BEKA SORUNUMUZUN ASIL SEBEBİ NEDİR?

Jirinovski: Türkiye-Rusya-İran üçlüsünü ben önerdim, Nobel Ödülü’nü hakediyorum

Rus gazeteci: ABD Türkiye’de iktidarı devirmeye mi çalışıyor?

PREZİDENT KİMİN TƏRƏFİNDƏDİR?

REKTÖRLÜK SEÇİMİNE ALTERNATİF BAKIŞ

Gündem 13 Haziran 2016
994

REKTÖRLÜK SEÇİMİNE ALTERNATİF BAKIŞ
selamielaldı
Ülkemizde çok tartışılan konulardan biri olan rektör seçimleri her dönem gündem olmuştur.
Türkiye’de rektör atama süreci şu şekilde olmaktadır;
Üniversitelerde yapılan seçimlerde en çok oyu alan 6 adaydan 3 tanesi Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenerek Cumhurbaşkanlığına sunulur. Cumhurbaşkanı bu 3 adaydan birisini rektör atar.
Bu süreç basit gibi görünse de siyasi otorite ve üniversitenin iç dinamikleri büyük oranda etkili olarak bu seçimleri içinden çıkılmaz durumlara getirebilmektedir. Bu sebeple birçok kırgınlıklar, kızgınlıklar ortaya çıkmakta, akademik olgunluğun göstergesi olması gereken makamlar şaibeli duruma gelmektedir.
Batıdaki üniversitelere baktığımızda bu olumsuzlukları görmemekteyiz. Bu üniversitelerin tarihlerini araştırdığımızda benzer sorunları çıkararak seçim yöntemini belirlemişlerdir.
Ülkemizde rektör seçimi sürecinde ortaya çıkan sorunların giderilebilmesi için seçme, seçilme ve atama şekillerinin gözden geçirilmesi ve bu işi yapan, dünyadan tecrübelerden yaranılması bizim üniversitelerimize özgü modelin oluşturulması çok acil bir zorunluluktur.
Sadece rektör seçimini ele alarak düzenlemenin yapılması birçok sıkıntıyı da beraberinde getirecektir. Bu yüzden Yükseköğretim Yasasında köklü değişiklikler yapılarak sorunlar bir bütün olarak ele alınmalıdır. Yoksa parça parça çözüm sağlanamayacağı aşikârdır.
Akademik personelin gönlünde yatan üniversitelerin özerk olması, kendi yönetimlerine üniversite paydaşlarının ağırlığı ile liyakate dayalı olarak rektörün seçilmesidir. Üniversite konseylerinin değişik paydaşlarının görüşleri de yansıtacak bir yapıya sahip olması da çok önemli bir unsurdur.
Rektör seçimlerinde kimin rektör olacağı ve nasıl seçileceği önemli unsurlardır. Ama en önemlisi rektör olacak kişide aranacak özellikler kriterler önemlidir.
Siyasi gücü elinde bulunduran ideolojilerin üniversitelere de nüfuz etme isteği bilinen bir gerçektir. Lakin üniversitelerle ilgili verilecek en doğru kararın yine o üniversitenin öğretim üyeleri tarafından verileceği düşüncesi göz ardı edilmemelidir.
Seçim süreci başladığında adayların paydaşlarına özellikle öğretim üyelerine programlarını, stratejilerinin ve vizyonlarını açıkladıktan sonra ( Belki de YÖK tarafından ) eğilim yoklaması yapılabilir.
Rektör seçimleri ülkemizde liyakat sorununu da beraberin de getirmektedir. Çünkü kriterleri belirlenmemiş seçilme ve atanma şekli tabidir ki bu sorunu ortaya çıkaracaktır.
Yapılan anketlerde rektörlük seçimlerinde oy verenlerin kime ve neye göre oy vereceğini bilememekten yakındığı ortaya çıkmıştır.
Kriterlerin belirlenmesi şaibeleri de ortadan kaldıracaktır. Bu kriterler:
1- Rektör adayının son üç yılda kaç araştırma makalesi var.
2- Yönettiği ulusal ve uluslararası projeler?
3- Düzenlediği ulusal ve uluslararası kongreler?
4- Yetiştirdiği doktora ve yüksek lisans öğrenci sayısı?
5- Patent buluş vs. var mı?
6- Yabancı dil düzeyi nedir?
7- Kendi alanı dışında katkıda bulunduğu alanlar var mı?(Bilim, Sanat vb.)
Bu kriterler değiştirebilir, çoğaltılıp azaltılabilir ama ölçütler sabit olmalıdır. Bunun dışında tek dönemlik rektörlük süresi, rektörün atama yetkilerinin bir kurula paylaşılması, seçimlerde öğretim üyelerinin birçok adaya oy verebilmeleri iki aşamalı bir seçim sistemi, rektörlük seçimlerinde sorunları ortadan kaldırabilir.
Selalmi Elaldı

Yorumlar