Albina MURATBEKOVA: ABD–İsrail–İran Savaşı ve Orta Asya’ya Yansımaları

 

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in 28

Şubat 2026 tarihinde İran’ın askerî tesislerine

yönelik eşgüdümlü hava saldırılarından oluşan

“Epik Öfke Operasyonu”nu (Operation Epic

Fury) başlatmasının ardından, uluslararası

sistem son dönemin en istikrarsız jeopolitik

tırmanış evrelerinden birine girdi. Tahran’ın

“Direniş Ekseni” olarak tanımladığı yapıyla

karşı karşıya gelen ABD–İsrail saldırısı,

İran’ın misillemelerinin Orta Doğu geneline

yayılmasıyla hızla bölgesel bir krizi tetikledi;

Umman hariç tüm Körfez ülkeleri hedef hâline

geldi. Hava saldırılarının ilk aşamasında Dini

Lider Ali Hamaney’in öldürülmesi, bunu takiben

bölgede ABD varlıklarına yönelik eşgüdümlü

karşı saldırılar ve Hürmüz Boğazı’nın stratejik

olarak kapatılması, birlikte değerlendirildiğinde,

çatışmayı başlangıç parametrelerinin ötesine

taşıyan hızlı ve kendi kendini besleyen bir

tırmanma sarmalını tetikledi.

Devam eden saldırılar hâlihazırda önemli

ölçüde can kaybına ve temel hizmetlerde ciddi

tahribata yol açarken; İran’da bir kız okulunun

bombalanması sonucu 175’ten fazla kişinin

hayatını kaybetmesi ve Lübnan’da 1 milyondan

fazla sivilin yerinden edilmesi bu yıkımın

somut örneklerini oluşturdu. Bununla birlikte,

uluslararası toplumun odağı giderek çatışmanın

jeoekonomik ve jeopolitik sonuçlarına

kaymaktadır. Özellikle İran’ın, küresel deniz

yoluyla taşınan petrol ticaretinin yaklaşık %20

’sini ve küresel LNG ticaretinin yine yaklaşık

%20’sini barındıran Hürmüz Boğazı’nı bloke

etmesi sonucunda ortaya çıkan enerji krizi,

küresel enerji piyasalarında ciddi kesintilere yol

açtı, fiyat dalgalanmalarını ve arz belirsizliğini

artırdı. Bu kesinti yalnızca Çin, Hindistan,

Japonya ve Güney Kore gibi başlıca ithalatçıların

bulunduğu Asya ile sınırlı kalmamış; Avrupa

piyasaları da arz akışındaki azalma ve yükselen

enerji fiyatlarının mevcut ekonomik baskıları

daha da yoğunlaştırması nedeniyle ciddi ölçüde

etkilendi [Bendebka, 2026].

Çatışma aynı zamanda Körfez bölgesinde hava

sahasının kapatılmasına yol açarak küresel

tedarik zincirlerini ve uluslararası seyahati

durma noktasına getirdi, böylece küresel

ekonomi üzerindeki baskıyı daha da artırdı.

Bu doğrudan etkilerin ötesinde, tırmanış Orta

Doğu’nun bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden

değerlendirilmesini tetikledi. Aynı zamanda güç

dengelerinin yeniden şekillenmesine katkıda

bulundu ve ABD müttefiklerinin desteğinde

gözle görülür bir azalmaya yol açtı. İran’a

yönelik saldırı, Avrupalı ortaklardan oldukça

sınırlı destek gördü ve bu durum NATO ittifakı

içindeki artan görüş ayrılıklarını açığa çıkardı.

Özellikle bazı Avrupalı liderlerin kamuoyuna

açık şekilde dile getirdiği kınamalar, ittifakın

bütünlüğü ve gelecekteki stratejik uyumu

konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu.

İran’ın karşı stratejisi bu dönüşümleri yönlendiren

başlıca unsur oldu. Vekil aktörlerle kurduğu

ittifakları kullanması, kritik enerji boğazları

üzerindeki kontrolünü pekiştirmesi ve hayati

deniz ticaret koridorlarını tehdit etmesi sayesinde

Tahran, Amerika Birleşik Devletleri’nin stratejik

hedeflerine ve ABD öncülüğündeki güvenlik

düzeneklerinin geleneksel üstünlüğüne meydan

okuyabildi [Bahrami, 2026].

Orta Asya açısından, coğrafi olarak yakın

konumda bulunan İran’daki gelişmeler hayati

önem taşımaktadır. İran’ın Orta Asya ile Orta

Doğu arasında bir köprü niteliği taşıyan stratejik

konumu göz önüne alındığında, ülkede yaşanan

herhangi bir aksama ticaret koridorları, transit

hatları ve küresel pazarlara erişim üzerinde

doğrudan etkiler yaratmaktadır. Orta Asya

devletleri için önemli bir bölgesel ortak olanİran’daki gelişmeler, bölge üzerinde hem

doğrudan hem de dolaylı olarak geniş kapsamlı

sonuçlar doğurmaktadır.

Resmî düzeyde, tüm Orta Asya devletleri

tarafsız bir tutum benimsemiş, dışişleri

bakanlıkları itidal çağrısı yapan ve siyasi

çözümü vurgulayan dikkatle formüle edilmiş

açıklamalar yayımladılar. Bu tarafsızlığı

sürdürürken, gerilimin azaltılması ve diyalogun

önemi sürekli olarak vurgulandı. Bu yaklaşım

büyük ölçüde bölgesel istikrarın korunması ile

ekonomik ve güvenlik önceliklerinin güvence

altına alınmasına yönelik pragmatik kaygılar

tarafından şekillendirildi. Nitekim bu tutum,

devletlerin büyük çoğunluğunun benimsediği

yaklaşımla örtüşmektedir. Örneğin Çin gibi

Asya güçleri sürecin dışında kalmayı tercih

ederken, Avrupalı liderler zaman zaman

Başkan Trump’ın açıklamalarına yanıt vermek

durumunda kaldılar.

Öte yandan, son yıllarda Orta Asya devletleri

ile İran arasındaki etkileşim önemli ölçüde

genişledi. Bölgesel düzeyde, İran’ın artan ilgisi,

2005 yılından bu yana sürdürdüğü katılımının

ardından 2023 yılında Şanghay İşbirliği

Örgütü’ne tam üye olmasıyla somutlaştı.

Ayrıca, Avrasya Ekonomik Birliği üyeleri ile

İran arasında Aralık 2023’te varılan anlaşmayı

takiben, Mayıs 2025’te bir serbest ticaret

anlaşması yürürlüğe girdi. Bu anlaşma, kapsanan

ürün yelpazesini genişleterek malların yaklaşık

%90’ında gümrük vergilerini düşürerek bölgeler

arası ticareti artırma potansiyeli taşımaktadır.

Bundan önce ise İran, Ekim 2019’dan itibaren

2018’de imzalanan geçici bir serbest ticaret

anlaşması çerçevesinde ticaret faaliyetlerini

sürdürmekteydi [Altynbek et al., 2025].

Lojistik açıdan bakıldığında, Basra

Körfezi’ndeki faaliyetlerin aksaması, bölgenin

temel ulaşım hatlarının güvenilirliğini

sorgulanır hâle getirmiştir. Bu bağlamda,

uzun süredir Avrasya’yı birbirine bağlayan

geleneksel deniz yollarına alternatif olarak

tasarlanan Uluslararası Kuzey–Güney Ulaştırma

Koridoru (INSTC) önemli ölçüde etkilendi. Söz

konusu koridor; Azerbaycan üzerinden geçen

Batı güzergâhı, Kazakistan ve Türkmenistan

üzerinden ilerleyen Doğu güzergâhı ve deniz

bağlantılarına dayanan Trans-Hazar güzergâhı

olmak üzere üç ana hattan oluşmakta olup,

Avrupa ile Asya arasındaki taşımacılık sürelerini

ve maliyetlerini azaltmayı hedeflemektedir.

Özellikle Kazakistan ve Türkmenistan’ı İran’ın

Bender Abbas ve Çabahar limanlarına bağlayan

ve Avrupa ile Hindistan arasında bir köprü

işlevi gören doğu kolu, İran’daki gerilimin

tırmanması nedeniyle kırılgan hâle geldi. Her ne

kadar bazı projeksiyonlar bu aksaklıkların Orta

Koridor’un (Trans-Hazar güzergâhı) önemini

artırabileceğini öne sürse de, uzmanlar bu hattın

Kuzey–Güney Koridoru’nun yerini bütünüyle

alabilecek kapsamlı bir alternatif olmasının

düşük bir ihtimal olduğunu vurgulamaktadır.

Bununla birlikte, güney güzergâhı üzerinden

ilerleyen doğu kolu, kısa vadeli taşımacılık

planları açısından hâlihazırda belirli riskler ve

belirsizlikler barındırmaktadır [Sputnik, 2026].

Askerî çatışma, İran’ın gıda ürünleri ve tarımsal

hammaddelere yönelik ihracatını geçici olarak

durdurması nedeniyle gıda ihracatında da ciddi

aksamalara yol açmaktadır. Bu durumdan

özellikle Türkmenistan ve Özbekistan’daki

tüketici piyasaları etkilenmektedir. İran’ın,

Rusya’nın ardından Türkmenistan’ın ikinci

büyük ticaret ortağı olması nedeniyle, devam

eden tırmanış ülkenin iç piyasa dinamikleri

üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır. İran’ın

en büyük on ticaret ortağından biri olduğu

Özbekistan da gıda arzındaki kesintilerden

benzer şekilde etkilendi. Bunun yanı sıra,

Türkiye ve Avrupa’dan gelen yüklerin %60’ına

varan kısmı da dâhil olmak üzere Özbekistan’ın

ticaret akışlarının önemli bir bölümü, İran

limanları üzerinden geçen güney güzergâhına

bağlıdır ve bu hat krizden ciddi biçimde

etkilendi. Benzer şekilde, diğer Orta Asya

devletleri de farklı derecelerde bazı malların

İran üzerinden transit geçişine bağımlıdır.

Bununla birlikte, ikili ticaretteki istikrarlı

artışa rağmen, Orta Asya ekonomilerinin İran

ihracatına yapısal olarak bağımlı olmadığı da

belirtilmelidir [Eshanova, 2026]. Öte yandan,

Hürmüz Boğazı’nın kapatılması sonucu petrol

fiyatlarının yükselmesine yol açan enerji

krizi, Kazakistan ve Türkmenistan gibi petrol

ihracatçısı ekonomiler açısından olumlu

sonuçlar doğurmuştur [Abdraimov, 2026].

Batı Asya’daki süregelen tırmanış, küresel

toplum açısından ciddi bir endişe kaynağı

olmaya devam etmektedir. Bu denli yüksekoynaklık ortamında, mevcut tırmanışın, Amerika

Birleşik Devletleri’nin küresel liderlik rolünün

sınandığı daha geniş ölçekli güç dengesi

dönüşümleriyle örtüştüğü açıktır. Orta Asya

devletleri de diğer aktörlerle birlikte temkinli

bir stratejik duruş benimseyerek gelişmeleri

yakından takip etmekte ve müzakere yoluyla bir

çözüm beklentisi içinde hareket etmektedir.

Bununla birlikte, derinleşen kriz, özellikle Orta

Asya’yı Orta Doğu ve ötesine bağlayan yeni

ulaşım ve enerji koridorlarına dayalı bölgesel

ekonomik entegrasyon çabaları açısından

önemli riskler barındırmaktadır. Çatışmanın

tırmanması, ticaret akışlarını sekteye uğratarak,

transit süreçlerde belirsizlikleri artırarak ve

güney güzergâhlarına erişimi kısıtlayarak bu

bağlantıları doğrudan tehdit etmektedir. Bu

bağlamda, Orta Asya hükümetlerinin dış şokları

azaltmak amacıyla alternatif ticaret yollarını

genişletmeye ve daha geniş bir küresel aktör

yelpazesiyle ortaklıklarını güçlendirmeye

yönelik çeşitlendirme stratejilerine öncelik

vermesi muhtemeldir.

Bu yeniden konumlanma, yalnızca bölgesel

istikrarsızlığa ilişkin acil kaygıları değil,

aynı zamanda daha parçalı ve rekabetçi bir

uluslararası düzene uzun vadeli uyum sürecini

de yansıtmaktadır. Bu yeni düzende, küçük ve

orta ölçekli devletler artan belirsizlik ortamında

stratejik denge politikaları ve pragmatik

diplomasi yoluyla hareket etmek durumundadır.

Son olarak, bölgedeki gerilimlerin daha da

tırmanmasının, İran’a komşu ülkelere doğru

yönelen yeni bir göç ve mülteci dalgasını

tetikleme riski de göz ardı edilmemelidir.

Kaynakça:

Abdraimov, Aziz (2026). Orta Doğu’daki savaş

ve bunun Sovyet sonrası coğrafya üzerindeki

sonuçları. Alınan yer: https://www.ritmeurasia.

r u / n e w s – – 2 0 2 6 – 0 3 – 1 8 – – v o j n a – n a – b l i z h n e m –

vostoke-i-ee-posledstvija-dlja-postsovetskogo-

prostranstva-86521. Erişim tarihi: 05.04.2026.

Altynbek, Aigerim, Wastnidge, Edward ve

Yermekbayev, Adilbek (2025). İran ve Orta Asya:

Değişen Dünya Düzeninde Avrasya Jeopolitiği. The

International Spectator, 60 (4), 138–155. https://doi.

org/10.1080/03932729.2025.2572372.

Bahrami, Mohammad, Reza (2026). İran’a karşı

dayatılan savaşın jeopolitik analizi. Alınan yer:

https://www.aljazeera.com/opinions/2026/3/10/

geopolitical-analysis-of-the-imposed-war-against-

iran. Erişim tarihi: 02.04.2026.

Bendebka, Ramzi (2026). Piyasayı hareket ettiren

boğaz: 2026 Hürmüz Boğazı krizi ve küresel enerji

şokunun anatomisi. Atlas Institute for International

Affairs. Alınan yer: https://atlasinstitute.org/the-

strait-that-moves-the-market-the-2026-strait-of-

hormuz-crisis-and-the-anatomy-of-a-global-energy-

shock/. Erişim tarihi: 06.04.2026.

Eshanova, Zamira (2026). “Depolar boşalıyor.”

İran’daki savaşın yol açtığı sorunlar karşısında

Orta Asya neden kırılgan? Alınan yer: https://

www.azattyqasia.org/a/sklady-pusteyut-pochemu-

tsentralnaya-aziya-uyazvima-pered-problemami-

vyzvannymi-voynoy-v-irane/33695833.html. Erişim

tarihi: 05.04.2026.

Sputnik (2026). Orta Doğu’daki çatışmanın Orta

Asya’daki ulaşım koridorlarını nasıl etkilediği. Alınan

yer: https://ru.sputnik.kz/20260326/kak-konflikt-na-

blizhnem-vostoke-otrazhaetsya-na-transportnykh-

koridorakh-v-tsentralnoy-azii-62180009.html.

Erişim

 

Albina MURATBEKOVA

Avrasya Araştırma Enstitüsü, Kazakistan

https://www.eurasian-research.org/wp-content/uploads/2026/04/E-bulten-09.04.2026-No-384.pdf.pdf

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.