Andrey Karlov suikastçısı Nurculuktan intihar eylemciliğine nasıl geçti?

Russia, Azerbaijan Discuss Military Cooperation

Թրամփի երկրորդ հարվածը Ռուսաստանին Սիրիայում

Bütöv Azerbaycan düğünü

Suriye İç Savaşı’nın Türkiye Başlangıcı

Gündem 20 Ocak 2020
71

Türkiye, kendini çevreleyen ülkeler arasında sorunu bitmeyen bir bölgenin ortasındadır. Aynı zaman da bu ülkeler arasında bir köprü vazifesi gören Türkiye, konumu sebebiyle mülteci sorunlarıyla da sık sık gündeme gelmiştir.
Aralık 2010’dan itibaren Tunus ve Mısır’dan başlayan ‘Arap Baharı’ domino etkisiyle yayılmaya devam etmiştir. Bu gelişmelerden Suriye halkı da etkilenmiş ve devlet yönetimine karşı başlayan protestolar iki tarafın birbirine uyguladığı baskılar neticesinde iç savaşa dönüşmüştür. Durumlar devam ederken ülkelerinden kaçan Suriyeliler, başta Türkiye olmak üzere ülkelerine yakın diğer komşu devletlere sığınma talebinde bulundular. Sığınmacıların gelişiyle Türkiye Nisan 2011’den beri ekonomik, siyasi ve güvenlik açısından yaşayacağı sıkıntıların farkında olmakla birlikte bu göçün süresinin ne kadar uzarsa bir o kadar da maliyetin artacağını da bilmektedir. Suriye iç savaşını benimseyen Türkiye’nin aksine ABD, BM ve AB ülkelerinin geri planda durması Türkiye’yi oldukça rahatsız etmiştir. Türkiye’nin, Suriye sorunuyla bu kadar içli dışlı olmasının yanında getireceği olumsuz sonuçlar olacaktır. Bunlardan ilki Suriye Hükümeti’nin terör örgütü ISID’e Türkiye’nin destek verdiği iddialarıdır. Bu iddialar Türkiye’nin imajını zedelemiştir. Bir diğer konu, Suriye hükümetinin yıllardır içinde bulundurduğu ‘Müslüman Kardeşler’ grubuna Türkiye’nin destek verdiğini ileri sürmesidir.
Kısaca Müslüman Kardeşler:
Hasan El Benna, Mısır’daki İslam sorunlarına çözüm bulmak amacıyla 1928 yılında İslam dünyasının en büyük cemiyetini yani Müslüman Kardeşleri kurmuştur. Arap Baharındaki domino etkisine benzer şekilde yayılan bu grup ilk önce Mısır’da daha sonra Arap ülkelerine ve tüm Ortadoğu’ya yayılmıştır. Grup 3 şubeden 2000 şubeye kadar ilerlemiştir. Hasan El Benna, hükümete karşı yönelik tavır takınmamış fakat İngiliz işgalcilerin Mısır’ı işgal edişine karşı kurduğu Cihaz-ı Sırri (Gizli Aygıt) zamanla kontrolünden çıkarak Militarist cihat anlayışının yayılmasına neden olmuştur. Hasan El Benna’nın ölümünden sonra(1949) Hudeybi ve Tilmisani Müslüman Kardeşler cemiyetini ılımlı cihat anlayışıyla devam ettirmiştir. Cemiyetin seyrini Seyyid Kutub farkı bir yola evirmiştir. İnsanlara radikal İslamcılığı ve Cihadın İslam için bir gereklilik olduğunu aşılayan Kutub bu düşüncelerini yazdığı kitaplarla da desteklemiştir. Bu etkiyle çatışma bölgelerinde cihat etmek anlayışıyla savaşan insan sayısı çoğalmıştır.
Türkiye-Suriye konusuna geri dönecek olursak, Türkiye Nisan 2011’den beri Suriye konusunda tedbir alarak mülteci sorununu yönetmeye devam etmektedir. Türkiye’nin iç dengelerini koruması bu iç savaştan kendine bir zarar gelmesini engelleyerek hedeflerine devam edeceğini göstermektedir.
Kaynak: https://www.academia.edu/20358437/SUR%C4%B0YE_GEL%C4%B0%C5%9EMELER%C4%B0_SONRASI_SURiYEL%C4%B0_M%C3%9CLTEC%C4%B0LER_T%C3%9CRK%C4%B0YE_DE_R%C4%B0SKLER

Müslüman Kardeşler’in Kuruluşu ve Değişen Cihat Anlayışı


İstanbul Gelişim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler öğrencisi
Kafkassam Stajyeri Ebru ÇELİK

Yorumlar