Tahran Waşington Telaviv denklemi
ABD merkezli haber sitesi Axios’un aktardığına göre, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, çarşamba günü Beyaz Saray’da yaptıkları görüşmede Washington’un İran’ın Çin’e petrol ihracatını azaltmaya yönelik adımlar atması gerektiği konusunda mutabakata vardı. Aynı süreçte bir İranlı diplomat da nükleer anlaşma müzakerelerine açık olduklarını belirtti.
Üst düzey bir ABD’li yetkili, “İran’a özellikle Çin’e petrol satışı konusunda azami baskı uygulamak için elimizden geleni yapma konusunda anlaştık” ifadelerini kullandı.
Çin, İran’ın petrol ihracatının yüzde 80’den fazlasını satın alıyor. Bu ticaretin azalması, İran’ın petrol gelirlerinde ciddi düşüş anlamına gelecek.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht-Revançi, BBC’ye verdiği röportajda, ABD yaptırımların kaldırılmasını görüşmeye hazır olursa İran’ın da nükleer anlaşma kapsamında tavizleri değerlendirebileceğini söyledi. Ancak Tahran, nükleer programına yönelik sınırlamaları müzakere edebileceğini fakat balistik füze programı gibi diğer başlıkların bu sürece dahil edilmeyeceğini defalarca vurguluyor.
İsviçreli yetkililer, ABD ile İran arasında yeni müzakere turunun gelecek hafta Cenevre’de yapılacağını açıkladı. Taht-Revançi de ikinci tur görüşmelerin salı günü gerçekleşeceğini doğrulayarak, “İlk temaslar olumlu geçti, fakat sonuç değerlendirmek için henüz erken” dedi.
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, Tahran’ın tüm mali yaptırımların kaldırılması karşılığında yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum oranını düşürmeyi kabul edebileceğini açıkladı. Bununla birlikte İran, uranyum zenginleştirmeyi tamamen durdurma fikrine karşı çıkmaya devam ediyor. Washington bu faaliyetin nükleer silaha giden yolu açtığını savunurken, Tahran nükleer silah geliştirmediğini belirtiyor.
Geçtiğimiz hafta ABD ve İranlı diplomatlar Umman aracılığıyla görüşmeler gerçekleştirdi. Bu temaslar, Trump yönetiminin bölgede askeri varlığını artırdığı ve olası operasyon hazırlıkları yaptığı bir dönemde diplomasiyi canlandırma girişimi olarak değerlendiriliyor.
Trump’ın İran’da “rejim değişikliği” ihtimalinin “en iyi seçenek olabileceğini” söylemesi ise Cenevre’deki ikinci tur görüşmeler öncesinde gerilimi yükseltti.
Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın Tahran’la anlaşma istediğini ancak bunun “son derece zor” olduğunu ifade etti. Rubio ayrıca, İran’ın dini lideri Ali Hamaney isterse kendisiyle görüşmenin mümkün olabileceğini söyledi.
Diplomatik girişimler askeri hazırlıklarla paralel ilerliyor. Önümüzdeki haftalarda USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Orta Doğu’ya ulaşması bekleniyor. Bu gelişme, Washington’un “baskı altında müzakere” stratejisini güçlendirdiği şeklinde yorumlanıyor.


Yorum gönder