Şimdi yükleniyor

İranlı Diplomatların Avrupa Parlamentosu’na Girişi Yasaklandı

İranlı Diplomatların Avrupa Parlamentosu’na Girişi Yasaklandı

Başkan Roberta Metsola, İran genelindeki protestoculara yönelik saldırıların ardından Tahran rejimi için çalışan memurlara karşı önlemleri sertleştirdi.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, bu adımı 12 Ocak 2026 tarihinde Avrupa Parlamentosu üyelerine gönderdiği mektupta açıkladı.

Tahran rejiminin yarım asırlık dini diktatörlüğe son verilmesini talep eden protestoculara yönelik acımasız baskılarına yanıt olarak, İranlı diplomatların Avrupa Parlamentosu’na girişi yasaklanacak.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, pazartesi günü Parlamento üyelerine hitaben yazdığı mektupta bu kararı duyurdu. Yasak, Parlamentonun temel görüşmelerinin yapıldığı Brüksel ve Strazburg’daki tüm binalarının yanı sıra Lüksemburg’daki sekreterliğini de kapsayacak.

Bu karar; İran pasaportu olan herkesin kapıda kontrol edileceği ve rejim için çalıştığı tespit edilenlerin girişinin derhal engelleneceği anlamına geliyor. Metsola, POLITICO tarafından görülen mektubunda şu ifadeleri kullandı: “İran halkı; destek, dayanışma ve eylem konusunda bu Parlamentoya güvenmeye devam edebilir.”

Bu Gelişme Ne Anlama Geliyor?
Kafkassam analizleri ve Venezuela (Maduro) örneğiyle birleştirdiğimizde bu haber şu tabloyu tamamlıyor:

1. Diplomatik İzolasyon: 2026 yılı itibarıyla İran üzerindeki baskı sadece askeri (İsrail/ABD) değil, aynı zamanda yoğun bir diplomatik tecrit boyutuna ulaşmış durumda. Avrupa Parlamentosu gibi platformların kapatılması, İran’ın Batı ile olan son diyalog kanallarının da tıkandığını gösteriyor.

2. Pezeşkiyan’ın Zor Durumu: Önceki metinde bahsettiğiniz “Pezeşkiyan’ın reformist/geçişçi” rolü, Avrupa’nın bu kadar sert kararlar aldığı bir ortamda daha da zorlaşıyor. Batı, Pezeşkiyan hükümetini rejimin bir parçası olarak görmeye devam ediyorsa da Pezeşkiyan bu durumu lehine çevirerek reform  yapacaktır.

3. Kapsamlı Meşruiyet Krizi: “İran pasaportu olanların sorgulanması” ifadesi, artık sadece üst düzey bürokratların değil, rejimle ilişkili tüm memurların “istenmeyen kişi” (persona non grata) ilan edilmeye başlandığını gösteriyor.

Yorum gönder