Asif Nerimanlı: İran’a Yönelik Askeri Müdahale Olasılığı ve Bölgesel Hazırlıklar
İran’a askeri müdahale ihtimali hâlâ yüksek seviyede seyrediyor:
• ABD’nin Hamleleri: Trump, Davos dönüşü saldırı planının güncelliğini koruduğunu vurguladı. ABD’nin saldırı gruplarını taşıyan “Abraham Lincoln” gemisinin yanı sıra, en az altı adet “C-17A Globemaster III” askeri nakliye uçağını Orta Doğu’ya gönderdiği bilgisi yayıldı. Gelecek ay için “24 saatlik hazırlık” emri verilirken, CENTCOM komutanı İsrail Genelkurmay Başkanı ile bir araya geldi.
• İsrail Cephesi: İsrail medyası, bu haftanın İran’a saldırı hazırlıklarında belirleyici bir dönem olduğunu yazıyor. Israel Hayom gazetesi, ABD’nin İran’da aralarında Hamaney’in de bulunduğu potansiyel hedefleri açıkladığını bildirdi.
Türkiye’nin “Tampon Bölge” Planı
Bu gelişmeler ışığında, Türkiye’nin İran’da olası bir savaşa karşı hazırlık yaptığına dair bilgiler dikkat çekiyor. İddialara göre Türkiye, savaş çıkması durumunda göçmenlerin mümkün olduğunca İran topraklarında tutulması amacıyla sınırda bir “tampon bölge” oluşturmayı planlıyor. Dışişleri Bakanlığı’nın Meclis Dışişleri Komisyonu’na sunduğu gizli raporda; A, B ve C olmak üzere üç ayrı planın hazırlandığı ifade ediliyor.
Azerbaycan İçin Stratejik İkilem
12 günlük savaş ve son protestolar sırasında İran’dan Türkiye’ye yönelik göç hareketliliği göz önüne alındığında, Ankara’nın planları anlaşılabilir duruyor. Olayların bu yönde gelişme ihtimali, Azerbaycan’ın da benzer bir duruma hazırlıklı olmasını zorunlu kılıyor. Ancak bir yanda Güney Azerbaycanlıların güvenliği, diğer yanda sığınmacı akınının yaratabileceği insani sorunlar, Bakü’yü bir ikilemle karşı karşıya bırakabilir.
Hem soydaşlarımızın güvenliğinin sağlanması hem de insani krizin minimumda tutulması için iki muhtemel yol öne çıkıyor:
1. Tampon Bölge ve İnsani Yardım: Geniş çaplı bir savaş durumunda sınırda tampon bölge oluşturulması ve soydaşlarımızın karşılaşabileceği insani sorunların çözümüne destek verilmesi.
2. Diplomatik Temaslar: ABD ve İsrail’in Güney Azerbaycan şehirlerini hedef almaması, özellikle sivil halka tehlike oluşturacak adımlardan kaçınılması konusunda ikna edilmesi. (12 günlük savaşta Bakü’nün soydaşlarımızın güvenliği için Tel Aviv’den ricada bulunduğu yönünde bilgiler mevcuttu.)
Sonuç olarak; soydaşlarımızın güvenliğinin maksimum düzeyde sağlanması şartıyla bölgeyi terk etmemeleri, olası bir savaş sonrası İran’ın geleceğinde yer almaları ve kendi çıkarlarını korumaları açısından da büyük önem taşımaktadır.
Asif Nerimanlı



Yorum gönder