuruluşları üzerindeki hükümet baskısı son yıllarda giderek arttı.

Hükümet, 2024 yılında “yabancı ajanlar” yasasını yürürlüğe koydu. Mart 2025’te ise yabancı fonların denetimini daha da sıkılaştırarak kuruluşların yurt dışından mali destek kabul etmeden önce hükümet onayı almasını zorunlu hale getirdi.

Ülkeden ayrılma kararı alan dört kuruluş şunlar:

– Konrad Adenauer Vakfı
– Friedrich Naumann Vakfı
– Heinrich Böll Vakfı
– Friedrich Ebert Vakfı

Bu vakıfların Gürcistan’daki sivil toplumu destekleme faaliyetleri 2000’li yılların başlarına kadar uzanıyor. Hibe programları, yurttaşlık eğitimi, araştırmalar ve burslar aracılığıyla demokratikleşme, insan hakları ve eğitim gibi alanlarda çalışmalar yürüttüler.

Vakıfların eş zamanlı olarak ülkeden ayrılması, hükümet eleştirmenleri tarafından Berlin’in Gürcü Rüyası yönetimiyle ilişkilerinde yeni bir aşamaya geçildiğinin işareti olarak değerlendiriliyor.

Dört vakıf, Almanya’nın dört siyasi geleneğiyle bağlantılı

Vakıfların Almanya’daki siyasi partilerle güçlü bağları bulunuyor. Her ne kadar hukuken bağımsız kuruluşlar olsalar da ilgili partilerin temel değerlerini paylaşıyor ve çoğu zaman onların düşünsel ve ideolojik çevreleri içinde değerlendiriliyorlar.

– Konrad Adenauer Vakfı, Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) ile;
– Friedrich Naumann Vakfı, Hür Demokrat Parti (FDP) ile;
– Heinrich Böll Vakfı, Birlik 90/Yeşiller ile;
– Friedrich Ebert Vakfı ise Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile bağlantılı.

Vakıflar ayrıca Alman federal bütçesinden kamu kaynakları alıyor. Bu nedenle Gürcistan’daki faaliyetlerinin sona ermesi, yalnızca dört sivil kuruluşun ülkeden ayrılması olarak değil, Almanya ile Gürcistan arasındaki siyasi ilişkilerin seyri bakımından da önem taşıyor.

Gürcü Rüyası yönetiminin vakıfların siyasi bağlantılarına yönelik kuşkuları, hükümetin açıklamalarına da yansıyor. Gürcistan Parlamentosu Başkanı Şalva Papuaşvili, ayrılan kuruluşlardan Konrad Adenauer Vakfı ile Gürcü muhalefeti arasında bağlantı kurmaya çalıştı. Papuaşvili, vakfın CDU ile ilişkisine dikkat çekerek CDU’nun Avrupa Halk Partisi (EPP) üyesi olduğunu ve Gürcistan’da daha önce iktidarda bulunan Birleşik Ulusal Hareket ile aynı siyasi aile içinde yer aldığını belirtti.

Bu yaklaşım, hükümetin yabancı siyasi vakıfları yalnızca sivil toplum kuruluşları olarak değil, ülkenin iç siyasi dengelerini etkileyebilecek aktörler olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Avrupa’dan yaptırım çağrısı

Avrupalı liberal ve demokrat partilerin oluşturduğu ALDE Partisi de Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas’a gönderdiği mektupta Gürcistan’a yönelik AB yaptırımları uygulanmasını istedi.

Mektupta, Gürcü Rüyası yönetiminin bağımsız sesleri susturduğu ve ülkeyi Avrupa’dan daha da uzaklaştırdığı ileri sürülerek, “Artık gözümüzü başka yöne çevirmeyeceğiz” ifadesine yer verildi.

Gürcistan’ın AB ile ilişkilerindeki gerileme, Avrupa kurumlarının açıklamalarına da yansıyor. AB’nin genişlemeden sorumlu komiseri Marta Kos, Gürcistan’ın yalnızca kâğıt üzerinde aday ülke konumunda kaldığını belirtti. Kos ayrıca hükümetin Avrupa politikasının, Gürcistan toplumunun büyük bölümünün AB üyeliğine yönelik desteğiyle çeliştiğini savundu.

Kos, Gürcistan’ın bugün Moldova ve Ukrayna ile aynı düzeyde ilerlemiş olmasını istediğini ifade etti. Gürcistan, Moldova ve Ukrayna AB aday ülke statüsünü aynı dönemde elde etmişti. Ancak Moldova ve Ukrayna üyelik müzakerelerine başlarken Gürcistan’ın Avrupa’yla bütünleşme süreci durma noktasına geldi.

Yerel sivil toplum da baskı altında

Sorun yalnızca uluslararası bağışçı kuruluşlarla sınırlı değil. Hükümetin son yıllarda aldığı bir dizi önlem sonucunda, sosyal, ekonomik ve siyasi alanlarda çalışan Gürcü sivil toplum kuruluşlarının önemli bir bölümü faaliyetlerini durdurmak veya ciddi ölçüde küçültmek zorunda kaldı.

Alman vakıflarının ayrılması bu nedenle Gürcistan’ın dış ilişkilerinin yanı sıra ülkenin iç siyasi ve toplumsal yapısı açısından da önem taşıyor. Gelişmeler, yabancı finansman üzerindeki denetimin artmasıyla bağımsız sivil toplumun faaliyet alanının daralması arasındaki ilişkiyi yeniden gündeme getiriyor.

Temel mesele, Gürcistan’ın Avrupa kurumlarıyla ilişkilerinin yalnızca diplomatik düzeyde değil, sivil toplum ve siyasi iş birliği alanlarında da gerilemesidir. Dört Alman vakfının faaliyetlerini durdurması, bu gerilimin somut sonuçlarından biri olarak görülüyor. Bunun Berlin’in Gürcistan politikasında kalıcı bir kopuşa dönüşüp dönüşmeyeceği ise iki tarafın bundan sonraki adımlarına bağlı.

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.