İran-ABD/İsrail savaşı tekrar ring arası verecek. Taraflar tekrar soluklanacak, güçlerini toplayacak, yeni gonk sesine hazırlanacaklar. Savaşın körfezde tekrar alevlenmesi ve Brent petrol fiyatlarının artmasına, bu artışında dünya ekonomilerini etkilemeye başladığı görülmekte. Özellikle güneydoğu Asya ülkeleri, Japonya, Güney Kore ile Avrupa ülkeleri Brent petrolün artışı nedeniyle üretim olsun, enflasyon olsun bir çok ekonomik pariteler yönünden olumsuz etkilemekte. ABD’de ise son operasyonlar benzinin galon fiyatlarını artırmış durumda. Malumunuz 100 gün sonra ABD’de bir seçim var. ABD seçmeni ekonomik verilere göre oylarını kullanır. Bu nedenlerle savaşa bir ara vermek gerekti. Mümkünse 4 kasıma kadar bu ara uzayabilir. Bu mola sürecinde taraflar lojistik olarak kendilerini toparlayacaklar, özellikle ABD yeni müttefikleri yanına alıp İran’a karşı cepheyi genişletmek isteyecektir. Kürt grupların İran sınırına kaydırılması, yeni gönüllü Kürt gruplarının oluşturulması zor bir süreç, bunun yanında Kuzey Irak yönetimleri tam olarak ABD tarafından ikna edilmiş değiller. ABD şimdilik bölgede bir güç belki on yıl belki de yirmi yıl daha bölgede, ancak sonsuza kadar bölgede olmayacak. Kürt gruplar, hem İranlı hem de Arap komşuları ile baş başa kalacaklar. Gerek nüfus açısından gerekse konun açısından Kürtlerin bölgedeki iki büyük halkı ve milleti karşılarına almaları akıl karı olmaz. Eğer iş büyür ve yıllara yayılan bir savaş sürecine bürünürse, Ortadoğu’da Kürt varlığı bir folklorik gruba dönüşme yoluna girer. Türkiye’nin diplomasi tarihindeki en büyük başarısı 2. Dünya savaşına girmemesiydi. Türk diplomat ve siyasilerin aynı basireti günümüzde de göstererek hem güneyimizdeki hem de kuzeyimizde ki savaştan bizi uzak tutacaklarını ümit ediyorum.
Nusret Anar: Savaşa Brent petrol Molası

