Şimdi yükleniyor

Nusret Akyıldız: Netenyahu giderayak saçmalıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’la yapılacak olası bir anlaşmanın yalnızca nükleer faaliyetleri sınırlamakla kalmaması, aynı zamanda İran’ın askeri ve bölgesel kapasitesini de ortadan kaldıracak kapsamda olması gerektiğini söyledi. Buna göre anlaşma; zenginleştirilmiş uranyum stoklarının tamamen yok edilmesini, zenginleştirme altyapısının sökülmesini, balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve İran’ın bölgedeki silahlı ağlarının dağıtılmasını içermeli.

Netanyahu, İran’ın güvenilir bir aktör olmadığını savunarak, “Bu mesele yalnızca İsrail’in değil, ABD’nin, bölgenin ve dünyanın güvenliğini ilgilendiriyor” dedi. İlk şart olarak İran’daki tüm zenginleştirilmiş uranyumun ortadan kaldırılmasını, ikinci şart olarak da zenginleştirme faaliyetini mümkün kılan tüm tesis ve ekipmanın tamamen kaldırılmasını gösterdi. Üçüncü şartın ise füze programı olduğunu belirterek İran’ın uluslararası füze menzili sınırlamalarına uymadığını ileri sürdü. Son şartın da İran’ın kurduğu “direniş ekseni” yapısının dağıtılması olduğunu ifade etti.

Netanyahu ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a anlaşma için bir şans daha vermek istediğini, Washington’un güç gösterisi ile diplomasi yolunu birlikte denediğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Washington’un öncelikle müzakerelere odaklandığını ancak sonuç alınamazsa hukuki çerçevede farklı seçeneklerin de değerlendirileceğini belirtti. İran’la anlaşmanın zor olduğunu ifade eden Rubio, gerekirse askeri seçenek konusunda Kongre’nin bilgilendirileceğini söyledi. ABD’nin bölgeye asker sevk etmesinin de İsrail’e yönelik tehdit algısıyla bağlantılı olduğunu vurguladı.

İran tarafı ise anlaşmanın karşılıklı ekonomik fayda üretmesi gerektiğini savunuyor. İran Dışişleri Bakanlığı Ekonomik Diplomasi yetkilisi Hamid Ghanbari, enerji, madencilik ve havacılık gibi alanlarda ortak çıkarların müzakerelerin parçası olduğunu belirtti. Tahran’a göre kalıcı bir anlaşma için ABD’nin de ekonomik kazanç elde etmesi önemli.

Buna karşılık İranlı yetkililer, uranyum zenginleştirme faaliyetini tamamen durdurmanın müzakere konusu olmadığını vurguluyor. Parlamento yetkilileri görüşmelerin yalnızca nükleer dosyayla sınırlı kalacağını, uranyum stoklarının ülke dışına çıkarılmayacağını açıkladı.

İran Genelkurmay Başkanı Abdülrahim Musavi ise Washington’u uyararak, olası bir savaşın ABD için ağır sonuçlar doğuracağını söyledi.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht-Revançi de yaptırımlar kaldırılırsa Tahran’ın uzlaşmaya hazır olabileceğini belirtti. Ancak füze programının görüşülmeyeceğini tekrarladı ve “Top artık Amerika’nın sahasında” dedi.

ABD ile İran arasındaki görüşmelerin Cenevre’de devam etmesi bekleniyor. ABD heyetinde Steven Witkoff ve Jared Kushner yer alacak. Amerikalı yetkililere göre nihai hedef İran’ın nükleer silah elde edememesi; ancak Washington ile Tel Aviv bu hedefe ulaşma yöntemi konusunda tam olarak aynı görüşte değil. Netanyahu anlaşmanın işe yaramayacağını düşünürken Trump bir uzlaşmanın mümkün olabileceğine inanıyor.

Trump, müzakerelerin hızlı sonuçlanması gerektiğini belirterek anlaşma olmazsa bunun İran için “çok ağır sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Yorum gönder