Abdurrahim Tufantoz: VAN’DA İFTAR TELAŞI
Bu yazıda sizlere bundan 20 küsur yıl önce bizzat gözlemlediğim Van’daki iftar hazırlıklarından söz edeceğim. Meselâ Van’da iftarların olmazsa olmazları arasında; cevizli çörek, kıymalı pide, çiğ köfte, hurma ve kola gelir.
Kahvaltılarda yenilen yağlı çörek, ramazanlarda iftara özel olarak pişirilir. Pidenin adı ise “açık ekmek”tir. Bildiğimiz ekmeğe “somun ekmek” denir. İkindiye kadar olan vakitte çörekler içleri cevizle doldurularak pişirilir ve tadımlık da olsa hemen hemen her sofrada yerini alır. Kebabın ve ekmeğin sıcağı makbul olduğundan, açık ekmekler iftara yakın saatlerde alınmaya çalışılır. O saatlerde fırınların önünde tarif edilemez kalabalıklar toplanır.
Birkaç yıl öncesine kadar Van’da simit yapılmaz ve satılmaz idi. Bazı fırınlar ekmek hamurundan simite benzer şeyler yaparlardı. Fakat bunlarda ne görüntü, ne de simit tadı vardı. Şimdilerde Van’da simit yapılmaya başlandı. Bunun öncüsü Van’a yeni açılan bir süpermarketin fırın reyonudur. Ayrıca eskiden sultanlar için inşa edilen saraylardan bir tanesi de Van’da simit için açıldı. Kısacası kahvaltılarda -hatta gün boyu- çörek yanında simit de yenilmeye başlandı.
KIYMALI PİDE
Kıymalı pide, lahmacunun oval pişirilenidir. Aradaki tek fark; lahmacunun kenarları yuvarlak ve düz, kıymalının ise kıvrıktır. Van’da iftara kıymalı yaptırmak için ayrı bir telaş yaşanır. Pidenin üstüne konulacak malzeme evlerde öğle saatlerine kadar hazırlanıp fırınlara götürülmelidir. Yoksa iftarlık kıymalı teravihe yakın pişebilir. Çünkü fırıncılar ikindi ile iftar saati arasındaki sürede 800 ilâ 1000 pide yaptıklarını söylemektedirler.
Fırıncıların işi de ayrı bir telâştır. Evlerden leğenler ve taslar içinde gelen pide içleri, geliş saatlerine göre sıraya konur. Üstlerine getirenin ismi küçük kâğıtlara yazılarak bırakılır. Ustaya iftardan önceki yarım saate randevu verilir ve tabii ki herkes de bu yarım saat öncesini söyler: “Ustam yarım saat önce alırım!” Ustanın cevabı hazırdır: “Başım üstüne!” Asıl curcuna işte o saatte kopar. Çünkü ustanın sözünü almış olan herkes o son yarım saatte fırına damlar. İnsanımızın randevusuna en sadık olduğu saat budur. O sıralarda pidenin hamurunu açanın ve üstüne iç yerleştirenin ellerini takip etmek imkânsızlaşır. Bilhassa onları fırına atanın bir taraftan sıcaktan, bir taraftan da oruçtan ateşi en yüksek seviyededir. Hoşgörünün azaldığı bu zaman diliminde ateşten çıkan pideleri sayan ve hesabı alanın ikazı: “Sabır, sabır!”dır. Pideler ile leğenini kapan, zafer kazanmış komutan edasıyla gülümseyerek çıkar gider. İftar iyice yaklaşmıştır ve “kıymalı”lar soğumadan eve ulaşılmalıdır.
HURMA
Bir de hurma satıcıları var ve sadece ramazanlarda o kadar çok hurma görülür Van’da. İran’la sınırdaş olmanın en büyük avantajı budur gibime geliyor. Sanki İran’ın bütün hurmaları burada pazarlanır. Hanım İran hurmasını seviyor. Daha kara renkli, etli ve yumuşaktır. İran hurmasının kalitesiz ve bu şekilde olmasının bazı hileleri varmış. Bunu söyleyenler de birkaç Medine hurması satıcısı idi. Söyledikleri mantıklı gelmediğinden ve dahi itibar etmediğimden aklımda pek kalmadı. Ancak Medine hurması İran hurmasından üç-dört kat pahalıdır, alıcısı da Peygamber topraklarından gelmiş ve daha makbul olduğunu düşünenler oluyor. Hurma uzun, kırmızımsı ve kuruca olmalıymış. Ama ben de yemesi kolay diye İran hurması alıyorum.
KARA KOLA
Van iftarlarında bunlardan başka apayrı bir yere sahip olan içecek: Kola’dır. Bildiğimiz kara kolanın burada itibarı bir başkadır. Öğleden sonraları el arabaları ya da seyyar satıcıların arabalarına yüklenmiş ve markalarını ilk defa burada gördüğüm kolalar caddeleri kaplar. Onun adı satıcılarının çığlıklarında: “İftarlık Kola”dır. Çığlık dememin sebebi bunları pazarlayanların 13-15 yaşlarında olmasındandır. Çünkü bu sırada ağır abiler çiğ köfte işiyle meşguldürler.
Bir defasında Vanlı bir arkadaşa: “Bundan 20 yıl önce siz iftarı ne ile açıyordunuz?” dedim. Suratıma baktı baktı ve güldü…
Velhasıl kelâm ramazanlarda -hele ikindilerden sonra- Van’da tarif edilemez bir iftar heyecanı sürer, gider. Çünkü ülkemizin batısından takriben bir saat önce burada iftar olur ve iftara ulaşmanın telâşı da o nispette fazladır.
(Bu yazıyı 20 yıl kadar önce İFTARLIK KOLA VE HASAN ABİ başlığıyla yazmıştım. Burada ikiye bölerek paylaşıyorum. HASAN ABİ VE İFTARLIK ÇİĞ KÖFTE’yi başka bir zamanda aktaracağım.
Abdurrahim Tufantoz, 20.02.2026/14:20




Yorum gönder