Rus askeri istihbaratının (GRU) yeni kuşak silahları Systema ve Nooscope!

Черкесское политическое движение продолжает усиливаться. Это сравнительно недавний феномен, последних пары десятилетий.

Նիկոլ Փաշինյանի պատմական այցը. բարձր նոտա Թբիլիսիում

DR. BABEK CAVANŞİR: “TÜRKİYE’DEN SONRA EN FAZLA TÜRK NÜFUSUNA SAHİP OLAN ÜLKE İRAN’DIR.”

Kudüs elçiliği ne anlama geliyor

Gündem 15 Mayıs 2018
31


Amerika Birleşik Devletleri’nin Kudüs Büyükelçiliği düzenlenen bir törenle resmen açıldı. Birçok tartışmaları da beraberinde getiren açılış töreninde ABD Başkanı Donald Trump yer almazken, kızı Ivanka, damadı ve danışmanı Jared Kushner ile Hazine Bakanı Steven Mnuchin hazır bulundu. İsrailli yetkililerinde katılımıyla gerçekleşen açılışa Türkiye’den ve dünyadan tepkiler yağıyor. Bilindiği gibi bir süre önce (Aralık ayında) Donald Trump , Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımış ve ABD büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşınmasını kararlaştırmıştı. Trump’ın bu kararı ise dünya çapında tepkilere neden olmuştu. Elçiliğini Kudüs’e taşıyarak bölgedeki gerginliği daha da arttıran ABD Başkanı Donald Trump , açılış için Twitter hesabından “İsrail için büyük bir gün.” Sözlerini paylaşarak tepkileri umursamadığını da göstermiş oldu. Ayrıca Filistinliler’in Doğu Kudüs’ü bağımsız bir Filistin devletinin başkenti olarak görmelerinden dolayı açılış törenine karşı büyük protestolar gerçekleştirildi. İsrail devletinin bu duruma sert bir şekilde yanıt vermesiyle birlikte Gazze’deki protestolarda birçok kişi hayatını kaybetti. Bu konuda Beyaz saraydan yapılan açıklamada ise İsrail’in kendini savunma hakkı var denildi.
Bu konuyla ilgili olarak, Emekli Büyükelçi Oğuz Çelikkol NTV canlı yayınında ABD’nin elçiliğini Kudüs’e taşıması kararının sonuç ve etkilerini değerlendirdi. ABD’nin aldığı bu kararın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade eden Çelikkol, İsrail’in 1980 yılında Doğu Kudüs’ü ilhak ettiğinde Birleşmiş Milletlerin bu ilhakı tanımadığını ve Doğu Kudüs’ün işgal altındaki toprak olduğunu ifade eden bir karar aldığını söyledi . Trump yönetiminin iktidara geldikten sonra Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması ve elçiliğin Tel Aviv’den alınarak Kudüs’e taşınmasının herşeyden önce uluslararası bir hukukun ihlali anlamına geldiğini, diğer taraftan da ABD’nin yaptığı bu atılımın Filistin-İsrail arasında devam eden müzakerelere de doğrudan bir müdahale anlamına geldiğini belirtti. Bu müzakerelerin çok uzun zamandan beri devam ettiği, Batı Şeria ve Gazze’de kurulacak bir Filistin devleti ile İsrail devletinin yan yana yaşayacakları bir çözümü öngören yani iki devletli bir çözümle bitmesinin amaçlandığını hatırlatan Çelikkol, ABD’nin bu adımı atmakla iki devletli bir çözümünde önünü tıkamış hale geldiğini veya İsrail tarafında yer almış gibi gözüktüğünü açıkladı.
ABD’nin neden böyle bir karar aldığı sorusuna da yanıt olarak Çelikkol, iki şeyden bahsedildiğini ve bunlardan bir tanesinin Trump yönetiminin iç politikasından kaynaklanan sorunlardan dolayı hareket ederek, bu konularda Evanjelist gruplar ve Yahudi lobisinin desteğini almak konusunda harekete geçtiği, diğer taraftan da ABD’nin Filistin sorununun çözümü konusunda yeni bir plan ortaya çıkartarak bu planın da İsrail Başbakanı Netanyahu’nun giderek iki devletli çözümden uzaklaşan planına uyduğunun ifade edildiğini belirtti. Emekli büyükelçi planın içeriğini özetle şu şekilde açıkladı: “Bu planda Netanyahu’nun istediği şekilde, Kudüs’ün tamamen İsrail’de kalması ve İsrail’in başkenti olması hatta Batı Şeria’nın önemli bazı bölgelerinin de İsrail’e verilmesi fikri. Bugün Batı Şeria’nın yüzde 10-15’i yerleşim bölgeleriyle uluslararası hukuka aykırı olarak kolonileşmiş vaziyette. Bu bölgelerinde İsrail’de kalmasını öngören yeni bir Amerikan planının ortaya çıkartılacağından bahsediliyor.” Çelikkol, Filistin halkının bu durumu gördükleri için de artık ABD’nin Filistin-İsrail sorununda hiçbir şekilde ABD tarafından ortaya çıkartılacak bir planı kabul etmeyeceklerini şimdiden ilan ettiklerini açıkladı. Bunun kanıtı olarak ise bir süre önce ABD Başkan yardımcısı Mike Pence’in bölgeyi ziyaret ettiği hatta yaklaşık 10 gün kadar önce de ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı Pompeo’nun bölgede olduğu, buna rağmen Filistin yönetiminin ise ne Pence’le ne de Pompeo ile görüşmediğini hatırlattı. Ayrıca böyle bir Amerikan planının ortaya çıkartılmasının ve Suudi Arabistan ile Mısır gibi ABD’ye şu anda çok bağımlı olan ülkelerinde bu plana olan desteklerinin istendiğinin anlaşıldığı, Trump’ın “Kudüs sorununu masadan kaldırdım.” sözleriyle de Kudüs konusunu artık tartışma konusu olmaktan çıkarttığı yorumunu yaptı.
Çelikkol sözlerinin sonunda , Trump’ın Kudüs sorunununda Başbakan Netanyahu’nun istediği şekilde bir çözüm ifadesini kullandığını ancak uluslararası toplumun bu şekilde bir hareketi kabul etmediğini belirtti. Ayrıca ABD’nin aklında olan bir planında hiçbir şekilde Filistinliler’in kabul edilmesine zorlanmasının imkanın da şu an için yok gibi gözüktüğünü ifade etti.
Güler Gülmez kafkassam

Yorumlar