AZƏRBAYCANDA KRIMI RUSİYA ƏRAZİSİ KİMİ GÖSTƏRƏN MALLAR SATILIR

Yunanistan’ın Eastmed blöfü(!) ve Türk Akımı

Nikola Paşinyanın “Mənim addımım” bloku galib gəldi

NİKOL PAŞİNYAN QARABAĞ KLANINI SİYASİ SĞHNƏDƏN UZAQLAŞDIRACAQ

ALMAN İSLAMI, ALMANCA İSLAM VE ALMANCA İSLAM İLAHİYATI KÜRSÜSÜ

Gündem 5 Aralık 2018
89

Yaklaşık bir hafta önce Berlin’de 4. yapılan Alman İslam Konferansı (DIK), bizim için çok önemli bazı konuların hatırlanmasına sebep oldu. Ama bu konferanslarla amaçlananın ne olduğu konusunda pek fazla bir şey söylenmedi. Şunu bilmemiz gerekir ki, Almanya’nın esas hedefi, entegrasyon adıyla eritmek ve iki milyondan fazla Müslüman Türk’ü ve bir o kadar da başka milletlerden Müslümanı, “Alman dilli Müslüman” yapmaktır. Amaç, bilhassa Türkleri, bir an önce, Almanca din dersleri üzerinden bir Alman İslam’ına hazırlamaktır. Tıpkı Çin’in, Çin dilli, Rusya’nın Rus dilli bir Müslümandan başka bir Müslüman istememesi gibi, Almanya da Alman İslam’ı hedefine adım adım varmak istiyor. Almanya yüksekokullarında Almanca İslam ilahiyatı kürsülerinin kurulması ve hatta buralara Türkiye’den bile hocaların gitmesi bunun bir başka adımıdır. Biz Türkiye’deki İlahiyatlarda “Uluslararası İlahiyat” adıyla Almanya ve Avrupa’nın diğer ülkelerinden getirdiğimiz öğrencilere Türkçe temelli İlahiyat eğitimi verirken Almanya, tam zıddını istiyor. Bu konuda yeterli çalışmaları yapamaz isek, Almanya’daki Türkleri yakında, Alman Müslümanı olarak tanımlamaya başlayabiliriz.
Türkçe, Almanya’daki Türklerin hem milli hem de dini kimliklerini koruyan bir kalkandır. Tersinde de doğrudur: Din dili, milli ve manevi kimliğin koruyucusudur. Buradaki Türklerin milli ve İslami genetiği ile oynanması karşısında yeni tedbirler geliştirilmelidir. Bu çerçevede ülkemizde yavaş yavaş artırılmaya çalışılan %100 Arapça ve %100 İngilizce ilahiyat projelerine de kısa sürede el atılmalı ve bunlar bir an önce bitirilmelidir. İngilizce tıp eğitiminde bile durum ortadayken bu tarz ilahiyatların kurulması, aynı sömürge mantığıyla düşünüldüğünden, pek hayra alamet değildir.
Prof Dr İbrahim Maraş

Yorumlar