Washington artık Gürcistan’a eski reflekslerle bakmıyor.
Bir dönem ABD’nin Kafkasya’daki en önemli “demokrasi vitrini” olarak görülen Gürcistan’da bugün çok farklı bir tablo oluşuyor. İlginç olan ise kırılmanın sadece iktidar cephesinde değil, muhalefette de hissedilmeye başlaması.
“Girchi – More Freedom” lideri Zurab Caparidze’nin sözleri bu açıdan sıradan bir açıklama değil. Çünkü Gürcü muhalefeti uzun yıllardır siyaseti “Batı bizi destekler” varsayımı üzerine kuruyordu. Şimdi ise ilk kez açık şekilde şu cümle kuruluyor:
“ABD artık demokrasi ve insan haklarına odaklanmıyor.”
Bu aslında bir hayal kırıklığının dışa vurumu.
Çünkü Gürcü muhalefeti, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Washington’dan çok daha sert bir Gürcistan politikası bekliyordu. Bidzina İvanişvili yönetimine baskı, yaptırımlar, daha açık destek, daha agresif diplomasi…
Ama beklenen olmadı.
Trump sonrası oluşan yeni Amerikan yaklaşımı, Kafkasya’yı öncelik listesinin alt sıralarına itti. ABD’nin dikkatinin Çin, Orta Doğu ve Ukrayna eksenine kayması Gürcistan’da büyük bir boşluk oluşturdu.
Ve bu boşluğu Rusya dolduruyor.
Zaten iktidardaki “Gürcü Hayali” uzun süredir Moskova ile daha kontrollü, daha çatışmasız bir çizgi izliyor. Batı’dan gelen eleştirilere rağmen Rusya’yla köprüleri tamamen atmayan bir siyaset yürütüyorlar. Avrupa Birliği ile ilişkiler gerilirken, Tiflis yönetimi güvenlik refleksini giderek daha pragmatik kuruyor.
Fakat asıl dikkat çekici gelişme başka:
Muhalefet de artık Batı’nın Gürcistan için savaşmayacağını anlamaya başladı.
Caparidze’nin açıklamalarındaki alaycı ton bunu gösteriyor. “Trump Tower mı yapacaklar?” çıkışı aslında şu mesajı içeriyor:
“ABD’nin burada anlatıldığı kadar büyük bir stratejik ajandası yok.”
Bu, Gürcü muhalefetinin psikolojik olarak Washington merkezli siyasetten uzaklaşmaya başladığının işareti.
Bir zamanlar Gürcistan’da iktidar-muhalefet kavgası “Rusya mı Batı mı?” eksenindeydi.
Şimdi ise yeni soru şu:
“Batı gerçekten hâlâ burada mı?”
Çünkü bugün tablo net:
• İktidar Rusya’yla köprüleri atmıyor.
• Muhalefet ABD’den umudu azaltıyor.
• Avrupa Birliği Gürcistan üzerindeki etkisini kaybediyor.
• Washington ise bölgeyi düşük öncelikli dosya olarak görüyor.
Sonuç olarak Batı, yıllarca “Kafkasya’daki en sadık ortak” diye gördüğü Gürcistan’ı yavaş yavaş kaybediyor.
Ve en kritik nokta şu:
Bu kopuş artık sadece hükümetin tercihi değil.
Toplumun ve muhalefetin bir kısmında da “Batı bizi gerektiğinde yalnız bırakır” düşüncesi güçleniyor.
Kafkasya’da jeopolitik boşluk uzun süre boş kalmaz.
ABD geri çekildikçe Rusya daha görünür hale geliyor.
Çin ekonomik olarak ilerliyor.
Türkiye ise denge kuran bölgesel aktör rolünü büyütüyor.
Gürcistan artık Batı’nın kesin kalesi değil.
Belki de ilk kez bu kadar gri bir bölgede duruyor.
Agil Alesger
Azerbaycan Yeni Çağ Medya Grubu Başkanı
Agil Alesger: Washington Geri Çekiliyor, Moskova İlerliyor: Gürcü muhalefetinden “Batı Efsanesi Bitiyor” Çıkışı

