Gürcistan’daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset

Ինչն է Ռուսաստանին վախեցրել Հայաստանում

9 Ağustos’daki Erdogan-Putin görüşmesinde ne konuşulmalı?

آزربایجان ” دوستان و دشمنان دائمی ” ندارد ـ کریم اصغری

Aleyna Mazlumcu: Yabancı Güçlerin Ermeni Stratejisi ve Ermeni Meselesi

Gündem 18 Kasım 2020
64

Osmanlı Son Döneminde Yabancı Güçlerin Ermeniler Stratejisi ve Ermeni Meselesi: Ermeni Sorununa Genel Bakış
Ermenistan tarih boyunca ucu görünmez bir uçuruma doğru ilerlemiştir. Ermeni milliyetçiliğini sömürü malzemesi yapan bu ülkeler içlerinde yer alan Ermenilerle Osmanlı’nın içinde yer alan Ermenileri birbirinden ayrı bir konuma koymuştur. Bu konumlamanın asıl nedeni, Osmanlı’yı iç karışıklıklarla karşı karşıya bırakmaktır. Ermenilerin geniş tarihi ve perspektifinin tarihçiler tarafından kanıtlanabilir bir zemine oturtulamaması Ermenilerin aidiyet bağı arama arayışlarını hızlandırmıştır. Özellikle I. Dünya Savaşı sırasında savaş meydanında Osmanlı’yı karşısına almak istemeyen birçok ülke Ermenileri kullanıp iç karışıklık çıkarmaya çalışmıştır. Müslüman çoğunluğun arasında kalan Ermeniler, Rusya’nın teşvikiyle devlet olmak istemişlerdir görüşleri vardır. Eğer böyleyse söz konusunu bu gelişmelerin ve aykırılığın din kaynaklı olduğu da aşikardır. Ermeniler de bu düşünce ve planlar sonucunda Anadolu’da Osmanlı vatandaşlarına karşı soykırıma varan işlemler gerçekleştirilmiştir. Anadolu’nun stratejik ve sorunlu bölgelerinde Ermeniler tarafından çıkarılan isyanlar bunlara örnek oluşturmaktadır. Ermeniler İngilizlere birçok teklifle gitmişti bunlardan biri stratejik bölgelerden biri olan Osmanlı devletinin en kuvvetli ve düzenli orduları doğu bölgesinde idi. Ermeniler, Bağdat demiryolunu tahrip etmeyi, bu yolla Osmanlı devletine darbe vurmayı teklif ettiler. Bağdat demiryolunun çalışamaz hale gelmesi, Osmanlı devletinin yarısının gitmesi, savaşın da kazanılmasının da garanti edilmesi anlamına geliyordu. Ermeniler, İngilizlere güney ve doğuda karışıklık çıkararak yardımcı olmayı teklif ettiler. Ermenilerin doğuda Osmanlı askerlerini, devlet görevlilerin, valileri bile öldürdüğünü, astığını ve işkence ettiğini, bu olaylardan sorumlu bir tane bile Ermeni bulunamadığını da aktarabiliriz. Tüm bu gelişmeler sonucunda Osmanlı Devleti’nin Ermeni toplulukları nezdinde aykırı ve hırçın olanların yerlerini mübadele ettiği tehcir olayı gerçekleştirilmiştir. Osmanlı Devleti, yöneticilerinin istese Ermenilere güç kullanarak yok edebilecekken Ermenileri sadece olay çıkarttıkları bölgelerden başka bölgelere taşımıştır. Tehcir ‘in iskân ve huzur politikası olarak Osmanlı Devleti’nin güvenlik önlemleri arasında olduğu bugün dahi birçok devletlerce tahayyül edilememiştir. Bugün dahi gündemlere mevzu olan Türkler Ermenileri katletti ifadeleri vardır belge olarak sunanlarda bulunur ama bu belgelerin hepsi Türklerin değil Ermenilerin soykırım yaptığını iddia eden belgelerdir. Arşivlere baktığımızda Osmanlı’nın arşivlerinin açık ama Ermeni arşivin açık olmadığını görürüz.
Ermeni soykırımı iddiasının bir gerçeklik olarak kabul görmesi yönünde etkilemeye çalışması ile belirginlik kazanmaktadır. Ermeniler Türkiye’de başta Kürtler olmak üzere Süryani ve Keldani gibi alt kültür gruplarını, başta Ermeniler ve Süryaniler olmak üzere bazı dini azınlıkları, bazı üniversite ve akademik çevreleri ve bir kısım medya araçlarını, ermeni soykırımı iddialarının gerçeklikmiş gibi gösterebilmesi doğrultusunda yönlendirme, ikna etme ve manipüle etme gayreti içindedir. Ermeni soykırım iddiası; tarihsel hesaplaşmanın aracı, Müslüman bir ülke olan Türkiye’nin aleyhine potansiyel bir söylem, batının tasarladığı Ortadoğu projesinde kullanılabilir bir enstrüman, Ermeni diasporası, Ermenistan ve Batı ülkelerini ortak nefret alanı, Ermenistan Cumhuriyetini fiziksel, sosyal ve psikolojik olarak her an savaşa hazır tutma, olacak olan Türk-Ermeni savaşında/çatışmasında önceden tasarısı ve tanımı yapılmış batı desteğini kazanma, Türkiye’de işbirlikçi unsurları oluşturma ve geliştirmeye yönelik Ermenilerce tasarlanmıştır. Ama tarih insanların birbirini öldürmesine savaş der soykırım değil ve 1915’te bir savaştı.
Aleyna Mazlumcu Kafkassam Stajyeri

Yorumlar