Ruslan Başirli: Trump Hazırlanırken… İran İktidarı Değiştiriyor
Trump İran’da iktidarı devirmeye hazırlanırken, Bağdat’taki İran yanlısı güçler hükümeti düşürerek, bölge için stratejik öneme sahip bu ülkenin başına Tahran odaklı bir politikacıyı getiriyor. Şii bloğunun, Saddam sonrası dönemin kilit figürlerinden biri olan 75 yaşındaki Nuri el-Maliki’yi Irak Başbakanlığına aday göstermesi, büyük bir siyasi yankı uyandırdı ve bölgedeki gerçek denge sorusunu yeniden gündeme getirdi.
BAAS rejimi döneminde İran’ın dini merkezi Kum’da sürgünde bulunan El-Maliki, Tahran’a sadece biyografik değil, kurumsal olarak da sıkı sıkıya bağlı. Liderlik ettiği “Dava” partisi, büyük ölçüde İran sürgününden dönen kadrolara dayanıyor. Bu parti, geçen yıl Kasım ayında yapılan parlamento seçimlerinde 329 sandalyeden 27’sini alarak üçüncü olan “Hukuk Devleti” koalisyonunun çekirdeğini oluşturuyor.
Seçim Sonuçları ve Siyasi Denklem
Seçim sonuçlarına göre tablo şöyle şekillenmişti:
• 1. Sırada: Mevcut Başbakan Muhammed Sudani liderliğindeki, ABD destekli “Restorasyon ve Kalkınma” ittifakı (46 sandalye).
• 2. Sırada: Muhammed Halbusi liderliğindeki Sünni “Takaddum” partisi (29 sandalye).
• 3. Sırada: Nuri el-Maliki liderliğindeki “Hukuk Devleti” (27 sandalye).
• 4. Sırada: Mesud Barzani liderliğindeki “Kürdistan Demokrat Partisi” (26 sandalye).
Maliki’nin koalisyonu seçim galibi olmamasına rağmen; bünyesinde Haşdi Şabi ve Asaib Ehlil Hak gibi İran destekli proksi grupları barındıran Şii “Koordinasyon Çerçevesi”, başbakan adayı olarak onu öne sürdü. Bu hamle, Irak’ın geleneksel siyasi modeline (Başbakan Şii, Meclis Başkanı Sünni, Cumhurbaşkanı Kürt) uygun olsa da zamanlaması manidardır.
Washington ve Bölgesel Aktörlerin Endişesi
Trump yönetimi, bölgedeki “Şii Hilali” dahil olmak üzere İran’ın nüfuz mimarisini yıkmaya odaklanmış durumda. Washington için Irak, Tahran’ı çevreleme politikasının en önemli cephelerinden biri.
• Muhammed Sudani Faktörü: ABD son yıllarda Muhammed Sudani’ye güveniyordu. Sudani, İsrail ve İran arasındaki 12 günlük gerilimde Şii proksi grupları doğrudan müdahaleden uzak tutarak çatışmanın Irak topraklarına sıçramasını engellemişti.
• Ankara’nın Bakışı: Türkiye de Sudani hükümetiyle; İran nüfuzunun sınırlandırılması, proksi yapıların resmi orduya entegrasyonu ve PKK ile mücadelede koordinasyon gibi konularda pragmatik bir model geliştirmişti.
Tahran’ın Hamlesi ve İç Karışıklıklar
Bölgesel uzmanlara göre Tahran, Washington’dan gelebilecek olası bir askeri baskı senaryosuna karşı Irak’taki en güçlü kozunu (Maliki) devreye soktu. Ancak Maliki’nin adaylığı Şii kampını da böldü: 27 sandalyeli güçlü grup Asaib Ehlil Hak, Maliki’nin adaylığına karşı çıktı.
Kürtler ve Sünniler için de Maliki ismi oldukça sorunlu. Kürtler onu kaynak paylaşımı ve özerklik çatışmalarıyla, Sünniler ise siyasi dışlanma ve baskılarla hatırlıyor. Bu yüzden Sünni “Takaddum” partisi adaylığa şimdiden karşı çıkarken, Kürt partileri bekle-gör politikasını izliyor.
Marco Rubio’dan Sert Tepki
Donald Trump yönetimi, Maliki’nin ilk başbakanlık dönemindeki (2006-2010) “dengeleyici” politikasını artık kabul etmiyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 26 Ocak’ta Sudani ile yaptığı telefon görüşmesinde, Bağdat’ta İran odaklı bir hükümet kurulması ihtimalinden duyduğu endişeyi dile getirdi. Dışişleri Bakanlığı temsilcisi Tommy Pigott da böyle bir senaryonun Washington için “kabul edilemez” olduğunu açıkça belirtti.
Sonuç olarak; Maliki başbakanlık koltuğuna geri dönse bile, ABD’nin Irak’taki stratejik öncelikleri değişmeyecek: İranlı proksilerin tasfiyesi, bağımsızlıklarını yitirerek kurumsal yapıda eritilmeleri ve Irak topraklarının ABD-İran olası çatışmasında bir harekat veya transit bölgesi olarak kullanılmasının engellenmesi.



Yorum gönder