AZƏRBAYCANDA KRIMI RUSİYA ƏRAZİSİ KİMİ GÖSTƏRƏN MALLAR SATILIR

Yunanistan’ın Eastmed blöfü(!) ve Türk Akımı

Nikola Paşinyanın “Mənim addımım” bloku galib gəldi

NİKOL PAŞİNYAN QARABAĞ KLANINI SİYASİ SĞHNƏDƏN UZAQLAŞDIRACAQ

AB İLE ZOR İLİŞKİLER

Gündem 4 Aralık 2018
41

Prosedür gereği, Türkiye ile AB arasın da, katılım müzakereleri sürecin de, her altı ayda bir, Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog toplantısı yapılması gerekmektedir. Oysa ki yaklaşık bir buçuk yıldır bu yapılmıyor ve üstelik, iki yıldır da, dış politika ve güvenlik yüksek temsilcisi İtalyan FedericaMogherini Türkiye’ye gelmedi. AB’nin genişlemeden sorumlu komiseri Avusturya asıllı JohannesHahn, iki ay önce, Türkiye ile müzakereler durdurulsun diye demeç verdikten sonra Mogherini ile beraber 22 Kasım da, Türkiye’ye geldi. Ne oldu da AB tavır değiştird? Aslına bakarsanız, hiçbir şey değişmedi. Görüntüyü kurtarma ve eski hikayeleri bir kez daha anlatma ve dinleme seansı yapıldı. AB, Türkiye ile ilişkilerinden çok memnun zira, arzu ettikleri gibi bir ilişkiye sahipler. Çünkü arzu ettikleri gibi, ticaret rahatça yapılıyor, güvenlikleriyle ilgili Türkiye üzerine düşeni yapıyor, doğudan gelen göçmenleri ülkesinde besliyor, Avrupa ya geçişlerini engelliyor, daha ne olsun.

Türkiye’nin aleyhine işleyen Gümrük Birliğini revize etmeyi savsaklıyorlar, Suriyeli göçmenlerle ilgili söz verdikleri parayı vermeyi savsaklıyorlar ve Türk vatandaşlarına vermeyi vaat ettikleri vize muafiyetini savsaklıyorlar. AB Komisyonu başkanı Jean CloudeJunker, birçok defa şu cümleyi kurdu, “Türkiye’yi yakın tutmak AB’nin çıkarınadır.” Yani açıkça söylediği şudur, “içimize almayalım ama başka yerlere de gitmesin.”Türkiye 1959 yılından bu tarafa AB ile ilişkisi var, bu tarihte ortada olmayan doğu blokunun üyesi ülkeler AB üyesi oldu ve hepsinin de demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti sorunuyla ekonomik seviyeleri üyelik için yeterli değildi, ama yine de üye oldular. Türkiye’den bütün kriterlere uymasını istiyorlar. Örneğin, vize serbestisi için öne sürdükleri, 72 kriterin 67’ni yerine getirmesine rağmen altısını da yerine getir diyerek vize muafiyetini uygulamıyorlar. Oysa ki Bulgaristan ve Romanya gibi üye ülkelerin de bu kriterlerin önemli bir kısmı mevcut değil ve üstelik onlar üye ülkeler.

İki yıldır Türkiye’ye gelmeyen AB yöneticileri neden bugün gelmek zorun da kaldılar?Çünkü, Avrupa ülkeleri, ABD ve İngiltere ile neredeyse yol ayrımına geldiler. ABD’nin AB’ne ilave gümrük vergisi, küresel politikaların da AB’ni dikkate almaması ve İran’a Çin’e, Rusya’ya ve Kuzey Kore’ye uyguladığı ambargolar veya kısıtlamalar ve İngiltere’nin AB’den çıkması gibi olaylar batı blokunun bütünlüğünü eskisi gibi koruyamayacağı riskini ortaya çıkarmıştır. Kasım ayın da, Türk, Rus, Almanya ve Fransa liderlerinin İstanbul da zirve yapması ve Anglo-Sakson ülkelerinin bu zirveye davet edilmemesi dikkatlerden kaçmamıştır. Bu zirve de konuşulan Suriye konusunun da, ABD ve İngiltere’nin dışlanması çok görülen bir durum değildir. Almanya ve Fransa’nın güçlü bir Avrupa ordusu kurma kararları da, ilişkileri iyice gerecek gibi gözükmektedir. Avrupa ordusuyla ilgili henüz ciddi bir adım atılmadı ama bu gerçekleşirse NATO’nun varlığı da tartışmaya açılabilir. Bu gelişmeler, Türkiye açısından çok önemlidir. Her iki tarafta Türkiye gibi bir ülkeyi diğerinin yanın da görmek istemeyecektir. Bu gelişmelere ilave olarak, son iki yıldır Türk-Rus ilişkileri oldukça ileri seviyelere varmış ve hattaAKP yönetiminin Türkiye’yi Rus-Çin eksenine mi çekiyor endişesi konuşulmaya başlamıştır. Bu olaylar dikkate alındığın da, AB yönetiminin Türkiye ziyaretinin yadırganmaması gerektiğini anlamak gerekir.

Haydar Çakmak

Yorumlar