Asif Nerimanlı: Ermenistan’ın “Barış Kavşağı” ve Anayasa Oyunu
Münih Analizi: Ermenistan’ın “Barış Kavşağı” ve Anayasa Oyunu
Münih Güvenlik Konferansı kapsamında düzenlenen “Açık Koridor Politikası? Trans-Hazar İşbirliğinin Derinleştirilmesi” konulu panel tartışmaları sırasında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e soru soran Stepan Safaryan, Nikol Paşinyan’ın destekçilerinden biridir. 2018’den sonra siyasi faaliyetlerini artıran Safaryan, esasen Paşinyan hükümetinin çizgisine uygun çıkışlarıyla tanınıyor.
Safaryan’ı Münih’e gönderenin ve Aliyev’e sorulan soruları hazırlayanın Ermenistan hükümeti olması muhtemeldir; soruların mahiyeti de bunu doğrular niteliktedir. Ermeni uzman, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’na iki mesele hakkında soru sormaktan ziyade birer görüş dikte etmeye çalışmıştır:
1. Anayasa Meselesi: Ermenistan’ın mevcut anayasasının nihai barış anlaşmasının imzalanmasına engel teşkil etmediğini savunuyor. Safaryan, Azerbaycan’ı rahatsız eden “Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi”nin artık yürürlükte olmadığını ve bu konuda Anayasa Mahkemesi kararı bulunduğunu iddia ediyor.
2. “Barış Kavşağı” Projesi: Ermenistan’ın “Barış Kavşağı” projesini önemli bir girişim olarak sunuyor. ABD’nin her iki yönetiminin de (Biden desteklemiş olsa da Trump yönetiminin yaklaşımı farklı olmuştur) desteklediğini iddia ettiği bu projenin; İpek Yolu, Trans-Hazar ve “Kuşak ve Yol” gibi tüm girişimleri koordine ettiğini ileri sürüyor.
Her iki konu da resmi Erivan’ın “mutfağında” hazırlanmıştır:
• Ermenistan yönetimi, seçimlere kadar nihai barış anlaşmasını imzalamak istiyor ve Bakü’nün itirazına neden olan bağımsızlık bildirgesinin (mevcut anayasanın bir parçası olarak) anlaşmaya engel olmadığını iddia ediyor. Paşinyan da seçimden önce anlaşmanın imzalanması hedefinin hükümetin gündeminde olduğunu belirtmişti.
• “Barış Kavşağı” projesini bölgesel ulaşım hatlarının açılmasında ana proje olarak kabul ettirmeye çalışan Erivan’ın iki temel hedefi var:
• a) Zengezur koridoru üzerinde bu proje aracılığıyla daha fazla kontrol sahibi olabilmek ve “egemenlik prensibi”ni güçlendirmek.
• b) Güney Kafkasya’nın tüm ulaşım ağını Ermenistan üzerinde birleştirerek bölgenin ana transit merkezi haline gelmek.
Biden yönetimi, bölgesel iletişimin açılmasında Paşinyan’ın “Barış Kavşağı” girişimini destekleyerek “yanlış ata oynamış” ve kaybeden taraf olmuştur. Trump ise Biden’ın hatasını tekrarlamadığı için bölgede kazanan taraf konumuna geldi. TRIPP projesi de Bakü’nün talepleri kabul edildiği için hayata geçti. Paşinyan TRIPP’i kabul etse de, tüm ulaşım hatlarını “Barış Kavşağı”nda birleştirme niyetinden vazgeçmiş değil ve bu projeyi çeşitli platformlarda zaman zaman gündeme getiriyor.
Safaryan’ın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e yönelttiği soru/görüş de Münih’te dikkatleri “Barış Kavşağı”na ve Ermenistan’daki parlamento seçimlerine kadar barış anlaşmasının imzalanmasına çekmek üzere hesaplanmıştı. Resmi Erivan, bu yolla uluslararası kamuoyunu kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye çalışıyor.
Bu bağlamda, Ermeni temsilcinin sorusunun provokasyon amaçlı olduğu açıkça görülmektedir. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in cevabı da Ermenistan yönetiminin bu niyetine karşılık verecek nitelikteydi.
Cumhurbaşkanı, “Anayasa Mahkemesi kararı anayasanın üstünde tutulamaz” diyerek Ermenistan yönetiminin iddialarının hukuki açıdan asılsız olduğunu gösterdi ve mevcut anayasa değişmeden barış anlaşmasının imzalanmayacağı mesajını bir kez daha yineledi. “Barış Kavşağı” ile ilgili söylediği; “Başkan Trump göreve döndükten sonra TRIPP projesini ileri sürdü, daha sonra Biden gibi bir başkan gelirse o sizin yol kavşağınızı yeniden gündeme getirecektir” sözleri ise ince bir diplomasi örneği olarak değerlendirilebilir.
Aliyev bu sözlerle “Barış Kavşağı”nın aslında “Biden’ın projesi” olduğunu işaret ediyor: Bu yolla hem ABD yönetimine Ermenistan’ın girişiminin sorunlu olduğunu iletiyor hem de Trump’a “Paşinyan TRIPP’i kabul etse de hala Biden’ın desteklediği projeyi hayal ediyor” mesajını vererek “Barış Kavşağı”na gelebilecek olası destekleri saf dışı bırakıyor.



Yorum gönder