HAZİN BİR ÖYKÜ; HAZARALAR

Dünya ticaretinin seyri değişti!

100. Yildonumunde balfour deklarasyonu

İrəvanın Bakıya tuşladığı məxfi silah: Sarkisyanın əsl hədəfi nədir?

ÇİN Beşe bölünmeli: Çin’in Tacikistan hamlesi: Partner mi efendi mi?

Gündem 25 Eylül 2020
83

Kısa süre önce Çinli bir diplomat, Tacikistan’ın Pamir Dağları’nın Çin’e ait olduğunu ve hep öyle kalacağını belirtti. Bahsi geçen bölge, Sincan Uygur Özerk Bölgesi ve 17 Uygur toplama kampının bulunduğu Kaşgar kentiyle sınır komşusu. Çinlilerin hem Uygur Müslümanlarına muamelesi, hem de Pamirlere ilişkin giderek daha yüksek sesle dile getirdikleri tarihi iddiaları, bölgede yaşayanlarla Tacikistan ve yakın müttefiki Rusya yönetimlerini alarma geçirdi.

Bu durum bir dizi soruyu gündeme getiriyor. Çin’in bölgedeki emelleri ne? Gerçekten Tacikistan’ın kendilerine ait olduğunu mu düşünüyorlar? Sınırları boyunca uzanan Pamir topraklarına girmeleri, bölgedeki uzun vadeli bir stratejinin göstergesi ve bölgeye dair son beyanlarına dayanak oluşturan bir eylem mi?

Avrasya uzmanı Paul Goble’ın geçenlerde belirttiği gibi:

Geçen ay, Çin Halk Cumhuriyeti’nin (ÇHC) resmi yayın organları, bir zamanlar Pamir bölgesinin tamamının Çin’e ait olduğunu söyleyen ve dolayısıyla Tacikistan’ın şimdi veya gelecekte bir gün Pekin’e dönmesi gerektiğini ima eden Çinli tarihçi Ço Yao Lu’nun bir makalesini defalarca, tekrar tekrar bastı.

Bu bölgesel iddia, en azından kısmen, Çin’in bölgede M.Ö. 2. yüzyıla kadar uzanan uzun geçmişine dayanıyor. Çin hükümetinin daha önce dile getirilmemiş bu inancı, Orta Asya’da pek çok kişinin duyduğu bir korkuyu besliyor: Çin’in bölgedeki stratejisinin kesinlikle etkileşimsel ve faydacı olmadığı. Aksine, Çin’in amaçlarının coğrafi ve tarihi iddialar üzerinde yükselen, yeni sömürgeci ve emperyalist emellerle dolu daha büyük bir stratejinin parçası olduğundan şüpheleniyorlar.

Çin’in Pamirlerdeki varlığı ve faaliyetleriyle ilgili bölgede 10 yıldan uzun zaman önce başlayan olumsuz yorumlar yerini, Çin’in sınır bölgesini ele geçirdiğine dair zehir zemberek söylentilere ve iddialara bıraktı. Tacikistan yönetimi Çin sınırındaki Pamir bölgesi Murgab’da bulunan Dağlık Bedahşan eyaletinden bir toprak parçası hediye ettiğinde birçok kişi Çin’in niyetleriyle ilgili en korkunç kabuslarının gerçekleştiğini düşünmüştü.

Tacikistan’ın Çin’e 1,2 milyar dolar borcu olduğu söyleniyor. Bu rakam, ülkenin 2,9 milyar dolarlık dış borcunun neredeyse yarısı. Tacikistan yönetimi, borcun bir kısmını ödeyebilmek için 2011’de, Tacikistan Pamirlerinin 1158 kilometrekaresini Çin’e veren bir anlaşma imzalamıştı. 2019’un sonlarında da aynı bölgede kâr getirme potansiyeline sahip bir gümüş madeninin haklarını Çin’e verdi. Bunların ikisi de Tacikistan’daki yeni bir Çin askeri üssünün yakınında bulunuyor. Çin’in Tacikistan’dan aldığı arazi ve kaynaklarla birlikte bu üs, Çin’in bölgedeki askeri ve güvenlik varlığında belirgin bir artışa işaret ediyor.

Rusya da durumu dikkatle izliyor ve bölgede geleneksel olarak kendisine ait olduğunu düşündüğü koruyucu ve güvenlik gücü rolüne Çin’in el uzatmasından hiç memnun değil. Aslında, Rusya’nın etkilediği veya desteklediği sosyal medya kampanyası, Pamirleri orantısız olarak etkileyen borç tuzağı kredi uygulamaları ve Çin’in bölgeye yatırımının artması karşısında Rusya’nın duyduğu hoşnutsuzluğu vurgulama stratejisinin parçası gibi görünüyor.

Çin’in gelişmeye başlayan güvenlik aygıtına ek olarak Çin kamyonları ve ticareti de bölgedeki alanlara akarak yolları dolduruyor. Ayrıca bölge genelindeki daha büyük Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Çin bölgeye trafik kameraları kurdu, hükümet binalarının onarımını ve yeniden inşasını finanse etti ve Tacikistan’da çok sayıda yol ve tünel inşa etti. Yaklaşık 65 bin kilometrekarelik bu alan neredeyse Sri Lanka büyüklüğünde ya da başka bir şekilde ifade edersek Lübnan’ın 6 katı büyüklükte ve Bedahşan’da sadece yüzde 3’ü tarıma elverişli Tacikistan/Afganistan sınırının her iki tarafında 350 bin kişilik bir nüfusa sahip. Fakat mineral potansiyeli bulunan madenler bakımından zengin olmasıyla biliniyor ve yontulmamış yarı değerli ve değerli taşlarıyla ünlü. Çinli kaynaklara göre sadece Tacikistan’ın yaklaşık 145 tane altın yatağı bulunduğu söyleniyor.

Aynı zamanda hem Tacikistan’ın Dağlık Bedahşan bölgesinde hem de Afganistan’ın komşu Bedahşan bölgesinde birçok kişi Çin’in desteğinin memnuniyetle karşılandığına dikkat çekiyor. Çin hükümeti, yerel liderlerin oğullarına burs veriyor, üsleri ve kalkınmayı finanse ediyor ve sınırın her iki tarafındaki yönetimlerden çok az karşılık talep ediyor. Çin 2015’ten beri Tacikistan ve Afganistan’da (nihayetinde kamuoyuna açıklanan) gizli üsler geliştiriyor, sınır boyunca ortak tatbikatlar yapıyor, istihbarat paylaşıyor, ortak keşif operasyonlarına katılıyor ve ülke içi ordu ve polise askeri ekipman ve güvenlik ekipmanı satıyor ya da sağlıyor.

Ruslar bütün bunları dikkatle izliyor ve iki tarafı da idare ediyorlar. Bir yandan Çin’le faal diplomasi ve ekonomik ortaklık içindeler. Aynı anda yerel varlıklarla bölgedeki bilgilendirme kampanyalarını destekleyerek özellikle Pamirlerdeki Çin mevcudiyetinin ve yeni sömürgeci emellerin olumsuz etkilerine dair mesaj yayıyorlar.

Tacikistan yönetiminin bölgede sesi daha yüksek çıkan ve iddialı Çin’e tepkisi de hem Çin’e boyun eğmeye dair isteksizliklerini hem de Rusya’yla aralarındaki ittifakı ve derin bağları yansıtıyor. Tacikistan’la Çin arasındaki ticaretin, kalkınma ve güvenlik anlaşmalarının ve ortaklıkların artmasıysa, Tacikistan yönetiminin, madencilik anlaşmaları ve bölgesel hediyeler aracılığıyla bölgede Çin etkisinin ve kontrolünün artışını kabul etmeye istekli olduğunu gösteriyor. Tacikistan hükümeti aynı zamanda kendi topraklarındaki Çin işgalini geri püskürtme retoriğiyle Rusya’nın gönlünü alıyor. Tacikistan Devlet Başkanı İmamali Rahman’ın Çin’in Tacikistan’ın kuzeydoğususu üzerindeki iddiasını kınayan son tepkisi buna örnek gösterilebilir.

Rusya’nın Rahman’a, Çin’i şu anda yaptığından daha fazla geri püskürtmesi için baskı yapması muhtemel. Bu onu biraz zor bir duruma sokacak. Ülkesindeki sayısız proje için Çin hükümetine olan ödenmemiş birçok borcun bir şekilde ödenmesi gerekiyor. Bu arada Tacikistan’ın, Rahman’ın Rus güvenlik bağışçısı Vladimir Putin’i yatıştırma konusunda uzun bir geçmişi var. Rahman stratejik amaçlarına giden yolda uzun zamandır başarıyla birçok tarafı idare ediyor. Öngörülebilir gelecek için de durum muhtemelen böyle olacak. 2012’de, daha önce söylediğimiz gibi Tacikistan Pamirlerinin kuzeydoğu kısmından bir parçayı Çinlilere vermenin yanı sıra Tacikistan’ın tarım merkezindeki araziyi kiraya vererek ülkenin borcunu denkleştirdi. Çok geçmeden Rus askeri danışmanlarının ve bölgedeki Rus mevcudiyetinin artması için bir güvenlik anlaşması imzaladı. Daha sonra Çinlilerin ülkede bir üs inşa etmesine, çeşitli askeri tatbikatlara katılmasına ve ülkedeki varlıklarını sürdürmesine izin vererek Çinlilerle çalıştı.

Bütün bunlar aynı anda kalkınma ve güvenlik/askeri alanlarında çeşitli ortaklıklarda hem ABD’yle hem Avrupa Birliği’yle birlikte çalışırken gerçekleşiyordu.

Şu anda Çin, Tacikistan’da kalkınma finansmanlığı, ekonomik yatırım, güvenlik varlığı ve ortaklık konularında Rusya, ABD ve AB’yi geride bırakıyor. Yakın gelecekte değişecek olan şey Rusya-Çin ilişkileri ve birbirlerinin nüfuzunu sarsmak veya itibarsızlaştırmak için kullanacakları taktik ve mesajlar.

Bunun nasıl son bulacağı ve Çin’le Rusya’nın bölgede ABD ve AB’ye karşı koymak için ortak mı olacağı yoksa birbirleriyle yarışmaya mı başlayacağı, bir süre için bölgedeki olayların gidişatını belirleyecek ve Çin’in niyetleriyle ilgili sorulara biraz ışık tutacak.

Suzanne Levi-Sanchez

Yorumlar