İran ABD gizli görüşüyor mu

Irak Kürdistanı’nda Trump Yönetimi ile İran Devrim Muhafızları Arasında Gizli İletişim Kanalı

Irak Kürdistan Bölgesi yönetimi, ABD ile İran arasında gerilimi azaltmaya ve mesajların karşılıklı olarak iletilmesine yönelik gizli bir iletişim kanalında Neçirvan Barzani’nin rol oynadığını doğruladı.

Irak Kürdistan Bölgesi Sözcüsü Dilşad Şahab, *Iran International*’a yaptığı açıklamada, Bölge Başkanı Neçirvan Barzani’nin ABD ile İran arasında mesajların iletilmesi ve mevcut gerilimin azaltılması yönündeki girişimlerde rol aldığını belirtti.

Şahab, Barzani’nin siyasi yaklaşımının temel ilkelerinden birinin sorunların ve anlaşmazlıkların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Neçirvan Barzani’nin politikasının değişmez ilkelerinden biri, sorunların ve anlaşmazlıkların diyalog ve müzakereler yoluyla çözülmesi gerektiğidir.”

Şahab’a göre Irak Kürdistan Bölgesi, savaş öncesinde olduğu gibi savaş sırasında ve sonrasında da bu yaklaşımını korudu. Bölge yönetiminin mevcut anlaşmazlıkların ve gerilimlerin çözümünde diyalog ve müzakerelerin tek etkili yol olduğu yönündeki tutumunu sürdürdüğünü belirtti.

Irak Kürdistan Bölgesi yönetimi ayrıca çatışmalarda tarafsız bir tutum izlediğini defalarca açıkladı. Şahab’a göre bu yaklaşım, farklı taraflar arasında güven oluşturulmasına ve Bölge’nin arabulucu bir konum üstlenebilmesine katkı sağladı.

ABD, Barzani üzerinden Devrim Muhafızları ile temas kurdu

Bu açıklamalar, *Axios* muhabiri Barak Ravid’in daha önce yayımladığı ve Trump yönetiminin Mayıs ayında Neçirvan Barzani’den İran Devrim Muhafızları liderliğiyle doğrudan iletişim kurmasını istediğini öne süren haberinin ardından geldi.

Ravid’in üç kaynağa dayandırdığı habere göre, Trump yönetimi Mayıs ayında Barzani aracılığıyla İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) liderliğiyle gizli bir iletişim kanalı oluşturdu.

Washington’un temel amacı, İran’ın siyasi ve diplomatik kanadı tarafından ABD ile yürütülen görüşmelerde ortaya konulan anlaşma ve önerilerin Devrim Muhafızları liderliği tarafından da desteklenip desteklenmediğini öğrenmekti.

Habere göre Beyaz Saray, İran Meclis Başkanı Muhammed Bâkır Ghalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin ABD ile yürüttüğü temasların Tahran’daki güvenlik ve askeri yapı tarafından ne ölçüde desteklendiğini doğrudan öğrenmek istiyordu.

Bu nedenle Washington, İran’daki siyasi aktörlerle yapılan temasların yanı sıra Devrim Muhafızları yönetimiyle de doğrudan ve gizli bir iletişim kanalına ihtiyaç duydu.

Tulsi Gabbard’dan Neçirvan Barzani’ye telefon

Axios’un aktardığı bilgilere göre, yaklaşık 10 Mayıs’ta, dönemin ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, Neçirvan Barzani’yi telefonla aradı.

İki kaynağın aktardığına göre Gabbard, Barzani’ye Trump yönetiminin kendisinden **Devrim Muhafızları’nın üst düzey komutanlarından General Ahmed Vahidi ile temas kurulmasına yardımcı olmasını** istediğini bildirdi.

Barzani’nin bu görev için tercih edilmesinin temel nedeni, hem Washington hem de Tahran ile sahip olduğu ilişkilerdi.

Barzani, İran-Irak Savaşı sırasında İran’da yaşamış ve Tahran Üniversitesi’nde eğitim görmüştür. Farsçayı akıcı biçimde konuşması, İran siyasi ve güvenlik çevreleriyle geçmişten gelen ilişkileri ve aynı zamanda Washington ile kurduğu temaslar, onu bu tür bir iletişim için uygun bir aracı haline getirmiştir.

ABD’nin dört başkanına Ortadoğu konusunda danışmanlık yapmış olan Brett McGurk, Barzani’yi şu sözlerle tanımladı:
> “Neçirvan Barzani pragmatik bir problem çözücüdür. Bölge genelinde saygı görüyor. Tahran’da ve Washington’da neredeyse herkesi tanıyor.”

Habere göre Gabbard, Barzani ile görüşmesinde kendisini Donald Trump ve Başkan Yardımcısı J. D. Vance’in onayıyla aradığını da açıkça ifade etti. Gabbard ayrıca, daha önce kullanılan aracıların Vahidi ile doğrudan temas kuramadığını ve bu nedenle Barzani’nin yardımına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Barzani ile Devrim Muhafızları arasında doğrudan temas

Gabbard’ın talebinin ardından 14 Mayıs’ta Barzani, Devrim Muhafızları içerisindeki bağlantılarıyla temasa geçti ve Trump yönetiminden bir mesaj iletmek istediğini bildirdi.

Ancak Barzani, mesajı bir aracı üzerinden iletmek yerine doğrudan General Ahmed Vahidi ile görüşmek istediğini belirtti.

İran tarafının bu talebi kabul ettiği ve aynı gün üst düzey bir Devrim Muhafızları yetkilisinin, güvenli iletişim amacıyla şifreli bir telefon kullanarak **Erbil’de Barzani’nin ofisine geldiği** bildirildi.

Görüşmenin ana konusu, İran’ın ABD ile yürüttüğü müzakerelerin Devrim Muhafızları tarafından desteklenip desteklenmediğiydi.

Barzani’nin Vahidi’ye, İran’ın müzakere ekibinin yürüttüğü görüşmelerle Devrim Muhafızları’nın tutumunun uyumlu olup olmadığını sorduğu belirtildi.

Vahidi’nin ise buna olumlu yanıt verdiği ve İran müzakere ekibini tamamen desteklediğini, bunun aynı zamanda Devrim Muhafızları’nın da tutumu olduğunu söylediği aktarıldı. Vahidi ayrıca mevcut krizin **müzakereler yoluyla çözülmesini tercih ettiklerini** ifade etti.

Üç kaynağın verdiği bilgiye göre Barzani, Vahidi ile görüşmesinin hemen ardından Tulsi Gabbard’ı arayarak İran tarafından verilen yanıtı Washington’a iletti. Gabbard da daha sonra Beyaz Saray’ı bilgilendirdi.

### Erbil’de gizli ABD-İran görüşmesi planı

İddiaya göre Trump yönetimi, bu temasın ardından **Erbil’i ABD ve İran’dan üst düzey müzakerecilerin gizli görüşmelerine ev sahipliği yapacak bir merkez olarak kullanmayı** Barzani’ye teklif etti.

İran tarafının bu öneriyi tamamen reddetmediği, ancak güvenlik konusunda ciddi endişeler taşıdığı bildirildi. Özellikle **İsrail istihbaratının Irak Kürdistan Bölgesi içerisinde İranlı yetkilileri hedef alabileceği** yönündeki kaygılar nedeniyle görüşmenin gerçekleştirilmediği ileri sürüldü.

### Irak Kürdistanı’nın arabulucu rolü

Irak Kürdistan Bölgesi yönetiminin açıklamaları ve söz konusu haberler birlikte değerlendirildiğinde, **Erbil’in ABD-İran geriliminde doğrudan taraf olmaktan ziyade iletişim ve arabuluculuk kanalı olarak kullanılmaya çalışıldığı** görülüyor.

Bu durum Neçirvan Barzani’nin bölgesel konumunu da ortaya koyuyor. Barzani’nin hem Washington’la kurduğu ilişkiler hem de Tahran ve İran güvenlik çevreleriyle geçmişten gelen bağlantıları, onu ABD ile İran arasında doğrudan diplomatik ilişkinin mümkün olmadığı veya tercih edilmediği durumlarda kullanılabilecek bir gayriresmî aracı konumuna getiriyor.

Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Söz konusu gelişmeler, ABD ile İran arasında resmî bir anlaşmaya varıldığı anlamına gelmiyor. Aktarılan bilgiler daha çok, Washington’un İran içerisindeki siyasi ve güvenlik aktörlerinin tutumunu anlamaya ve olası müzakere kanallarını açık tutmaya yönelik arka kapı diplomasisi yürüttüğüne işaret ediyor.

Bu çerçevede Erbil’in önemi yalnızca Irak Kürdistan Bölgesi’nin coğrafi konumundan değil, **Washington–Tahran arasında güvenilir bir iletişim zemini oluşturabilecek siyasi aktörlere sahip olmasından kaynaklanıyor. Neçirvan Barzani’nin oynadığı rol de bu nedenle klasik anlamda bir “arabuluculuktan” çok, **mesajların güvenli biçimde iletilmesini sağlayan gayriresmî diplomatik kanal olarak değerlendirilebilir.

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.