ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump Güzergâhı (TRIPP – Trump Route for International Peace and Prosperity) projesinin birinci yıl dönümü vesilesiyle önemli değerlendirmelerde bulundu. Güney Kafkasya’da kalıcı barışın tesis edilmesi ve ekonomik entegrasyonun artırılması hedefiyle yürütülen projede kaydedilen aşamalar ve finansal adımlar, açıklamanın odak noktasını oluşturdu. İran ABD savaşı barış ile neticelenmeden Türkiye Azerbaycan Ermenistan üçlü barışı olmadan böyle bir yoldan bahsetmek aslında sürecin işlemeyeceğini de önceden kabul etmek anlamına geliyor.
Altyapı Çalışmalarında Son Durum
Rubio, projenin somut adımlara dönüştüğünü belirterek tarafların yürüttüğü faaliyetleri şu şekilde özetledi:
Ermenistan: Proje kapsamında demiryoluna yönelik mühendislik çalışmalarına resmi olarak başlandı.
Azerbaycan: Ermenistan’a bağlanmayı öngören karayolu ve demiryolu inşaat hatlarında çalışmalar neredeyse tamamlanma aşamasına geldi.
Proje Kapsamı: Demiryolu, karayolu, enerji ve dijital altyapının modernizasyonunu içeren çok modlu transit güzergâh, bölgesel ticareti canlandırmayı amaçlıyor.
Trans-Hazar Girişim Fonu ve Finansman
Bölgesel ekonomik entegrasyonu desteklemek amacıyla atılan finansal adımlar da açıklamada duyuruldu:
Fonun Faaliyete Geçişi: Güney Kafkasya ve Orta Asya’daki Orta Koridor boyunca özel sektör yatırımlarını teşvik etmek üzere kurulan Trans-Hazar Girişim Fonu (Trans-Caspian Enterprise Fund) faaliyetlerine başladı.
Sermaye Yapısı: Fonun başlangıç sermayesi 201 milyon dolar olarak belirlenmiş olup, resmi harcama verilerine göre bu tutarın 402 milyon dolara çıkarıldığı bildirilmiştir. Fon, yeni seçilen yönetim kurulu tarafından yönetilmektedir.
Projenin Stratejik Önemi
“Barış ve refah birbirini karşılıklı olarak güçlendirir. TRIPP yalnızca bir altyapı projesi değil; aynı zamanda Trans-Hazar Ticaret Rotası’nın önemli bir halkası ve uzun süren anlaşmazlıkların çözümünün ardından ekonomik iş birliğinin barışı nasıl güçlendirebileceğinin bir örneğidir.” İfadesi kullanılsa da bu projenin hayata geçme ihtimali her geçen gün zayıflamaktadırlar.
Buna rağmen Marco Rubio, ABD Dışişleri Bakanı
ABD yönetimi, Ermenistan ve Azerbaycan’ın barış sürecindeki kararlılığını memnuniyetle karşıladığını belirtirken, projenin sonraki aşamalarında da iki ülkeyle tam bir iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğini vurgulayarak aynı zamanda bir kaygıyıda seslendirmiş oldu. Üçlü barış olmadan koridor olmaz, üçlü barış olursa da koridora ihtiyaç olmaz.
İrakli Margaryan: TRIPP Projesinde Kritik Gelişmeler ve Marco Rubio’nun Açıklamaları

