Uzmanlar çatışmanın tırmanabileceği uyarısında
Vedomosti gazetesine göre İran’ın, ABD’yi caydırmak ve Washington’ın bölgedeki askeri operasyonlarını sürdürmesini mümkün olduğunca maliyetli hale getirmek amacıyla Orta Doğu’daki çatışmaların kapsamını ciddi biçimde genişletebileceği değerlendiriliyor.
Yüksek Ekonomi Okulu (HSE) Ortadoğu, Kafkasya ve Orta Asya Araştırmaları Merkezi’nden araştırmacı İlya Vaskin, Tahran’ın ateşkes sürecinde olası yeni bir gerilim öncesinde zaman kazanmaya çalıştığını belirtti. Vaskin, ABD ile yürütülen müzakerelerin İran açısından önemli bir ders ortaya koyduğunu ifade ederek, Washington ile varılan anlaşmaların ülkeyi yeni Amerikan saldırılarından korumadığını söyledi.
Strateji ve Teknoloji Analiz Merkezi (CAST) kıdemli araştırmacısı Yuri Lyamin ise ABD ile İran arasındaki çatışmaların fiilen düşük yoğunlukta devam ettiğini söyledi. Lyamin’e göre ABD deniz ablukasını sürdürürken İran da Tahran’ın izni olmadan, ancak Amerikan savaş gemilerinin refakatinde seyreden gemilere yönelik saldırılar gerçekleştiriyor.
Lyamin, müzakerelerde ilerleme sağlanamaması halinde çatışmaların düşük yoğunluklu aşamadan yeniden sıcak ve geniş çaplı bir savaşa dönüşme ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu belirtti. Tahran’ın diplomatik kanalları tamamen terk etmediğini vurgulayan uzman, İran’ın aynı zamanda olası bir tam ölçekli savaşa hazırlık yaptığını ifade etti.
Rusya Bilimler Akademisi’ne bağlı IMEMO Kuzey Amerika Araştırmaları Merkezi araştırmacısı Aleksey Yurk ise İran’ın Orta Doğu’daki çatışmaların kapsamını ancak ABD’nin saldırgan adımlarına karşılık olarak genişleteceği görüşünde. Yurk’e göre İran’ın daha kapsamlı bir karşılık vermesi, özellikle Amerikan güçlerinin İran topraklarına olası bir çıkarma yapması veya kritik sivil altyapıya saldırılar düzenlemesi durumunda gündeme gelebilir.
ABD’nin ekonomik baskısı artabilir
Uzmanlara göre Washington’ın yeni aşamada İran’a yönelik ekonomik baskıyı da artırması bekleniyor. Özellikle İran petrolünün başlıca alıcısı olan Çin’in hedef alınabileceği değerlendiriliyor.
Yurk, İran enerji kaynaklarının Çin’in toplam petrol ithalatındaki payının görece düşük olmasına rağmen Pekin’in bu alımlardan vazgeçmesinin kolay olmadığını belirtti. Bunun Çin’in çıkarlarına aykırı olacağını ifade eden uzman, Pekin’in önemli bir Orta Doğu ortağını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabileceğini ve ABD baskısına boyun eğmenin yeni bir emsal oluşturabileceğini söyledi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de ateşkesin sona ermesinden dört gün önce Newsmax kanalına yaptığı açıklamada, İran’ın “eşi benzeri görülmemiş düzeyde” ekonomik izolasyonla karşı karşıya kalacağını duyurdu. Bessent, Washington’ın “Economic Fury” (Ekonomik Öfke) adı verilen yeni kampanya kapsamında İran’ın banka hesaplarını, kripto para cüzdanlarını ve hükümetin uluslararası ödemelerinde kullandığı varlıkları hedef almayı planladığını açıkladı.
Arap ülkelerinde ABD endişesi
Bölgedeki yeni bir askeri tırmanış ihtimali, ABD’nin Arap müttefikleri arasında da rahatsızlığa yol açıyor. The Washington Post’un Arap ve Batılı yetkililere dayandırdığı haberine göre, bazı bölge ülkeleri topraklarında Amerikan askeri üslerinin bulunmasının devam etmesinin gerekliliğini sorgulamaya başladı.
ABD açısından dikkat çekici gelişmelerden biri ise 7 Ağustos’ta Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında savunma anlaşması imzalanması oldu. Gazeteye konuşan üst düzey Avrupalı bir kaynak, söz konusu anlaşmanın Washington’a verilen önemli bir mesaj olduğunu değerlendirdi.
İran’ın Suudi Arabistan’a yönelik yeni bir saldırı düzenleme ihtimalini değerlendirmenin şu aşamada zor olduğunu belirten Vaskin, bunun nedenlerinden birinin yeni savunma ittifakının işleyişinin henüz netleşmemesi olduğunu söyledi.
Vaskin, Tahran’ın yeni ittifakı askeri ve siyasi kararlarında dikkate almış olabileceğini, ancak anlaşmanın pratikte ne ölçüde uygulanacağının belirsiz olduğunu belirterek, İran’ın ABD saldırılarına vereceği karşılığı planlarken daha temkinli hareket edebileceğini ifade etti.
Lyamin ise Mekke’de imzalanan anlaşmanın İran’ın bölgeye yönelik yaklaşımını büyük ölçüde değiştirmesinin beklenmediğini savundu. İran ordusunun geçen yıl Suudi Arabistan’daki hedeflere yönelik saldırılar düzenlediğini hatırlatan Lyamin, o dönemde Riyad ile İslamabad arasında askeri ittifak bulunmasına rağmen Tahran’ın saldırılardan geri durmadığını belirtti.
Askeri uzman, Türkiye’nin de ittifaka katılmasının İran’ın yaklaşımını ciddi ölçüde değiştirmesinin şu aşamada beklenmemesi gerektiğini söyledi.
Fuad Safarov Kafkassam Moskova

