Aliyev–Yuşçenko görüşmesi: Bakü, Ukrayna konusunda Moskova’ya yeni bir mesaj mı veriyor?

Tatil sezonunda haber akışının genellikle yavaşladığı bir dönemde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in resmi internet sitesinde 17 Ağustos’ta dikkat çekici bir görüşme yer aldı. Aliyev, eski Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko ile bir araya geldi.

[Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı’nın görüşmeye ilişkin açıklaması](https://president.az/ru/articles/view/73292?utm_source=chatgpt.com) görüşmenin içeriğine ilişkin fazla ayrıntı vermedi. Ancak iki tarafın yalnızca geçmiş ilişkileri değerlendirmediği, “gelecekteki ilişkilerin perspektifleri hakkında görüş alışverişinde bulunduğu”*özellikle belirtildi.

Yuşçenko ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada görüşmeyi “son derece sıcak ve anlamlı” olarak nitelendirdi. Aliyev’le olan kişisel dostluğuna vurgu yapan Yuşçenko, 2008 yılında iki ülke arasında stratejik ortaklık anlaşmasının oluşturulması için birlikte çalıştıkları dönemi de hatırlattı.

Yuşçenko, 17 Ağustos’taki görüşmede ülkelerinin bugünü ve geleceği, ikili iş birliğinin geliştirilmesi ve ekiplerin üzerinde çalışacağı bazı somut projelerin ele alındığını belirtti.

Burada dikkat çekici olan yalnızca görüşmenin kendisi değil, Azerbaycan devlet kontrolündeki medyanın bu görüşmeye verdiği önemdir. Eski bir devlet başkanının ziyareti için Bakü medyasında oluşan görünürlük, görüşmenin sıradan bir nezaket ziyareti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini düşündürüyor.

Yuşçenko neden önemli?

Viktor Yuşçenko, 2005-2010 yılları arasında Ukrayna’nın üçüncü cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. Rusya’nın güvenlik servislerine atfedilen zehirlenme girişiminden sağ kurtulması ve 2004-2005 dönemindeki Turuncu Devrim’in liderlerinden biri olması, onu Ukrayna-Rusya ilişkilerinin en sembolik siyasi figürlerinden biri haline getirdi.

Yuşçenko’nun cumhurbaşkanlığı döneminde Ukrayna’nın Batı ile bütünleşme arayışı güçlenirken, Moskova ile ilişkiler ciddi biçimde gerildi.

Bu nedenle Aliyev’in Yuşçenko ile bugün yeniden görünür bir siyasi temas kurması, görüşmenin yalnızca iki eski dostun buluşması olarak değerlendirilmesini zorlaştırıyor.

Özellikle de Azerbaycan’ın son dönemde Ukrayna konusunda Moskova’ya kıyasla daha dengeli ve Kiev’e daha açık bir yaklaşım sergilemeye başlaması dikkate alındığında…

Aliyev’in Ukrayna politikasında değişim

Aliyev’in Ukrayna’ya yönelik yaklaşımının son yaklaşık bir buçuk yılda belirgin biçimde değiştiği görülüyor.

Bakü daha önce Ukrayna savaşında mümkün olduğunca mesafeli bir pozisyon korurken, son dönemde Kiev’le siyasi ve ekonomik temaslarını artırmaya başladı.

Bu değişim aynı zamanda **Azerbaycan-Rusya ilişkilerinde yaşanan gerilimle** paralel ilerledi.

Özellikle Azerbaycan’a ait yolcu uçağının Rus hava savunma sistemleri tarafından düşürülmesi ve Moskova’nın olayın sorumluluğunu üstlenmekte gecikmesi, Bakü-Moskova ilişkilerinde ciddi bir kırılmaya yol açtı.

İki ülke arasındaki ilişkiler daha sonra belirli ölçüde toparlanmış olsa da gerilim tamamen ortadan kalkmış değil.

Nitekim Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın 18 Ağustos’ta Rusya’nın Bakü Büyükelçisi’ni çağırarak Rus devlet kontrolündeki medyanın Azerbaycan ve Azerbaycan halkına yönelik yayınlarından duyduğu rahatsızlığı iletmesi, Moskova-Bakü ilişkilerindeki sorunların hâlâ devam ettiğini gösteriyor.

Enerji ve İHA teknolojisi: Yeni iş birliğinin iki ayağı

Azerbaycan-Ukrayna ilişkilerinin geleceğinde özellikle enerji ve insansız hava araçları teknolojisinin önemli başlıklar olması beklenebilir.

Ağustos ayının başında Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov’un Kiev’i ziyaret ederek ticari görüşmeler gerçekleştirmesi de bu açıdan dikkat çekiciydi.

Ukrayna tarafı görüşmelerin amaçlarından birinin bölgenin enerji güvenliğini güçlendirmek olduğunu açıkladı.

İkili ticaret hacminin de 2025 yılında yaklaşık 600 milyon dolara ulaştığı belirtiliyor.

Ancak burada enerji başlığının yalnızca ekonomik bir konu olarak değerlendirilmemesi gerekir. Azerbaycan’ın enerji kaynakları ve ulaştırma altyapısı, Ukrayna’nın Rusya’ya bağımlılığını azaltmaya yönelik daha geniş Avrupa stratejisiyle de örtüşüyor.

Asıl mesele Moskova’ya verilen mesaj olabilir

Bu görüşmenin en önemli tarafı belki de Bakü’nün Kiev’le ilişkisinin kendisinden çok, Moskova’nın bunu nasıl okuyacağıdır.

Aliyev aynı anda üç farklı dosyayı yönetmeye çalışıyor:

Birincisi: Rusya ile ilişkileri tamamen koparmamak.

İkincisi: Ukrayna ile ilişkileri güçlendirmek.

Üçüncüsü: Azerbaycan’ın ABD, Avrupa ve Türkiye merkezli yeni jeopolitik ve ekonomik ağlardaki ağırlığını artırmak.

Dolayısıyla Bakü’nün politikası basitçe “Rusya’dan uzaklaşıp Ukrayna’ya yaklaşmak” şeklinde okunmamalı.

Daha doğru ifade, Azerbaycan’ın Rusya’ya bağımlılığını azaltırken aynı anda birden fazla jeopolitik merkeze açılma stratejisi izlediğidir.

Yuşçenko’nun Bakü’ye gelişi de bu çerçevede sembolik önem taşıyor.

Çünkü Yuşçenko, Rusya’nın Ukrayna üzerindeki etkisine karşı çıkmış ve Ukrayna’nın Batı’ya yönelmesinin en önemli siyasi sembollerinden biri olmuş bir isimdir. Aliyev’in bugün onunla görüşmesi, özellikle Moskova ile ilişkilerin hâlâ hassas olduğu bir dönemde, Azerbaycan’ın Ukrayna dosyasını artık daha açık biçimde kendi dış politika alanının içine aldığını gösterebilir.

Daha geniş jeopolitik denklem

Burada son dönemde üzerinde durduğumuz diğer gelişmelerle de bir bağlantı kurulabilir:

İran’a yönelik Amerikan ekonomik baskısı + Orta Koridor + Güney Kafkasya’daki yeni ulaşım mimarisi + Azerbaycan-Ukrayna enerji ilişkileri + Bakü-Moskova gerilimi aynı anda ilerleyen süreçlerdir.

Bu nedenle Aliyev-Yuşçenko görüşmesini tek başına değerlendirmek yerine, Azerbaycan’ın Rusya merkezli eski güvenlik ve ulaştırma denkleminden tamamen kopmadan, Batı-Ukrayna-Türkiye-Orta Koridor eksenindeki alternatif ağları güçlendirme arayışının bir parçası olarak okumak daha anlamlı görünüyor.

Burada kesin bir sonuç çıkarmak için erken; ancak görüşmenin zamanlaması, Yuşçenko’nun siyasi profili ve Azerbaycan medyasının toplantıya verdiği görünürlük birlikte değerlendirildiğinde, Bakü’nün Moskova’ya “tek seçeneğim Rusya değil” mesajını daha açık biçimde vermeye başladığı yorumu yapılabilir.

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.