ABD Temsilciler Meclisi Ödenekler Komitesi, 2027 mali yılı için hazırlanan bütçe tasarısı kapsamında Ermenistan ve Güney Kafkasya’ya yönelik yardım stratejisini resmileştirdi. Bu gelişme, Erivan’ın Batı ile kurumsal ve güvenlik eksenli entegrasyonunu derinleştirdiği bir dönemde, Washington’ın bölgedeki varlığını tahkim etme hamlesi olarak öne çıkıyor.
Tasarıda yer alan temel başlıklar şu şekilde:
Askeri Yardımlarda Artış
Komite, Ermenistan’a sağlanan savunma yardımlarını önceki yıla göre artırma kararı aldı. Bu destek özellikle iki ana program üzerinden yürütülecek:
Uluslararası Askeri Eğitim ve Öğretim (IMET)
Ermeni subayların ABD askeri doktrini ile eğitilmesini ve profesyonel gelişimini hedefler.
Yabancı Askeri Finansman (FMF)
Ermenistan’ın savunma kapasitesini modernize etmesi için hibe veya kredi yoluyla askeri teçhizat alımını sağlar.
Bölgesel Entegrasyon ve TRIPP Projesi
Tasarıda, Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve istikrarın tesisi için “Trump Uluslararası Barış ve Refah Yolu” (TRIPP) projesinin devamlılığına vurgu yapılıyor. Projenin stratejik hedefi olarak: Bölgesel entegrasyonu teşvik ederek ülkelerin ekonomik refahını ve egemenliğini güçlendirmek olduğu belirtiliyor.
Raporlama Süreci
Dışişleri Bakanı’nın, yasanın kabulünden itibaren 90 gün içinde TRIPP kapsamındaki fonların dağıtımı ve uygulama ortaklarına dair Kongre’ye ayrıntılı bir rapor sunması gerekiyor.
Federal Kurumların Rolü
Projenin başarısında Kalkınma Finans Kurumu (DFC) ile Ticaret ve Kalkınma Ajansı’nın aktif rol alması ve yatırım finansmanı sağlaması öngörülüyor.
Bu bütçe onayı, Ermenistan’ın Rusya merkezli güvenlik şemsiyesinden (KGAÖ) uzaklaşarak kendi savunma ve ekonomik güvenliğini çeşitlendirme çabalarına ABD’den gelen somut bir yanıt olduğunun altı çiziliyor.. Özellikle Wildberries krizi gibi Rusya kaynaklı ekonomik baskıların arttığı bir atmosferde, ABD’nin FMF ve IMET üzerinden sağladığı bu artış, Erivan’ın masadaki elini güçlendiren bir “stratejik kalkan” niteliği taşımakta.
Bu fonlar, aynı zamanda Güney Kafkasya’da sınırların nihai olarak çizilmediği bu hassas dönemde, ABD’nin Ermenistan’ın egemenliğini ve Batı eksenli rotasını desteklediğinin diplomatik tescili olarak okunması gerek.
Özer Arslanpay

