Gürcistan’da eski Başbakan Irakli Garibaşvili’nin cezaevinden yaptığı açıklamalar, iktidardaki Gürcü Rüyası partisinin iç işleyişine ilişkin yeni iddiaları gündeme taşıdı.
Garibaşvili, ocak ayında kara para aklama suçundan mahkûm edilmesinin ardından ağustos ayında yaptığı sosyal medya paylaşımlarında, Gürcü Rüyası yöneticilerinin kendisini **Bidzina İvanişvili’nin talimatıyla suçunu kabul etmeye zorladığını** öne sürdü. Garibaşvili’ye göre kendisine yönelik yolsuzluk soruşturması, onu hapse atmak ve siyasi geleceğini sona erdirmek amacıyla yürütülen bir süreçti.
Garibaşvili, uzun süre sessiz kalmasının nedenini ise İvanişvili ve Gürcü Rüyası yönetimine duyduğu sadakatle açıkladı. Kendisinin ve ekibinin zarar görmemesi için hukuki mücadeleye girmediğini, bunun yerine kendisi açısından ağır sonuçlar doğuran süreci kabul ettiğini belirtti.
Garibaşvili’nin anlatımına göre, temmuz ayında Gürcü Rüyası içinden bir aracı cezaevine gelerek kendisinden ocak ayında işlediği suçla ilgili kamuoyu önünde açıkça itirafta bulunmasını isteyen bir mektup iletti. Garibaşvili ise daha önce yaptığı anlaşmada suçu zımnen kabul etmiş olmasına rağmen açık bir itirafta bulunmadığını belirtti. Ona göre bu talebin amacı, işlemediğini düşündüğü bir suçun sorumluluğunu üstlenmesini sağlamak ve böylece siyasete geri dönme ihtimalini ortadan kaldırmaktı.
Garibaşvili, bu talebin kendisi açısından bir “kırmızı çizgi” olduğunu ve artık mücadele etmeye zorlandığını ifade etti.
Yeni yolsuzluk suçlaması
Garibaşvili’nin açıklamalarının ardından Gürcü Rüyası yönetimi sert tepki gösterdi. Ağustos sonunda savcılık, savunma sözleşmelerinde bazı düzenlemeler yapılmasına yardımcı olması karşılığında yaklaşık 300 bin avro zimmete geçirmekle suçlayarak Garibaşvili hakkında yeni bir yolsuzluk soruşturması başlattı.
Bu gelişme, Garibaşvili’nin açıklamalarının ardından iktidar ile eski başbakan arasındaki çatışmanın daha da derinleştiğini gösterdi.
Garibaşvili’nin konumu özellikle dikkat çekici. Bir dönem İvanişvili’nin en yakın siyasi isimlerinden biri olarak görülen Garibaşvili, iki kez başbakanlık yaptı. İlk başbakanlık dönemi 2013-2015, ikinci dönemi ise 2021-2024 yılları arasındaydı. Bu iki dönem arasında 2019-2021 yıllarında savunma bakanlığı görevini yürüttü.
Gürcü Rüyası’nda güç mücadelesi
Garibaşvili’nin açıklamaları yalnızca kendi davasıyla sınırlı değil. Aynı zamanda Gürcü Rüyası içerisindeki **hizip mücadeleleri ve güç dengeleri** konusunda da yeni tartışmalar başlattı.
Garibaşvili’nin iddialarına göre, iktidar içerisindeki bazı isimler konumlarını koruyabilmek için İvanişvili’nin desteğine ihtiyaç duyuyor. Hatta daha önce İvanişvili’ye yakın olan ancak sonradan gözden düşen bazı siyasetçiler ve iş insanlarının yeniden onun desteğini kazanabilmek amacıyla birbirleriyle mücadele ettiği ileri sürülüyor.
Gürcü Rüyası yönetimi ise bu iddiaları reddediyor. Tiflis Belediye Başkanı Kakha Kaladze, Garibaşvili’nin mektuplarında dile getirdiği suçlamaları “asılsız” ve “siyasi spekülasyon” olarak nitelendirdi ve resmi soruşturma çağrısını kabul etmedi.
İktidar içindeki diğer isimler açısından da benzer gelişmeler yaşanıyor. Eski savunma bakanı Juansher Burchuladze’nin aldığı 10 yıllık hapis cezasının, Garibaşvili aleyhindeki yeni yolsuzluk suçlamasını destekleyen tanıklık karşılığında beş yıla indirildiği ileri sürülüyor. Bunun yanında eski Devlet Güvenlik Servisi Başkanı Grigol Liluashvili, eylül ayında dört ayrı yolsuzluk suçundan suçlu bulunarak 13 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Bütün bu gelişmeler, Gürcü Rüyası içerisindeki eski ve yeni güç merkezleri arasındaki ilişkilerin giderek daha fazla **yargı süreçleri, suçlamalar ve karşılıklı tanıklıklar üzerinden şekillendiği** yönündeki tartışmaları güçlendiriyor. Ancak Garibaşvili’nin İvanişvili’ye yönelik doğrudan suçlamaları ile Gürcü Rüyası’nın bunlara verdiği yanıtların birbirinden ayrılması gerekiyor; mevcut metin, Garibaşvili’nin iddialarını ortaya koyuyor ancak bu iddiaların tamamını bağımsız biçimde kanıtlamıyor.

