Çeçenya ve Dağıstan’dan binlerce Müslüman hacca gidecek

Kərim Əsgəri: Xarici təhlükəni görən İran daxildə basqıları artırıb

ABD başkanlık seçimleri 2020 De

DİNİ DEĞERLERİ KULLANARAK DEVLETE YÖNELİK KALKIŞMALAR

TÜRKİYE’NİN EL BAB’TA ARTAN KAYIPLARI VE JOHN KERRY’NİN KONUŞMASI

Gündem 21 Ocak 2017
930

Kısa bir süre önce eski ABD Dışişleri Bakanı Jonh Kerry’nin bir ses kaydı medyaya sızdı. Kerry konuşmasında “IŞİD’in büyüdüğünü biliyorduk. İzliyorduk. IŞİD’in güçlendiğini gördük. Ve Esad’ın tehdit altında olduğunu düşündük. Esad’ı muhtemelen müzakere masasına oturtabiliriz diye düşündük. Ama Esad masaya oturmak yerine Putin’in desteğini aldı.” diyordu. Yani Kerry, Suriye Devlet Başkanı Esad’ı devirmek için IŞİD’in güçlenmesine göz yumduklarını itiraf ediyordu. Bu durumun bir benzeri bugün AB ve ABD tarafından Türkiye’ye karşı uygulanmaktadır.

Politika ve Amaç

İsrail, AB ve ABD’nin Suriye’deki en önemli amacı Türk topraklarına paralel bir terör koridoru oluşturmak sonra da sözde Kürdistan devletinin kurulmasını sağlamaktır. Ancak Türkiye Fırat Kalkanı harekatı ile bu planı bertaraf etmiştir. Fırat Kalkanı harekatına ilk başlarda destek veren AB ve ABD, Türkiye’nin, amacının 90’a 40 kilometrelik alan ile El Bab’ı IŞİD’den temizlemek, daha sonra Menbiç’e yönelmek ayrıca PKK/PYD terör unsurlarını imha etmek olduğuna dair açıklamasını tepkiyle karşıladı. Bunun üzerine Türkiye’yi izlediği “milli” Suriye politikasına karşı cezalandırma süreci devreye girdi. Türkiye’de patlayan bombaların ve düzenlenen silahlı saldırıların yanı sıra ABD, üç cepheden başlattığı Musul operasyonunda dördüncü cepheyi açık bıraktı. Bu şehirde bulunan IŞİD’li teröristlerin Suriye’ye kaçmasına imkan tanıdı. Ayrıca Rakka’ya operasyon yapılacağı iddialarını ortaya attı ancak operasyonu bir türlü başlatmadı. Bu operasyon iddiasıyla da Suriye’nin doğusunda bulunan IŞİD’lilerin Suriye’nin batısında toplanmasını sağladı. Bu iki kentte bulunan IŞİD militanlarının Suriye’nin batısında toplandıkları en önemli kentlerden biri ise El Bab’tır. El Bab’ta artan IŞİD’li terörist sayısı karşısında Türkiye’nin IŞİD’e karşı verdiği mücadele zor bir sürece girdi ve Türk ordusunun verdiği kayıplarda bir artış yaşandı. Suriye’deki temel amaçları IŞİD’i yok etmek olmayan Batı, bu sayede Türkiye’yi cezalandırmayı, IŞİD’den temizlenen bölgenin daha da derinleşmesini engellemeyi, Türk ordusunun kayıplarını arttırmayı ve hatta terör koridoru önünde en büyük engel olan Türkiye’nin Suriye’den çekilmeye zorlamayı amaçladığına dair ihtimaller güçlendi.

Kerry’nin medyaya sızan konuşmasına dikkat edildiğinde ABD, Esad’a karşı IŞİD’e göz yumduklarını söylemişti. Bu durumun bir benzerinin El Bab’ta yaşanmaktadır. Çünkü koridor planı bozulan ve Türkiye’nin Suriye’de bulunmasını istemeyen ABD, hem farklı kentlerdeki teröristleri El Bab’a yönelmesini sağlayarak hem de IŞİD’le mücadele sırasında Türkiye’ye destek vermeyerek bölgede Türkiye’yi zor durumda bırakmayı ve geri çekilmeye zorlamaya çalışmaktadır. Bugün Türkiye’nin Suriye’de izlediği milli politika karşısında AB ve ABD’nin aldığı tutum bölgede terörün bitmesinin değil kendi çıkarları doğrultusunda yeni süreçlerin yaşanması ve yeni denklemlerin kurulmasının amaçlandığını göstermektedir. Esad’a karşı IŞİD’e göz yuman AB ve ABD, bugün Musul ve Rakka’daki IŞİD’li teröristleri imha etmek yerine bu teröristlerin El Bab bölgesine yönlendirerek bölgede Türkiye’ye karşı IŞİD’in güçlenmesine göz yummaktadır. Suriye’nin batısında ve El Bab’ta güçlenen IŞİD ise Türkiye’nin kayıplarının artmasına neden olmaktadır.

Orta Vadede PKK/PYD Kartı

AB ve ABD, Suriye’deki IŞİD sorununda PKK/PYD terör örgütü ön plana çıkardı ve bu terör örgütüne çeşitli destekler verdi. Batı ülkeleri IŞİD noktalarını önce havadan vurmakta daha sonra ise PKK/PYD bölgede operasyon yapmaktadır. Bu şekilde bölgeye giren PKK/PYD bir daha bölgeden çıkmamakta, ele geçirdiği bölgelerdeki tapu ve nüfus kayıtları yok ederek bölgenin demografik yapısıyla oynamakta ve Türkmenler ile Araplara ait yerlerin Kürtlere ait olduğuna dair propaganda yapmaktadır. AB ve ABD ise medya aracılığı ile uluslararası alanda yaptıkları “IŞİD’e karşı savaşan Kürt kahramanlar” (!) propagandasıyla PKK/PYD’ye uluslararası prestij kazandırmaktadır. Bu süreçte Türkiye hakkında ise kara propaganda izleyerek Türkiye’nin IŞİD’e karşı mücadele etmediği tam tersi IŞİD’i desteklediğine dair algı yaratmaktadır. Ancak Kerry’nin sözlerinin yanı sıra terör örgütleri üzerinden izledikleri çeşitli politikalar emperyalist Batı’nın Ortadoğu’da nasıl bir dizayn politikası izlediğini gözler önüne sermektedir. Ayrıca IŞİD’in, ABD ve İsrail’e saldırmaması hatta bazı IŞİD’li teröristlerin İsrail televizyonlarına bağlanarak yardım istemesi ve yaralı IŞİD’lilerin İsrail tarafından tedavi edilmesi bölgedeki kanlı denklemin kanıtı olarak kabul edilebilir.

Amerika Araştırmaları ve Terör Uzmanı Emrah Kaya/ Kafkassam

Facebook- Twitter: @emrhky0407

Yorumlar