İsrail’in eski bakanı İran ajanı suçuyla yakalandı

Çin’in Türkiye, ABD’nin Rusya sevdası

Քրիստինե Ասատրյան. «Հասկացել եմ, որ լեգիտիմ կառավարության մաս լինելը խնդիր չէ»

Portekiz’in Yahudi açılımı ve Türkiye Yahudilerini Portekiz’e kim gönderiyor!

KUZEY KORE VE ABD ARASINDA İLİŞKİLER “ŞER EKSENİ”NİN ÜÇÜNCÜ ÜLKESİNİ DİPLOMASİ İLE DAĞITACAK MI?

Gündem 12 Haziran 2018
86

Ertelenen ABD ve Kuzey Kore görüşmesi Singapur da gerçekleşti. Kuzey Kore’nin Güney ile olimpiyatlar temelinde başlayan temasları iki Kore’nin birleşeceğine varacak temelsiz ve bilgiden uzak yorumlara neden olurken üzerine ABD ‘nin Güney’den çaldığı rol dünya kamu oyunu daha da şaşırttı.
Şimdi yorumlar muhtemeldir ki” ABD ve Kuzey Kore birleşecek” üzerine olacaktır . Elbette bu ne kadar imkansızsa iki Kore’nin birleşmesi en azından çok çok uzun vadede imkansız. Dolayısıyla Kore sorunu yaklaşık 65 yıldır devam ettiği gibi bir müddet daha devam edecektir. Ancak gelinen noktada ABD nin yakınlaştığı Kuzey Kore ile Güney çoktan birleşir algısı oluşmuş durumda.
Aralarında kanlı bir husumetin varlığı olan iki grup arasında ilişkilerin düzelebilmesi için ciddi bir sürecin adını anmak gerekir. Bu süreç çatışma teorilerinde “Çatışmanın Çözümü Teorisi” olarak adlandırılır ve bu teori şimdiye kadar yanlışlanamadığına göre iki Kore için de aynı çatışma çözümü teorisinin üzerinden şimdilik bilimsellikten uzak olmadan okuma yapmakta fayda var. Dipnot olarak bu birleşme konusuna eklemeliyiz iki Kore arasında 1950 de başlayan savaş bir anlaşma ile hala bitirilmiş durumda değil. Aslında savaş teknik olarak devam ediyor.
Diğer taraftan Güney devreden çıkmış gibi görünürken ABD nin ,Bush Doktrini içinde “Şer Ekseni” olarak tanımladığı 3 ülkeden biri olan Kuzey Kore ile Trump döneminin ilginç manevralarına örnek teşkil eder şekilde bir araya gelmesi akıllara birkaç soru getiriyor. Bu görüşmelerin neticesinde Kuzey Kore nükleer programını durdurur mu? Trump daha düne kadar “Rocet Man “ diyerek hakaret ettiği Kuzey Kore Lideri ile neden bu kadar eşit şartlarda görüştü?
İlk sorunun cevabı ; muhtemeldir ki Kuzey Kore nükleer programı durdurmakta asla istekli olmayacaktır. Zira buna yalnız başına karar verecek durumda değil. Rusya ve en önemlisi Çin ile olan ilişkileri Kuzey Kore’nin bu programlara son vermesine engel teşkil etmektedir. Kuzey Kore kendi bölgesinde olan bu iki ülke haricinde dünya ülkeleri tarafından ABD etkisiyle izole edilmiş bir ülkedir. Nükleer programı tamamen kendi inisiyatifi ile durduracak olsa bile ABD’den bir güvence isteyecektir ve o güvenceyi ABD vermek istese bile özellikle diğer NATO ülkeleri bunu desteklemeyecek ve eleştirecektir. Güvence vermek ABD’nin çıkarları açısından 65 yıldır bir numaralı düşman olarak kabul gören bir ülkeyi Asya-Pasifik ekseninde yeni bir müttefik olarak kazanmış olmanın diplomatik başarısıyla sonuçlansa da Rusya ve Çin ile bu kadar yakın parametre içerisinde olmak da ayrıca sakınca yaratacaktır. Bölgeye tam anlamıyla penetre olmak açısından bu yol uygun bir yol olabilir ancak yarın siyasi söylemlerinin ne yönde olacağını en yakın sözcüsü bile öngöremeyen Trump gibi bir başkanla bu durum ABD için riskten öteye gitmeyecektir.
İkinci sorunun cevabı aslında bir öncekinden daha açık bir şekilde görünüyor. Trump daha önceki görüşmelerinden hatırlandığı üzere aslında kendi iç siyasetinde sözünün daha geçerli olmasına yönelik adımlar atmak istiyor. Tıpkı Putin görüşmesinde Rus bir tercüman haricinde başka tercüman olmaması nasıl ki Trump un talebi olduysa bugün ki görüşmenin şartları yine Trump tarafından şekillendirilmiş olabilir. Tek sebep elbette içerde diplomat ve bürokratlarına söz dinletmek değil. Ancak Trump seçildiği andan itibaren hala siyasetini düzene koyabilmiş bir çizgiye gelemedi. Şer ekseni içinde olan bir ülkeyi diplomasi yoluyla kendi müttefiki yapmak gibi iddialı bir politika ile her anlamda kendini ispat edeceği bir siyasete imza atmış olacak.
Hülasa ; Kuzey ve Güney’in birleşmesi konusu söz konusu olsa dahi bu uzun bir süreçtir. ABD için ise askerleri bölgeden çekme konusunda bir adım atması beklentisi Kuzey Kore nükleer programını durduracak beklentisi kadar zor bir ihtimaldir. Ancak yaşanan bu diplomatik gelişmeler uzun vadede de olsa mutlak ufak tefek olumlu sonuçlar verecektir.
Nitekim rasyonel devlet aklı ile hareket eden her ülke kapsamlı ve maksimum fayda sağlayacakları adımlardan geri durmayacaklardır.
Z.Deniz ALTINSOY /KAFKASSAM UZMANI

Yorumlar