KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Türkiye
  4. »
  5. Cihat Arpacık: Türkiye ile İran arasındaki rekabet Irak’ta sertleşiyor mu

Cihat Arpacık: Türkiye ile İran arasındaki rekabet Irak’ta sertleşiyor mu

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 9 dk okuma süresi
17 0

Haşdi Şabi çatısı altındaki Iraklı milis örgütlerden Nuceba Hareketi, Twitter’dan yayınladığı bir videoyla Türkiye’yi tehdit etti.
Irak’taki çok sayıda İran destekli milis örgütten biri olan Nuceba Hareketi, söz konusu videoda Türkçe olarak şu ifadeleri kullandı:
“Bir anlığına gözlerini kapat ve düşün. Şu hayallerin gerçekleştiğini hisset! Hakkari, Şırnak, Van ya da Diyarbakır sokaklarında yabancı askeri güç… Ne hissediyorsunuz? Öfke… Kesinlikle öyle. Irak halkının bugünlerde Türkiye ordusu için hissettiği duygular aynı bunlar. Türkiye halkının iradesi dışında gerçekleşen bir çaba, sahte iddialar ve özellikle totaliter bir hükümdarın hırsları nedeniyle başka bir ülkeye giren ordunuz.”
“Komşu ülkelerle sıfır sorun politikası mı yoksa yayılma stratejisi mi? Hangisini tercih edersiniz? AKP, Irak’ta askeri operasyon yapmak için Türkiye halkının iznini aldı mı? Meşru Suriye hükümeti, Erdoğan hükümetinden İdlib’de bulunmasını istedi mi? Neden size bir düşmanlığı olmayan Suriye’de onlarca Türk askerinin kanı dökülsün ki? Libya’da Müslüman halkın birbirini öldürmeye yeltenmesinin İstanbul veya Konya’da bir Türk vatandaşı için faydası ne olabilir ki? Bu sorular Türk vatandaşlarının kesinlikle defalarca kendilerine yönelttikleri sorulardır. Türkiye, Irak’ta Irak halkı tarafından işgalci güç olarak görülüyor. Biz, Nuceba İslami Direniş Hareketi olarak Türk ordusundaki Müslüman kardeşlerimiz ve komşularımızla çatışmayı hiç istemiyoruz ama işgal, ihlal ve saldırılarla sizin yöneticileriniz durumu savaşa doğru götürüyor.”
“Türkiye, ticari mallarının büyük bir kısmını Irak’a ihraç ediyor. Irak’ta Türk mallarının yasaklanmasını veya ekonomik bağların kopmasıyla ekonominizin zarar göreceğini düşünüyor musunuz? En azından Erdoğan’ın ekonominizi zayıflatmanıza izin vermeyiniz. Erdoğan’ın iç sorunlardan kaçması için komşu ülkelerde varlık göstermesi ve Suriye’de, Irak’ta çatışma çıkarılmasında ısrarı ülke için yavaş yavaş gerginlik yaratasına neden olabilir. Elbette henüz bunun önü alınabilir. Osmanlı İmparatorluğu sona ermiştir. Sınırlara saygı, sonuçsuz savaşları önlemenin tek yoludur. Kuzey Irak’ta ulusal güvenliğin korunması, bombalamayla ya da kara ve hava saldırısıyla gerçekleşmez. Kürdistan bölgesinde militanlar ve teröristlerle baş etmenin tek yolu Ankara ve Bağdat arasında işbirliği ve anlaşmadır. Biz halk direnişi hareketi olarak siz Türkiye vatandaşlarıyla, medyasıyla ve partileriyle doğrudan konuşuyoruz. Çok geç olmadan Erdoğan hükümetini durdurunuz. Sizin çocuklarınız için sömürgeci Amerika tabutlarının tecrübesinin tekrarlanmasına izin vermeyiniz. Çatışmanın, ülkenizin içine taşınmasını gerçekten istemiyoruz.”

Şii milislerin çatı yapılanması Haşdi Şabi, 2014’te fetvayla kuruldu

Haşdi Şabi, IŞİD’in, Musul’u işgal etmesinin ardından Irak Şiilerinin lideri Ali Sistani’nin fetvasıyla, 2014 yılında kuruldu.
Çok sayıda milis örgütün bir araya gelerek kurduğu Haşdi Şabi çatısı altında 150 bine yakın militan olduğu değerlendiriliyor.
Haşdi Şabi’nin bütün stratejisinin, İran Devrim Muhafızları’nın dış operasyon birimi olan Kudüs Gücü tarafından belirlendiği uluslararası stratejistlerin birçoğunun üzerinde ittifak ettiği bir düşünce.
ABD tarafından 3 Ocak 2020’de Bağdat’ta öldürülen Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, Haşdi abinin gölge lideriydi.
Nuceba: Hem Irak’ta hem Suriye’de savaşıyor, İran’ın Kudüs Gücü’nün felsefesini benimsiyor
Haşdi Şabi bileşenlerinden Nuceba Hareketi’nin kurucusu Ekrem Abbas el Kaibi, yine İran destekli bir örgüt olan Asaib Ehl’il Hak’tan ayrıldı.

Her iki örgüt de ABD’nin terör listesinde bulunuyor.

Lübnan Hizbullahı ile de derin ilişkilere sahip Nuceba Hareketi, Suriye’de Esad rejimi saflarında muhaliflere karşı savaşıyor.
İran’ın Kudüs Gücü’nün kuruluş felsefesi, savaşı İran sınırları dışında karşılamak ve bölgeyi yakan ateşin İran sınırlarına taşmasını engellemek üzerineydi.
Söz konusu videoda bu felsefenin tonlarını belirgin. Özellikle Türkiye şehirlerinden görüntüler kullanılması ve “Çatışmanın, ülkenizin içine taşınmasını gerçekten istemiyoruz” ifadeleri dikkat çekici.
“Milislerin tehditleri Gara operasyonun ardından arttı”

Mehmet Alaca, özellikle Ortadoğu’daki askeri hareketlenmeleri ve İran destekli Şii milis örgütleri çok yakından takip eden bir araştırmacı.

Türkiye’ye yönelik tehdidin sahibi Nuceba Hareketi’nin, Irak’ta İran’a yakın en sert ve Türkiye karşıtı örgütlerden biri olduğunu vurgulayan Alaca, bu tehdidin dozunun TSK’nın Gara operasyonunun ardından arttığını, ardından Başika’daki TSK mensuplarına saldırı yapıldığını hatırlattı.

“Irak’taki örgütler İran’dan bağımsız hareket etmiyor”

Yayınlanan son videoyla tehdit dozunun arttığını aktaran Alaca, “Irak’taki milis örgütler İran’dan bağımsız hareket etmiyorlar. Bütün bunlar İran’ın Irak’taki Türkiye tehdit algısıyla ilişkili” dedi.

“Türkiye’nin Irak’taki harekatlarının derinliği arttıkça ve Sincar’a yönelik harekat ihtimali arttıkça Şii milislerin tehditlerinin dozu da artıyor” diyen Alaca, “Yani İran, Şii milis örgütler aracılığıyla Türkiye’ye ‘Açılacak alan maksimum bu kadar’ mesajı veriyor. Örneğin şimdiye kadar Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’nun açılması gerekiyordu ama bu tehditler nedeniyle resmi olarak açılamadı. IŞİD’in Musul’da yenilgiye uğratılmasının ardından şehir Nuceba Hareketi benzeri grupların korkunç derecede etkisi altına girdi. Ama Türkiye’nin de Musul’da hem tarihsel anlamda iddiaları vardı hem de IŞİD öncesi ciddi anlamda ekonomik yatırımları bulunuyordu ama bugün Türkiye, Musul’daki etkinliğini önemli ölçüde yitirdi” diye konuştu.

“Türkiye ile İran rekabetinin Irak’ta karşılığı olacak”

İran’ın Bağdat Büyükelçisi’nin Türkiye’nin Irak’taki mevcudiyetini eleştirdiğini ve Türkiye’yi Irak’ın egemenliğini ihlal etmekle itham ettiğini hatırlatan Alaca, “Bu da milislerin söylemlerinin İran’ın söylemlerine ne kadar paralel olduğunu gösteren bir durum. Bu durumun Suriye ile de bir ilişkisi var. Özellikle Nuceba’nın Suriye’deki aktivasyonu dikkate alındığında böyle bir değerlendirme yapmak güç değil. Son dönemde İran ile Türkiye’nin rekabet alanları da derinleşmeye başladı. Azerbaycan’a kadar genişledi. Türkiye ile İran arasındaki rekabet hali bence Irak’ta çok daha sert karşılık bulacak” değerlendirmesinde bulundu.

“Haşdi Şabi ile PKK iç içe”

Türkiye’nin Irak’taki operasyon alanını genişledikçe ve Sincar’a bir operasyon yaklaştıkça Şii milislerin Türkiye karşıtı söylemlerinin daha da sertleşeceğini vurgulayan Alaca, “Bugüne kadar Şii milisler, ABD ve yabancı güçlerin ülkeden çıkarılması noktasında bir propaganda süreci içerisindeydi. Buna son birkaç aydır Türkiye’yi de dahil ettiler” ifadelerini kullandı.

Şii milislerin Türkiye karşıtlığında eylem düzeyine geçtiğini de belirten Alaca, şunları kaydetti:

“Başika saldırısının ardından eylemselliğin daha da artacağı ortaya çıktı. O perde çoktan aralandı. Son tehdidin Türkçe bir videoyla ortaya konulması kritik bir gelişme olabilir. Türkiye, Sincar hattında PKK’yla Haşdi Şabi’yi ayrıştırma çabası içinde ama Sincar’da çok iç içeler. Üslendikleri yerler bile iç içe. Sincar ve Musul konusunda Türkiye’nin söylemsel düzeyde de eylemsel düzeyde de her adımı Şii milislerin daha da tepkisini çekecek.”

Cihat Arpacık

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.