Erdoğan’ın Washington-Brunson-Ukrayna Oyunu

Япония и Южная Корея прекратили импорт нефти из Ирана.

TRAMP YENƏ DƏ “BİRİNCİ NÖVBƏDƏ AMERİKA” DEDİ

Rusya’dan Trump’ın BM kürsüsündeki konuşmasına ince espri

Erol Olçak Enver Altaylı dostluğunun kurbanı mı?

Gündem 7 Eylül 2017
831

Türkiye ile Almanya arasında siyasi krizin mevsimlik olduğu rahatlıkla söylenebilir. Her iki ülkenin seçim sürecinde bu tür atışmalar yaşanıyor ve biz buna kayıkçı kavgası diyoruz. Hollanda ile yaşadığımız krizi hatırlayın ve bugüne gelin, Almanya meselesi de öyle. Almanya ile ilişkilerimiz ABD’den daha eski ve köklü. Savaş yoldaşlığımız var. Bazı özel isimlerin bu ittifaka katkısı önemli. Ahmet Veli Menger Holding A.Ş. grubunun otomotiv sektöründeki temsilcisi Mengerler Ticaret Türk A.Ş. kurucusu Ahmet Bey’in Teşkilat-ı Mahsusa’nın Uzakdoğu-Asya sorumlusu olduğu, İkinci Dünya savaşı öncesinde ve savaşın devam ettiği yıllarda Almanya-Türkiye arasında mekik dokuduğu, Hitler ile İnönü arasındaki iletişimi sağladığı gibi rivayetlerde var (1) 1892 yılında bugünkü Kazakistan’ın Kızılyar şehrinde dünyaya gelen Ahmet Veli Menger’in doğduğu topraklara ilgisini yaşamı boyunca sürdürdüğü, 1965’te Ankara’da Kazan Kültür ve Yardımlaşma Derneğinin kurulmasına maddi ve manevi destek verdiği hatta dernek binasının satın alınması için gerekli özveriyi gösterdiği biliniyor.(2) Türk milliyetçisi olan Menger’in ülkesinden ayrı kaldığı gençlik yıllarında Tatar folkloru film ve kitaplarını temin ettiği Türkiye’de Kazan dergisinde parçalar halinde neşredilen hatıraları Kazan’da 1995 tarihinde İçen Hatıralar adıyla kitap halinde yayımlandığı değerli araştırmacı Ömer Özcan tarafından belirtilmiştir.(3)

Menger’in iş dünyasındaki faaliyetlerinin yanı sıra iyi bir kültür tarihçisi olduğunu Kazan dergisinde 1974’de neşredilen Tatar Tiyatrosu hakkında yazdığı bir makaleden öğreniyoruz.(4) Hitler’i iktidara getiren THULE adlı derneği 1919 yılında kuran isim “esrarengiz baron lakablı Rodolf Von Sebottendorff Nazi Alman Derin Devletini kuran isimdi. Üstelik Osmanlı Vatandaşı, mason ve Bektaşi idi. Üstelik tek parti dönemi Dışişleri Bakanlarından Numan Kemal Menemencioğlu’nun kuzeni Namık Kemal Menemencioğlu’nun sahibi olduğu Hermes Yayınları tarafından yayınlanan “eski Türk Masonlarının Uygulamaları” kitabını yazmıştı. Uzun yıllar Türkiye’de yaşamıştı. Rodolf Von Sebottendorff’ın Türkiye’de saklanmasında yardım edenler arasında Enver Paşa’nın kardeşi Nuri Killigil Paşa, Mercedes’in Türkiye Disbritörü Mengerler Oto’nun sahibi Ahmet Veli Menger’in ortağı ise Has ailesinden Kadir Has, araştırmacı yazar Halid Özkul’un dayısı iş adamı Remzi Denker idi. Remzi Denker’de bulunuyordu. Demek istediğim Almanlarla hep yakın olduk olmasına da bazen bu yakınlığın dozajını ayarlayamadık gibime geliyor neden mi?

Son günlerde Türkiye kamuoyunun şaşkınlıkla izlediği eski MİT mensuplarından CIA ajanı Özbek asıllı Ruzi Nazar’ın özel yetiştirmesi Enver Altaylı’nın gözaltına alınması ilginç bağlantıları gözler önüne seriyor. MİT eski mensuplarından 73 yaşındaki Enver Altaylı, Ankara merkezli FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Antalya’nın Manavgat İlçesi’nde gözaltına alınmıştı. Enver Altaylı, sorgulanmak üzere Ankara’ya götürülmüştü. Eski Milletvekili Orhan Kavuncu, kayınbiraderi Enver Altaylı’nın tutuklanmasını sosyal medya hesabından yayımladığı mesajla duyurmuştu.(5) Bazı çevreler bu gözaltına almayı Almanya ile aramızda yaşanan krize bağlıyor. Örneğin Sabah Gazetesi’nden Ersin Ramoğlu (Güney); “Enver Altaylı’nın Antalya’da gözaltına alınıp tutuklanması, PKK’yı silaha boğan ABD’ye bir mesajdır. Alman vatandaşı olduğu için de Almanya’ya bir göndermedir bu.” değerlendirmesinde bulunmuştu.(6) Basına sızdırılan sorgulama tutanaklarında Enver Altaylı’nın; “1968’de MİT’e girdim. Eğitim sonrası Almanya’ya gönderildim. 1973’te MİT’ten ayrıldım. Avrupa’da Türk dernekleri kurup federasyon haline getirdim. 1977’de Türkiye’ye dönüp Hergün gazetesi genel yayın yönetmeni oldum. 1980’de Türkiye’yi terk ettim. 1986’da Alman vatandaşı oldum. 1989’da Sovyetlerin dağılma sürecinde Özbekistan’a gittim. 1991’de Türkiye’ye döndüm. Cumhurbaşkanı Özal’a danışmanlık yaptım. Daha sonra Süleyman Demirel ile devam ettim. Demirel, Çankaya’ya çıktıktan bir süre sonra yanından ayrıldım. Belfast’ta yaşıyor: Son bir yıldır daha sık Belfast’ta vekâlet savaşları konusunda Hukuk Çatışma ve Barış Enstitüsü’nde çalışmalar yapıyorum. Prof. Michael Semple ile birlikte çalışıyorum. Yaptığım çalışmalar nedeniyle birçok ülkeye seyahat ettim. Finansın büyük kısmını kızım Zeynep karşılıyor. Aylık ortalama 20 bin lira gelirim var.” dediği öğrenilmişti,(7)

Altaylı’nın FETÖ bağlantısı çok yazıldı çizildi. İfadesinde yer alan Alman vatandaşlığı Almanya ile aramızdaki krizin adresini gösteriyor olabilir mi? Çünkü Almanya Avrupa’daki ABD demek. FETÖ terör örgütünün CIA bağlantısı malûm. Altaylı’nın Fetö’nün Orta Asya ülkelerinde örgütlenmesine katkısını Mısırda ki sağır sultan bile duyduysa bunu nasıl anlamalıyız? Çünkü Eski MİT mensubu Altaylı, FETÖ’nün “karakutusu” olarak niteleniyor. Özellikle FETÖ’nün Özbekistan ve Kazakistan’da etkin olmasında Altaylı’nın önemli rolü olduğu iddia ediliyor.(8) Hemen belirtelim Altaylı’nın ABD eksenli bu faaliyetlerinden en çok rahatsız olanlar Rusya ve Çin’di. Konunun merhum Erol Olçak ilgisi ne? Çünkü Erol Olçak’ın öldürülmesinin şifresi Enver Altaylı’nın ifadesinde ve onunla olan ilişkisinde gizli. Eski MİT’çi Enver Altaylı, ifadesinde dikkat çeken isimler verdiği, bu isimlerin 15 Temmuz’da telefonla görüştüğünü söylediği kişiler olması aslında bazı karanlık noktaları aydınlatıyor. Nasıl mı? Altaylı’nın ifadesinde “Ankara’ya sık sık gelip gittiğini, dostlarıyla buluştuğunu, bu çerçevede 15 Temmuz günü, 26 yıllık arkadaşı olan ve ailesinden gördüğü Nizamettin Afşar’ın Çankaya’daki evinde olduğunu, darbe gecesi Polis Akademisi’nde kendi eşiyle birlikte akademisyen Furkan Torlak, ve Mücahit Aslan’la görüştüğünü önce Erol Olçok’u aradığını, ulaşamayınca Mücahit Aslan’ı aradığını ilerleyen saatlerde Olçok’un İstanbul’da darbe girişimi sırasında öldüğünü üzüntü ile öğrendiğini ”belirtmesi dikkat çekiyor.(9) Bana kalırsa sorgu tutanaklarından cımbızla çekilip servis edilen bu ifadeler bir algı operasyonuna dönük. Sorguyu yapanlar Altaylı’nın bu isimlerle irtibatını ve hukukunu bilen kişiler olmalı. Altaylı’nın 15 Temmuz gecesi evinde bulunduğu Nizamettin Avşar’ın uzun yıllar tanıdığı aile dostu olduğu anlaşılıyor. Nizamettin Avşar’ın Kasım 2013 tarihinde twitter hesabını @NizamettinNr adresiyle açtığı, takip ettiği kişilerin Türkiye Cumhurbaşkanı – President of Turkey, AK PARTİ Genel Başkanı recep Taytyyip Erdoğan, önceki Başbakan Ahmet Davutoğlu; Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Dr. Hasan Doğan, Furkan Torlak, Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Enver Altaylı olduğu görülüyor.(10)

Altaylı’nın 15 Temmuz günü misafir olduğu kişi sıradan biri değil yani. Diğer görüştüğü akademisyen Furkan Torlak Numan Kurtulmuş’un özel kalem müdürlüğünü yapmış ve bakan danışmanı olduğu biliniyor ayrıca eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın devletin içinde “Milli Damar” isimli bir örgütün kurulduğunu iddia ettiği listede ismi geçmişti.(11) Mücahit Aslan’a gelince; gerçek adı Ali İhsan Arslan. 2002 – 2011 yılları arasında AK Parti Diyarbakır milletvekilliği yapan M. İhsan Arslan’ın da oğlu. Türk siyasetçi ve iş adamıdır. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurucuları arasında siyaset hayatına başlayan Ali İhsan Arslan; Türkiye Cumhuriyeti 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Genel Başkanlığı, Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde danışmanlık yaptı. Arslan, 25. Ve 26. dönemde Adalet ve Kalkınma Partisi’nden Ankara Milletvekili seçildi. Enver Altaylı’nın darbe akşamı ilk iletişi kurmak istediklerinden Erol Olçok, aslen Çerkes ve 5 Mart 1962 Çorum Mecideyekavak Köyü doğumlu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 1993 İstanbul İl Başkanlığı döneminden bu yana birlikte çalışan Erol Olçok, AK Parti’nin ismini, logosunu tasarladı, sloganlarını buldu ve partinin kurumsal kimlik çalışmalarını gerçekleştirdi. 3 Kasım 2002’de AK Parti’nin Genel Seçim Kampanyası’nı yönetti. Erol Olçok’un 2007’de “Durmak Yok Yola Devam”, 2011’de “Aynı Yoldan Geçmişiz Biz”, 2014’de “Bayrak”, 2015’de Cumhurbaşkanlığı “Fors” filmi çalışması en bilinen çalışmaları olmuştu.(12) Eşi Nihal Olçok’da Erol Olçak’ın Çerkes asıllı olduğunda dair Fatih Altaylı’nın programında kendisinin Arnavut merhum Erol Olçak’ın Çerkes olduğunu söylemişti.(13) Erol Olçak; Kafkasevi Sosyal ve Stratejik Araştırmalar merkezi üyesiydi. Adı geçen kuruluşun internet sitesinde Olçak’la ilgili “Yönetim Kurulu Üyemiz Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok Toprağa verildi” başlıklı haberde, “TSK’daki FETÖ’cü cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişimi sırasında İstanbul Boğaziçi Köprüsü’nde açılan ateş sonucu hayatını kaybeden Kafkasevi Yönetim Kurulu Üyesi Tletseruk Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok, Çengelköy’deki protestolarda yaşamını yitiren Yeni Şafak muhabiri Mustafa Cambaz ile birlikte Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde kılınan cenaze namazı ile son yolculuğuna uğurlandı.” bilgisi paylaşılmıştı.(14)

yakın bir zamanda Erol Olçak ve oğlunun sırtlarından haince vurulduklarına dair tartışmalar yaşanmıştı. Hatta bu iddianın ilk kez Erol Olçak’ın eşi Nihal Olçok tarafından gündeme getirilmesi dikkat çekiciydi. Nihal Hanım eşi ve 16 yaşındaki oğlunu ‘sniper’ın vurduğunu açıklamış, üstelik katil ya da katillerin Olçok’ları ‘bilerek, görerek’ öldürdüğünü üstüne basa basa vurgulamış, gayet kendinden emin bir şekilde, o gece katillerin de öldürüldüğü bilgisini vermişti. Son olarak Karar gazetesi de bir otopsi raporuna dayanarak Olçok’ların arkadan vurulduğunu yazmıştı. Nihal Olçak’ın eşinin öldürüldüğüne dair anlattığı ayrıntılar çok önemli. “Hainler orada pusuda yatıyorlarmış. Siyah bir transit, keskin nişancılar varmış içinde. Halkın üzerine ateş açıyorlar ve maalesef sırtından girip oğlumun kalbini parçalayarak… Oğlum orda şahadet şerbetini içiyor.” Köprüden bir başka görgü şahidi daha ‘arkadan ateş eden’ gizemli şahıslara dikkat çekiyordu. Ahsen TV’nin 15 Temmuz sonrası canlı yayınında konuşan genç, heyecanlı bir şekilde şunları anlatıyordu: “Köprüde askerlerin olduğu taraf değil de diğer taraftan, yani köprüden Anadolu yakasına geçiş tarafından, polis insanların üzerine ateş açtı. Bak, polis insanlara ateş etmediyse şerefsizim. Açsınlar, kameralara baksınlar ya! Mini Cooper’lı iki tane şerefsiz, baktı böyle, ateş etti takır takır!” Yani sivil kalabalık Avrupa istikametinden Anadolu tarafındaki askerlere doğru yürürken arka taraftan ‘polisler’ ya da ‘polis görünümlü’ bir takım kişiler ateş açmış.”(15) Bu ifadelerden Erol Olçak ve oğluna hedef gözetilerek ateş açıldığı anlaşılıyor.

Rusya’nın Türkiye’deki Çerkes diasporasından rahatsız olduğu biliniyor. Hatta zaman Türkiye’de ikamet eden Çerkez liderlere karşı suikastlar düzenleniyor. Örneğin Rusya Federasyonu’na karşı mücadele eden Çeçenlere desteğiyle bilinen Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti’nin Fahri Konsolosu Medet Ünlü Ankara’daki işyerinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmüştü. Medet Ünlü suikastı ile Türkiye’ye sığınıp değişik illerde yaşayan Çeçen vatandaşlar arasında suikasta uğrayıp öldürülenlerin sayısı 7’ye ulaşmış, suikastların, 1990’lı yıllarda Ruslara karşı başlatılan Çeçen direnişinde aktif rol oynamış kişilere yönelik olması dikkat çekmişti.(16) Rusya zaman zaman bu tür siyasi suikastlar düzenliyor. Erol Olçak’ın Kafkas dernekleriyle irtibatı ve Kafkas diasporasına yönelik faaliyetleri sırasında yolunun Enver Altaylıyla kesiştiği anlaşılıyor. Enver Altaylı’nın yolunun kimlerle kesiştiği zaten ortada. Bir tarafta ABD Almanya öbür tarafta Fetö. Hiç şüphem yok, eğer o gece Enver Altaylı sokağa çıksaydı Erol Olçak’a sıkılan kurşunların hedefinde olurdu. Enver Altaylı’nın merhum Olçak’ı sokağa çıkmaması için uyarı amaçlı aradığını düşünüyorum. Son söz, Erol Olçak Enver Altaylı’yı tanımasının ve onunla görüşmesinin belki de ortak faaliyette bulunmasının bedelini canını ödemiş olabilir. Tüm şehitlerimizin ruhları şad mekanları cennet olsun, Yüce Rabbim milletimize devletimize ve ülkemize bir daha 15 Temmuz benzeri hain kalkışmalar yaşatmasın!

Bakınız:
1- 04 Haziran 2012/ http://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2012/06/04/parayi-takip-et
2- http://www.ahiska.org.tr/wp-content/uploads/39-11.pdf
3- Ömer Özcan/Sovyet Mahkûmu Muhacir Türklerin Mücadeleleri/
http://www.turkhaber.org/123.html
4- http://www.moradergisi.com/kose-yazilari/kirimtatar-tiyatrosu-639.html
5- https://www.aydinlik.com.tr/enver-altayli-tutuklandi-turkiye-agustos-2017
6- 05 Eylül 2017/ Salı http://www.sabah.com.tr/yazarlar/bolgeler/ramoglu/2017/09/05/kazak-bankasinin-50-milyon-dolari
7- http://www.sabah.com.tr/gundem/2017/09/03/eski-mitci-enver-altayliyi-da-damat-yontemi-ile
8- http://www.sabah.com.tr/yazarlar/ovur/2017/08/26/cia-mit-ve-feto-ucgeninde-kilit-isim?utm_source=partners&utm_medium=gazeteoku.com&utm_campaign=feed
9- http://odatv.com/fetoden-tutuklanan-mitci-enver-altaylinin-15-temmuz-gecesi-aradigi-ismin-bilinmeyenleri-0309171200.html
10- https://twitter.com/NizamettinNr/following
11- http://www.millicozum.com/mc/ozel-yazilar/darbeye-mi-razi-olunmaliydi-yoksa-dejenerasyona-mi
12- http://www.yenisafak.com/15temmuz/erol-olcok-kisi-detay
13- . http://www.milliyet.com.tr/erol-olcok-un-esi-nihal-olcok–gundem-2484837/
14- 18/07/2016 http://www.kafkasevi.com/index.php/news/detail/5772
15- https://medium.com/tr724/erol-ol%C3%A7oku-kim-s%C4%B1rt%C4%B1ndan-vurdu-31cd3a4b6875 ayrıca bkz. https://www.youtube.com/watch?v=wh1Zz-lLmMk, özellikle 38:44. Dakikası
16- http://www.ensonhaber.com/medet-unluyu-olduren-dayi-murat-cikti-2013-05-27.html
Ömür Çelikdönmez

Twitter:@oc32oc39
[email protected]

Yorumlar