Asif Nerimanlı: Azerbaycan’ın, Barış Konseyi’nde kurucu devlet olarak yer alması
Azerbaycan’ın, Trump tarafından önerilen Barış Konseyi’nde kurucu devlet olarak yer alması iki bağlamda değerlendirilebilir:
1. Yerel Düzlemde: Gazze Barış Sürecine Katılım
Barış Konseyi, Trump’ın 20 maddelik Gazze planını hayata geçirecek bir komite olarak öngörülüyor. Azerbaycan, Gazze konferansının bir katılımcısıdır ve çatışmanın doğrudan (İsrail-Filistin) ile dolaylı (Türkiye, Arap ülkeleri) taraflarıyla olan ilişkileri sayesinde bu sürece katkı sağlayabilir. Washington, Gazze ihtilafında Bakü’yü birleştirici bir aktör olarak görüyor. Bu durum, Azerbaycan’ın Orta Doğu politikasında da önemli bir rol oynamasını sağlayabilir.
2. Küresel Düzlemde: Uluslararası Güvenlik Sisteminin Yeniden İnşasında Yer Almak
Barış Konseyi’nin faaliyetlerinin Gazze ile sınırlı kalmayacağı, diğer çatışmaların çözümüne de dahil olacağı ve BM’ye alternatif bir uluslararası örgüte dönüşeceği bekleniyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de Donald Trump’a davetle ilgili gönderdiği mektubunda şunu belirtmiştir: “İnanıyorum ki Barış Konseyi, verimli bir uluslararası örgüt olarak misyonunu başarıyla yerine getirecektir.”
ABD’nin girişimiyle BM dışında yeni bir güvenlik sistemi kuruluyor. Bunun pratikte ne kadar etkili olacağı soru işareti olsa da, hem Washington ile ilişkiler hem de küresel süreçlerde yer alma bakımından sistemin dışında kalmak Bakü için kârlı değildir.
Azerbaycan, bu süreçten daha kazançlı çıkmak için iki yönde hareket edebilir:
1. Barış Konseyi’nde Merkezi ve Birleştirici Bir Rol Oynamak:
Barış Konseyi’nin BM’ye alternatif olarak faaliyet göstermesi için sadece barış süreçlerini değil, birçok küresel girişimi de üstlenmesi gerekir. Örneğin; dinler arası diyalog, multikulturalizm vb. Azerbaycan kendi tecrübesini sunarak Konsey bünyesinde merkezi bir birleştirici misyon üstlenebilir. Bu, Bakü’ye yeni küresel güvenlik sisteminin diyalog merkezi haline gelme imkanı tanır.
2. BM’de Reformların Yapılması:
Barış Konseyi’nin kurulması, BM’nin rekabet ortamında varlığını sürdürebilmesi için reformları kaçınılmaz kılıyor. Özellikle eski düzeni korumaya çalışan Avrupa ülkeleri, Çin ve diğerleri bu konuda istekli olacaktır. Bu gerçeklik, Bakü’nün BM Güvenlik Konseyi’ndeki değişiklik teklifini yeniden gündeme getirme ihtiyacını doğuruyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev bir süre önce, uluslararası adaleti sağlamak için BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının genişletilmesini; Bağlantısızlar Hareketi ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi çok sayıda ülkeyi temsil eden yapıların temsil hakkının tanınmasını önermişti. Bu durum, Azerbaycan’a söz konusu kuruluşlar adına Güvenlik Konseyi’nde yer alma imkanı sağlayacaktır.
BM’de reform ihtiyacının doğduğu bu dönemde, Azerbaycan bu girişimini yeniden ileri sürebilir.



Yorum gönder