Şimdi yükleniyor

Elhan Şahinoğlu: Avrupa’da Çin Casusluğu Krizi ve Nükleer Gerilim

 

Fransa ve Yunanistan’da aynı gün Çin casuslarının tutuklanması Avrupa’da büyük bir infiale neden oldu. Avrupa ülkelerinde geçmiş yıllarda da Rus ve Çinli casuslar tutuklanıyordu; ancak bu seferki tutuklamaların kapsamı oldukça geniş.

Fransa’daki Gelişmeler

Fransız kolluk kuvvetleri, uydu haberleşme verilerini ele geçirme planıyla bağlantılı casusluk şüphesiyle, ikisi Çin vatandaşı olmak üzere 4 kişiyi tutukladı. Çin istihbaratına bağlı şahıslar, Fransa’nın güneybatısındaki bir bölgede 2 metre çapında bir uydu anteni kurdular. Yerel halkın durumu polise bildirmesinin ardından, anteni kuranlar takibe alınarak yakalandı. Yapılan aramalarda; uydu antenlerine bilgisayar sistemlerinin kurulduğu ve sinyallerin yakalanmasına olanak tanıyan teknik ekipmanlar ele geçirildi. Çin vatandaşlarının, Fransa’daki stratejik öneme sahip uydulardan, özellikle de “Starlink” uydu ağından ve askeri tesislerden veri topladığı belirlendi.

Yunanistan’daki Sızıntı

Yunanistan’da ise silahlı kuvvetlerde görev yapan yüksek rütbeli bir subayın, NATO ve Yunanistan Hava Kuvvetlerine ait gizli belgeleri Çin’e sızdırdığı ortaya çıktı. Subay, sorgusu sırasında Çin adına casusluk yaptığını itiraf etti. Dikkat çekici olan ise, Yunanistan’da tutuklanan bu subayın orduda telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri alanından sorumlu olmasıydı. Söz konusu subay, Yunanistan Silahlı Kuvvetlerinin teknolojik altyapısına erişim yetkisine sahipti. Araştırmalar sonucunda, albayın gizli belgelerin fotoğraflarını çekerek Çin’e gönderdiği tespit edildi.

Casusluk Ağının Genişlemesi

Bu tutuklamalar, Rusya’nın yanı sıra Çin’in de Batılı ülkelerdeki casusluk ağını genişlettiğini gösteriyor. Çin ekonomik olarak gelişmiş olsa da, Batı’da kullanılan teknolojik araçlara ihtiyaç duyuyor. Bu amaçla Çin istihbaratı, söz konusu teknolojik araçların çalışma mekanizmalarını ele geçirmeye çalışıyor.

Nükleer Silahlanma ve Küresel Siyaset

Avrupa devletleri Çin istihbaratıyla mücadele ederken, ABD ise Çin’in nükleer potansiyelini artırmasından endişe duyuyor. Washington’ın Moskova ile nükleer silahların azaltılmasına yönelik yeni bir anlaşma imzalamaya sıcak bakmaması tesadüf değil; zira Washington, bu anlaşmaya Çin’in de dahil edilmesini istiyor. Pekin ise bu talebi reddediyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun açıklamalarına göre:

• Çin, 2020’den bu yana nükleer başlık sayısını 200’den 600’e çıkardı.

• 2030 yılına kadar bu sayının 1000’i aşması bekleniyor.

Çin’in Washington’a verdiği olumsuz yanıt, ABD ile Rusya arasında yeni bir nükleer anlaşmanın imzalanmasını engelliyor. Bu durumda büyük güçler, nükleer arsenallerini güçlendirmeye devam edecek gibi görünüyor.

Yorum gönder