Peter M. Tase: ABD-İran Gerilimi ve Bölgesel Yansımalar
– Sayın Tase, Cenevre’de gerçekleştirilen ABD-İran görüşmeleri nasıl bir sonuç verdi?
Amerika Birleşik Devletleri hükümeti, Tahran’a karşı kapsamlı bir savaşa başlamaya hiç bu kadar yakın olmamıştı. Geçtiğimiz Çarşamba günü Başkan Trump; Washington’da Büyükelçi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile bir toplantı gerçekleştirdi. İran’ın nükleer programıyla ilgili Cenevre müzakerelerinin son aşaması, ABD’nin Ayetullahlar rejimine yönelik askeri operasyonlarını daha görünür kılıyor. Umman Büyükelçiliği’nde üç saat süren görüşmeler, ikili diyalogdaki durumu daha da çıkmaza soktu. Trump yönetimi, Basra Körfezi bölgesindeki askeri yığınağını artırmaya hazırlanıyor. Trump yönetimi blöf yapmıyor; İran teokrasisini devirmek ve ülkenin yönetim yapısında yeni bir sayfa açmak Washington’ın çıkarınadır. Bir diğer jeopolitik zorluk ise, Rıza Pehlevi’nin İran’ın kutuplaşmış siyasi manzarasında birleştirici bir figür olmamasıyla ilgilidir.
– Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, El-Cezire’ye yaptığı açıklamada İran’ın yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum stoklarının bir kısmını Rusya’ya nakledebileceğini söyledi. Bu adım, ABD’nin olası bir saldırısını engelleyebilir mi?
Uydu görüntüleri, Tahran’ın çeşitli nükleer tesislerini ve büyük yeraltı komplekslerini tahkim ettiğini gösteriyor. Kremlin’in, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının bir kısmını Moskova’ya taşıma ihtimalini açıkça dile getirmesi tamamen propaganda amaçlıdır. Hem Washington hem de Tel Aviv, İran’ın nükleer programını yok etme konusunda kararlı bir tutum sergiliyor.
İran’a yönelik saldırılar her an gerçekleşebilir. Savaş Departmanı (Pentagon), komşu Irak’ta askeri tanker uçaklarını seferber ediyor. Daha kapsamlı ve kalıcı operasyonlara tanık olacağız. Geçen yılki saldırı yaklaşık bir gün sürmüştü. Şimdi bölgeye intikal eden iki uçak gemisi görev grubu ve avcı uçak filosuna ek olarak yaklaşık 100 tanker uçağımız bulunuyor.
– Rusya ve Çin, Hürmüz Boğazı’nda askeri tatbikatlara başlıyor. Bu tür bir hamle İran’a yönelik saldırıyı durdurabilir mi?
Rusya ve Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki “Deniz Güvenlik Kuşağı – 2026” ortak deniz tatbikatı, Savaş Departmanı’nın Orta Doğu’ya Gerald R. Ford uçak gemisi görev grubunu gönderdiği oldukça gergin bir küresel atmosferde gerçekleştiriliyor. Gerald R. Ford uçak gemisinin bu Pazar günü İran karasularına ulaşması bekleniyor. Başkan Trump bölgeye; belirsiz sayıda nükleer enerjiyle çalışan denizaltı, beş adet “Arleigh Burke” tipi füze destroyeri dahil olmak üzere dokuz modern savaş gemisi ve Orta Doğu’daki 18 ABD askeri üssüne 30 binden fazla asker gönderdi.
– Donald Trump, ABD içindeki nüfuzunu artırmak ve “galip lider” imajı yaratmak amacıyla İran ile savaş seçeneğini kullanabilir mi?
Başkan Donald J. Trump ve onun nadir liderlik yeteneği, General Douglas MacArthur’un bir zamanlar ortaya koyduğu “Zaferin halefi yoktur” doktrinini somutlaştırıyor. İran bölgede giderek daha fazla kaos yaratıyor ve İran rejimi, Kuzey İran’da yaşayan Azerbaycan halkına –Türklere– karşı acımasızca zulmediyor. Batı Azerbaycan, Doğu Azerbaycan, Erdebil, Zencan ve Hamedan’da yaşayan Azerbaycan halkı, insan hakları ihlallerine ve istismarlara maruz kalmaktadır. Bu ağırlaştırılmış baskı, daha fazla uluslararası ilgiyi hak ediyor. ABD’nin İran’a yönelik beklenen askeri operasyonlarından sonra Başkan Trump; hava ve deniz kuvvetlerinin üstünlüğünü sağlayan, savunma güçlerini yeniden canlandıran gerçek bir küresel mimar olarak öne çıkacaktır.
– Bu noktada bir soru daha sormak isterim: ABD’nin Bakü’ye gönderdiği askeri teçhizatlar –özellikle sahil güvenlik botları– Azerbaycan’ı Rusya ve İran’ın olası saldırılarından korumak için mi, yoksa Pentagon’un Hazar’daki kendi çıkarlarını gerçekleştirmek için mi?
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Trump-Vance yönetimi ile stratejik bir ortaklık kurdu. Azerbaycan Cumhuriyeti, Avrasya’da Washington’ın en büyük saygısını kazandı. Başkan Trump, Bakü’nün jeopolitik ve coğrafi önemini çok iyi anlıyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in kusursuz yönetim becerisi, dış politika yürütmedeki yetkinliği ve Washington ile kurulan yakın stratejik ilişkiler, ABD ve Azerbaycan tarih kitaplarına altın harflerle kazınacaktır. Pentagon’dan Bakü’ye gönderilecek askeri teknoloji ve ekipmanlar, her iki devlet arasında artan müttefikliği ve kökleşmiş ortaklığı temsil ediyor. Bu sahil güvenlik botları, Azerbaycan Deniz Kuvvetleri’nin Hazar Denizi’ndeki karasularında devriye gezmesine ve büyük askeri potansiyele sahip iki komşu ülke arasında yer alan Azerbaycan’ın askeri gücünü daha da pekiştirmesine yardımcı olacaktır.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, kaotik uluslararası düzende Azerbaycan halkının milli ekonomik çıkarlarını güvence altına almıştır. Bir lider olarak Aliyev, her zaman öncelikli çıkarları gözetmiş; milli iradeyi ihtiyat ve bilgelikle korumuştur.
Hazırlayan: Gülnar Selimova


Yorum gönder