KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Türkiye
  4. »
  5. Gökçe Hubar: Türkiye-Ermenistan İlişkilerinde ‘Soykırım’ Gölgesi

Gökçe Hubar: Türkiye-Ermenistan İlişkilerinde ‘Soykırım’ Gölgesi

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 5 dk okuma süresi
78 0

Armenpress’ten Aram Sargsyan’ın söyleşi yaptığı Ermeni akademisyen Ruben Safrastyan, son otuz yılda Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde normalleşme adına üç defa girişimde bulunulduğunu, dördüncü girişimden de büyük umutları olmadığını, diğer üç girişim gibi bu girişimin de sonuçsuz kalacağına inandığını bildirdi.
Milli Bilimler Akademisi’nden Safrastyan, yine de Ermenistan’ın kimi stratejik, siyasi ve diplomatik gerekçelerden ötürü sürece devam etmesi gerektiğinin de altını çizdi. Büyük ihtimalle Ermeni akademisyen, Ermenistan’ın dostane davranış sergilemeyen taraf olarak gözükmemesi için bu yorumda bulunmuş olabilir.
Ruben Safrastyan, yeni sürecin ancak tek bir durumda başarılı olabileceğinin altını çizdi, o da şayet Türkiye -ABD, Rusya ve Fransa’nın baskısı altında- sözde Ermeni Soykırımı’nı tanırsa.
Safrastyan şunları da sözlerine ekledi: “Bu, Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecine başlamadan önce, -bölgemizde çıkarları olan üç ana gücün Rusya, ABD ve Fransa’nın- ilk kez Ermeni Soykırımı’nı tanıdığıdır. Son seferlerde durum böyle değildi. ABD daha yeni [Ermeni Soykırımını] tanıdı. Ve biz bunu kullanmalıyız. Ermeni Soykırımı’nı gerçekleştiren Osmanlı İmparatorluğu’nun halefi olan bir ülke ile müzakere etmeyi kabul etmenin bizim tarafımızdan büyük bir taviz olduğunu müzakere sürecinde en başından itibaren öne sürmeliyiz. Ve Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Fransa’nın Ermeni Soykırımı konusundaki duruşunu göz önünde bulundurarak, Türkiye’ye baskı yapacakları ve Türkiye’nin Ermeni Soykırımı’nı en baştan tanıdığı bir noktaya gelmeliyiz ki bu süreç ilerlesin. Bunun bizim için çok ilginç yeni bir alan açtığını düşünüyorum, bu fırsatı denemeli ve kullanmalıyız.”
Ermeni akademisyen, Türkiye’nin Ermenistan konusundaki tutumunu değiştirmediğinden ve iyi bilinen üç ön koşulunu yeniden gündeme getireceğinden emin: Ermenistan’ın 1921 Kars Antlaşması’na olan bağlılığını yeniden teyit etmesi ve Türkiye ile mevcut sınırları tanıması, Ermeni Soykırımı’nın uluslararası düzeyde tanınması politikasını sürdürmeyi terk etmesi ve Artsakh’ın reddedilmesi. Şimdi de Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık sözünü ettiği ‘Zengezur koridoru’ olarak adlandırılan 4. bir önkoşul ortaya çıktı.
Safrastyan, Ermeni hükümetinin yukarıda belirtilen ilkesel konularda kararlılığını sürdürmesinin ve yaklaşımlarından vazgeçmemesinin son derece önemli olduğunu söyledi. Ona göre: “Türkiye ile normal ilişkiler hem Ermenistan’ın hem de tüm bölgenin çıkarınadır. Ama konu bunun maliyetiyle ilgilidir, bunun maliyeti ne olacağı ile ilgilidir. Türkiye bizden çok yüksek bir bedel istiyor. Bedel, bu dört ön koşuldur, bize getirilen dört taleptir. Bu çok büyük bir bedeldir ve bizim için kabul edilemez. Bunun neden kabul edilemez olduğunu biliyor musunuz? Çünkü hem Ermeni Soykırımı meselesi, hem Kars Antlaşması meselesi, hem de Artsakh meselesi modern kimliğimizin birer parçasıdır. Bu meseleler bizim için önemli olduğu için bizler Ermeni’yiz. Bu konularda ilkelerden taviz verecek olsaydık, bu, kimliğimizin bir kısmından vazgeçmek demek olurdu. Bu yüzden ilkeli konularda sarsılmaz olmalıyız, taviz vermemeliyiz. Diğer konularda uzlaşma olabilir.”
Peki bu söyleşiyi neden bu kadar önemsemeliyiz? Çünkü, adı geçen akademisyenin sözleri, aynı zamanda Ermeni hükümetinin resmi görüşünü de yansıtmakta.
Bu dördüncü müzakere turunun başarılı geçme olasılığı şu aşamada çok zor görünüyor.
Gökçe Hubar

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.