ADALET DEVLETİN DİNİ İSE

İran ətrafında nə baş verir – ekspertdən maraqlı açıqlamalar

Kimyasal Saldırıyı Esad mı yaptı?

Yeni okumalar ışığında Ziya Gökalp

Hasan Oktay: Putin’e adım adım darbe mi yoksa ikna yöntemi mi uygulanıyor

Gündem, Rusya 21 Nisan 2021
144

ABD Başkanı Biden seçildikten sonra dikkatler Rusya ve Türkiye’ye çevrilmişti. Zira Trump’un devam etmesi konusunda bu iki ülkede bir beklenti oluşmuş, hatta ABD seçimlerine imkânlar ölçüsünde etki edilerek Trump’un devam etmesi konusunda bir irade beyan edildiği basına yansımıştı. Türkiye’den ziyade Rusya ve Putin topun ağzında ve önümüzdeki 6 ay Putin için kader anı diyebileceğimiz gelişmeler olacak gibi. Biden iktidara gelir gelmez açıkladığı dış politika stratejisinin ana dinamik noktası Putin Çin ve İran odaklıydı. Türkiye bu bağlamda beklenenin dışında kalmış olmasına rağmen bir bardak suda fırtına koparılması aslında Biden’cilerin basın yolu ile Türkiye’yi tedip ve terbiye etmek için kullandıkları bir yöntem olarak tarihe geçecektir. Evet Biden şimdiye kadar Kanada Başbakanı Trudeau ve Meksika Devlet Başkanı Obrador ile görüştü yani kuzey ve güney komşuları ile görüşmeye başladı. Biden ilk yüz yüze görüşmesini ise Japonya Başbakanı Suga Yoşihide ile yaptı. Pandemiden dolayı eski dönem alışkanlıklarını sürdürmeyen ABD başkanı Biden daha çok stratejik planlama ile vaktini geçiriyor. Biden ile görüşmeyi ve ya görüşememeyi ülkelerinde hükümet krizine dönüştürmeye çalışan muhalefetin tutumuna pek itibar edilmemeli. Bidenin dışpolitika planlamasında Rusya Çin ve İran odaklı bir dış politika ön planda olacak gibi. İşte bu noktada Türkiye gelişmeleri yakından takip etmelidir.

Putin Trump’un ilk seçimine doğrudan müdahil olduğu Biden’in seçilmesini de engellemeye çalıştığı iddiaları Biden’in ilk gündeme getirmesi ve Putin için diplomasi geleneğinde çok alışık olmadığımız “katil” kelimesini kullanması ister istemez bütün dikkatleri Putin ve Putin Rusya’sına çevirdi. Dağlık Karabağ sorunu, Ukrayna krizi, Kırım, Belarus seçimleri, Abhazya ve Güney Osetya sorunları Rusya’nın yumuşak karnı olarak batı aleminin ve Biden’in yakından takip ettiği sorunlardı.

Biden Putin’i devirmek mi istiyor yoksa kendi çizgisine yaklaştırıp Çin ve İran’ı yalnızlaştırmak mı istiyor. Geçen hafta Ukrayna krizi ile dünya gündemi meşgul iken Rusya dışişleri bakanı Lavrov sessizce İran’ı ziyaret etti. Rusya İran ittifakı mı gelişiyor sorusu ile kamuoyuna yansıyan bir dizi görüşme ve anlaşma yapıldı. Bu ittifaka Çin de katılmak için çok heveslendi. Çin eski geleneğindeki olan Çin Seddi stratejisini bu sefer İran ve Rusyada kurgulayarak ABD’yi durdurmayı deneyecek. Soğuk savaş teorisine göre iki kutuplu dünya yeniden mi şekilleniyor sorusu akıllara geliyor. Oysa Rusya İran’ı ABD’ye karşı bir yem olarak, bir koz olarak tutacağı ihtimali üzerinde hiç durulmadı. ABD Rusya’ya baskı yaptıkça Rusya ya ABD’ye direnecek hatta savaşı göze alacak, ama kime karşı ve nerede savaşacak. Zira ABD açıktan Rusya’ya savaş ilan etmiyor Rusya’nın hassas noktalarına hatta nasırına basarak bir strateji uygulayarak Putin’i kendi istediği çizgiye getirmeye çalışıyor. Çok komplo teorisine girmeden ABD bastırdıkça ya Rusya direnecek böylece ortam daha çok gerilecek muhtemelen yazın gerçekleşecek olan Biden Putin görüşmesine kadar bu gerginlik artarak devam edecek ve Rusya gerilimi yumuşatmak adına da İran’ı ABD’ye karşı bir koz olarak kullanıp sonra da İran’ı ABD’ye teslim edecektir. Ukrayna, Kırım, Abhazya, Güney Osetya, Belarus, Dağlık Karabağ, Pandemi ve ekonomik kriz Rusya’nın aynı anda yönetebileceği krizler değildir. Putin ya iktidarı bırakacak ya da ABD’ye teslim olarak varlığını ölene kadar sürdürecek. Muhalif Navalny taraftarları Rusya iç işleri için müthiş bir dip dalga olarak gösterilere başladı bile. Türkiye’ye gelince soğuk savaşın bittiğini hem Rusya’ya ve hem de ABD’ye açık bir şekilde göstermeye başlayacak. Türkiye hem Rusya ile ve aynı zamanda hem de ABD ile politikalar yürütecek yeni bir dönemin stratejisini geliştirmek zorundadır.

Hasan Oktay

Yorumlar