Fuad Gahramanlı: Dünya Nereye Gidiyor?
Yeni dünya düzenini pazar kuralları ve yalnızca güce dayalı oyun kurallarıyla kurmak isteyenler ile değerler ve evrensel kurallar üzerinden hareket etmeye çalışanlar arasındaki rekabet henüz sona ermiş değil. Mevcut belirsizlik durumu geçicidir; çünkü herkes Trump yönetimini 3 yıllık muvaffakiyet arz eden geçici bir dönem olarak görüyor. ABD’den gelen sesler ise, girdikleri seçimlerde başarılı sonuçlar alan ve şansları giderek artan Demokratların, eski kursa dönerek değerler zemininde bir Avro-Atlantik iş birliğini destekleyeceklerini gösteriyor. Demokratların gelecek başkanlık seçimlerindeki ana adayı olması beklenen Kaliforniya Valisi Gavin Newsom’un Davos Forumu’nda verdiği beyanatlar da bu tahminleri doğrular niteliktedir.
Aynı zamanda küresel siyasetin ana aktörleri şunu anlıyor: Uluslararası ilişkiler hukukla düzenlenmediğinde ve demokratik değerler önemini yitirdiğinde; bu durum uzun vadede güvenlik ve ekonomik iş birliği için kontrol edilemez tehditler doğuruyor, “gri bölgeleri” artırıyor ve küresel oyun kurallarının işleyişine engel olan otoriterliğin rövanşına zemin hazırlıyor.
Bu nedenle, bugün dünyanın geldiği nokta her ne kadar “otoriterizmin baharı” gibi görünse de, bu aslında geçici bir geçiş aşamasıdır. Trump döneminde İran’ın vurulması ve Ukrayna savaşında Rusya’nın stratejik olarak zayıflaması, ABD’de bir sonraki aşamada iktidara gelecek Demokratların Avro-Atlantik birliğine dayalı liberal dünya düzenini kurma işini hayli kolaylaştıracaktır. Çünkü o vakit, küresel ölçekte otoriterliğin rövanşına destek veren güç merkezleri kendi kurallarını eskisi gibi savunacak güçte olamayacak ve küçük otoriter ülkeler de ortada desteksiz kalacaktır.



Yorum gönder