Şimdi yükleniyor

SERDAR BOZDOĞAN: BUMERANG ÇIKMAZINDA CHP’NİN ŞAŞAN ROTA PARADİGMASI, MUTLAK BUTLAN VE REEL GERÇEKLER

“Cumhuriyet Halk Partisi değişimciler dalgası arasında esen rüzgarın fısıltısında gürültüsüz bir selen uğultusu var”.

CHP’nin şaibeli kurultay süreciyle eşdeğer zamanda dünyada bir çok benzer orantı da hadiseler tezahür etti.

Bunlardan bir tanesi Arnavutluk’ta meydana gelen Bektaşilik Devleti’nin kuruluş sinyalleri. Bu süreci iyi okumak için ABD’nin Indiana University ile Alman İstihbarat Servisi BND arasında gelişen süreçlere bakmak gerekiyor. Tabi bu alanda kullanılan kişilerinde hassas bir şekilde incelenmesi önem teşkil ediyor.

Bu süreçlerin analizi ardında 2023 CHP kurultayı döneminde meydana gelen ve değişimciler adlı grubun öndergillerden Ekrem İmamoğlu’nun başını çektiği atılımla şaibe sürecinin neden, nasıl, ne için, nerde, ne zaman ve kiminle meydana geldiğini göreceğiz.

Bilhassa FETÖ/PDY Örgütü tarafından Türkiye’den kaçan, Almanya’da sığınmacı olarak barınan bir zamanlar Türkiye’de a takımı akademisyenlerin yer aldığı ve Türkiye’nin yeni dünya düzeninde stratejik konumunun geri planda kalması ve iç siyaset çatışmasının devam etmesi için gayret eden kesim olduğu açıkça görülecektir.

Tüm bu süreçler meydana gelirken Ekrem İmamoğlu’nun değişimciler dalgası ile Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu neden devirmek istediği açıkça ortaya çıkacaktır. Zaten devam eden dava süreçleri, itirafçılara, Özgür Özel’in idaresindeki CHP’ye bakılınca açıkça görülen siyasi toyluk diplomasi dilinde nadir kullanılan “casiosbella” terimi “casus belli” bariz bir şekilde ortaya çıkıyor.

Ülkemizin, milletimizin, birlik, beraberlik ile yol almasına engel olmak için yabancı gizli servislerin ağızlarının sulanmasındaki asıl gerçek dış politika ekseninde elde edilen başarının iç siyaset çatışmasıyla kırılma hedefi olduğunu unutmayın.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu döneminde CHP’de bir bütünlük, akil düşünce ve seviyeli bir siyaset vardı. Ama günümüzde Özgür Özel’in idaresindeki CHP’ye baktığımız zaman ruhsal evrede sorunlu, psikolojik olarak dirayetli olmayan, konuşmalarında durmadan bağıran ve bir sarhoş edası ile tehditkar ve bir o kadarda küstah bir üslup ile konuşan Ali Mahir Başarır’ı görünce nereden çıktı bu al takke ver külah diye bir soru meydana geliyor.

Ali Mahir Başarır Mersin önce milletvekili sonra değişimciler dalgası ile grup başkan vekili oldu. Aslında hakiki Bürütüs olarak gölgede saklanan adımlar ile ilerleyerek kendisine yeni rol arayan bir model.

Ekrem İmamoğlu’nun değişimciler dalgası ile eserek CHP kurultayında şaibe ile devrilen Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı örtülü faaliyetlerde bulunan kişiler arasında yer alan bu şahıs Özgür Özel’in toy olarak yetersiz olduğu görülen günümüzde kendisini bir sonraki evrede yine değişimciler dalgası ile genel başkan adayı gösterilmesi ve olmadığı takdirde, Özgür Özel’in toy bir şekilde CHP genel başkanı olarak devam edip hapis cezası ile organize oluşumdan içerde olan Ekrem İmamoğlu’nun temsilcisi gibi halef selef ilişkisi ile Cumhurbaşkanı adayı gösterilme arzusu ile yol aldığı günden güne iddia edilen konular arasında yer alıyor.

Hazır konu açılmışken olmayan seçimle CHP’in Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı göstermesi süreci ardından degisimciler grubunda yer alan Ali Mahir Başarır ile Özgür Özel’in arasında böyle bir pazarlık var mı bilinmez ama her dedikodu mahalle sakinlerine gerçeğe yakın bir fısıltı ile servis edildiği için oyun içinde bir oyun havasında “matruşka” sistemini bizlere gösteriyor.

Suriye’de istikrar sağlanıyor, Irak mecburi nizama uymak zorunda, ABD’nin İran saldırısına dur diyen Türkiye’nin gayreti ortada. Balkanlar üzerinden kazan kaynatmak isteyenlere “Merlin Rüzgarı” soğuk bir duş etkisi ile ayılmaya yüz tutanlara bayılma derken değişimcilerle değişik hallere giren CHP’nin tavır ve tutumu abesle iştigal bir durumdur.

İstanbul’da meydana gelen yolsuzluk, usulsüzlük Başkent sınırlarına doğru derin bir bilinmezlik üzerinden ilerlerken yeni mini partilerden bazılarının neden iktidar olgusuna, hükümet politikalarına çok sinsi ve sanki kırk yıllık parti gibi saldırması daha çiçeği burnunda bez bebek misali gezerken pehlivan edasında piyasaya çıkması Henry Kissinger’in “Marifetname” ürünlerine yön veren kokpitin eski uşaklarına kadar dayanan kederli bir süreçte Ekrem İmamoğlu’nun neden sevildiği, arzulandığı gerçeğini ortaya koyuyor.

CHP’nin 2023 şaibeli kurultay süreci aslında Türkiye’nin daha önce az rastlanan bir durum olarak Milli İstihbarat Akademisi, Polis Akademisinde doktora tezi olarak ele alınması önem teşkil ediyor.

Ekrem İmamoğlu’nun CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanı olmasında meydana gelen olaylar, etkenler, reklam çalışmasında nihai planlama süreçlerine yön verenler, yabancı misyon temsilcilikleri ile yenen yemekler hepsi çok hassas bir şekilde ele alınmalıdır.

Özgür Özel’in grup başkan vekili olduğu ve 6 Şubat 2023 depremi ardından Hatay Samandağ belediye başkanı Mustafa tarafından yediği fırça henüz akıllarda dururken Ekrem İmamoğlu’nun yönetebilecek olduğu için Özgür Özel’in iddia edilen ve deliller sunulan şaibeli kurultay süreciyle genel başkan yapıldığı ve yerini Ali Mahir Başarır’a yine öndergillerin uygun gördüğü dile gelen bir konudur.

Özgür Özel’in genel başkan olup halka hitap ederken kalesine gol yiyen şımarık bir kaleci gibi kavga çıkarmak için Türkiye’nin Dışişleri Bakanına şımarık bir halle “Tiktokcu” demesi akıllarda durgunluk veriyor. Ayrıca TSK tarafından geçmiş yıllarda kadrosuzluk nedeniyle emekli edilen birisinin genel başkan yardımcısı olmasını siyasete kim dahil etti? Hedefi nedir? sorusu doayen CHP seçmenin hala aklında bir soru işareti olarak duruyor. Zaten işe yarasa, memlekete faydası olsa TSK erken emekli etmez.

Özgür Özel’in ülke siyasetini unutup her hafta Ekrem İmamoğlu’nu ziyareti ve ardından toplumu kışkırtmak için miting yapması abesle iştigal bir durumdur.

Ekrem İmamoğlu’nun öndergilliğinde Özgür Özel’in CHP genel başkanı yapılması, Ali Mahir Başarır’ın grup başkan vekili olması, Veli Ağbaba’nın derin CHP rolüne bürünmesi geçmiş yıllar ön plana çıkan ve bir çok şaibeler ile anılan daha sonra senaryoda değişiklik olduğu iddia edilen “Ezel” dizisini hatırlatıyor. Bu yüzden Ramiz kimdir bilinmez ama Ezel Ekrem İmamoğlu’nun olmadığı, bu rolü Ali Mahir Başarır’ın arzu ettiği yönetmenin (Özgür Özel) yapımcıya (Ekrem İmamoğlu) son sitemleri arasında yer aldığı iddia edilen konular ile sokak nezdinde günden güne artıyor.

Türkiye’nin Suriye’de elde ettiği başarıdan Mossad rahatsız. Türkiye’nin elde ettiği Ortadoğu başarısından Mois rahatsız. Türkiye’nin elde ettiği başarıdan BND rahatsız. Türkiye’nin Terörsüz Bölge olarak ele aldığı konudan bir çok yabancı gizli servis rahatsız. Ama nedense hepsi Ekrem İmamoğlu, değişimciler, Özgür Özel, Ali Mahir Başarır’dan çok memnun. Çünkü istinaf sürecinde mahkemenin CHP için “Mutlak Butlan kararı verdiği zaman Türkiye’de iç karışıklık hedefleniyor. Burada Ekrem İmamoğlu’nun ve değişimciler diyerek değişik hallere giren grubun CHP üzerinden ülkenin bir çatışma alanına dönmesini hedefliyorlar.

Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleri doğrultusunda başarılı bir şekilde ilerlemesi için gayret eden Türkiye’nin verdiği mücadele yeni yüzyıl hedeflerinde Türkiye’nin parlayan bir yıldız olarak jeo-stratejik konumda olan gücünün günden güne arttığı gerçeği malesef birilerini rahatsız ediyor.

CHP’nin şaibeli kurultay süreciyle birlikte meydana gelen olaylara baktığımız zaman Adalet Bakanının yemin töreninde mecliste kavga çıkaranlar yediği dayakla kalırken ne gerek vardı ortamı germeye diyen yok. Aslında bu değişik hallere değişimciler yüzünden düşen CHP’nin Mutlak Butlan gelsede kurtulsak diye umut ettiği bilinen bir gerçek.

CHP’nin ana muhalefet partisi olması, Cumhuriyetin ilk siyasi partisi olması, kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olması ve değişimciler diyen bir grup tarafından ne olduğu belli olmayan değişik değişik hallerle ülkenin gidişatına zarar vermesi, Ekrem İmamoğlu’nun öndergilliğinde başlayan bu sürecin heybeden değil mutlaka bir servis bağlantısı ile servis edildiği, Türkiye’nin dış politika ve güzellik alanında elde ettiği başarıdan rahatsız olanların bu grup üzerinden iç karışıklık ve çatışma sürecini hedeflediği gerçeği bir milli güvenlik konusudur.

Türkiye’nin konusu gelecek vizyonudur. Beka meselesidir. Terorsuz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleri doğrultusunda başarılı olmaktır. Cumhurbaşkanı Hükümet Sisteminin hedefi yeni dünya düzeninde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Türk milletinin başarılı olmak ve dünya siyasetinde güç ve söz sahibi olmaktır.

Değişimciler dalgası ile gün yüzüne çıkan kişiler sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ihanet eden ve hepside onun sayesinde siyaset okuluna dahil olan, kopya çektiği ve öğretmenine ihanet ettiği için disiplin cezası hak eden kişilerdir. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ihanet eden bu kişiler çıkarları için her şeyi yaparlar. Unutmayın, kutsalı olmayan kul, yanmaya hazır bir kül gibidir, sadece ateşin yanmasını arzu ederler, yakan Şeytan mı? Melek mi bakmazlar. Bu değişik hal ve arzu içinde olan kişilerin CHP’nin milli kodlarına zarar verdiği gerçeğini unutmayın.

Bir dönem siyasette var olma arzusu ile CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ihanet ederek koltuk sevdasına girenlerin kutsalı olmadığı açık bir gercektir. Siyaset zafiyet üzerine değil ilke, prensip, disiplin ve güven eksenli ilerlemesi gereken bir mecradır.

Istinaf sürecinde mahkemenin vereceği Mutlak Butlan kararı sonrasında olacak olaylar ile Mutlak Butlan kararı verilmediği takdirde olacak olan olaylara hassas bir şekilde bakmak gerekiyor.

Mahkemenin Mutlak Butlan kararı vermesi üzerine sayın Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı olarak köklü bir temizlik yapacak, sirkeli su ile CHP değişik virüslerden kurtulacak.

Siyasette üslup, ahlak, nezaket ve ilkeler ön plana çıkacak. Bu durumdan değişimciler kadar bazı mini partiler fon/do/ten için demokrasi narası adı altında süreci baltalamak isteyecek.

Ülkenin içinde bulunduğu zorlu koşullar ön plana çıkarılıp yeni bir gezi/vari eylem hedeflenecek. Öndergillerin içeriden dışarıya Özgürgiller ile sokağın hareketlenmesine neden olacak adımlar ile yoğun bir kargaşa hedefleniyor.

Bugün Türkiye’nin bölgesel güç olarak ABD’nin İran’a saldırısına mani olabiliyor.

Fakat mahkemenin Mutlak Butlan kararı vermesi üzerine Ekrem İmamoğlu’nun değişimciler dalgası Özgür Özel’in değişik hallere bürünmesi bazı mini partiler ile demokrasi görünümlü desteği sonrasında olası bir iç karışıklık çıkarsa ABD Türkiye karışıyor ve dış politikadan iç politikaya yöneldi diyerek aynı gün İran’ı vurur. Sonradan meydana gelen olaylar Türkiye’nin daha yoğun ve stresli süreçlerine neden olabilir.

Mahkemenin Mutlak Butlan kararı vermemesi doğrultusunda Ekrem İmamoğlu’nun değişimciler dalgası ile Özgür Özel’in özgürlüğü esir etmiş bir şekilde sokak siyaseti yaptırmak için sarf edilen gayretler ve hayretler devam eder. Dış politika ekseninde başarısına gölge düşürmek için bakana “Tiktokcu” diyen bir adam CHP genel başkanı olamaz. Sokak ağzı ile ana muhalefet partisi lideri olunmaz. Eleştiriler birer ders ve etüt niteliğinde olmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekası için CHP’nin içinde bulunduğu değişik hallere neden olan değişimcilerin demli bir çayla sükunete, suhulete, uhulete, nedamete, ferasete, cesarete, ıslah ile gerçeğe vesile olan Mutlak Butlan kararına ihtiyaç var. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kimsenin oyuncağı değil, kimsede değişik hallere girmesin, rol yapmak isteyen sirke, siyaset yapmak isteyen halka hitap ederken hepimizin birlik ve beraberlik içerisinde önce sağlık ve sonra adalet içinde üreten, yeniliklere yön veren, bölgesine hakim dünya siyasetinde söz sahibi olmak için çaba sarf etmeliyiz.

Yorum gönder