Rus basının “Akkuyu casusu” iddiası: Akkuyu projesinde tuhaf şeyler de oluyordu

LAVROV BMT-NİN 4 QƏTNAMƏSİNİ ƏSAS SAYMIR

Fransız-Alman Ortaklığı Derinleşiyor

Trump-Putin Temmuz ayı görüşmesinde Afganistan’a ortak müdahalemi görüşülecek

FBI casusları IŞİD’e evlilikle sızıyor!

Gündem 2 Mayıs 2017
889

FBI casusları IŞİD’e evlilikle sızıyor!

Tarih okumalarım bir şey öğretti; sonradan Müslüman olanlar ve yabancılarla evlenenlere hep dikkat edilmesi gerektiğini düşündüm. Nitekim Orta Asya Türk tarihinde Türk sarayına casus gönderilen sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak Çinli prenseslerden söz edilir. Ve denilir ki; “Tatlı sözlerle ve yumuşak ipekli kumaşlarla aldatıp uzaktaki halkları böylece (kendilerine) yaklaştırırlar imiş. (Bu halklar) yaklaşıp yerleştikten sonra fesatlıklarını o zaman düşünürler imiş.” Bunlardan en ünlüsü Chang Sun-Sheng, ilk olarak Taspar Kağan hükümdarlığı zamanında, Göktürklere yollanan bir prensesle birlikte Türk yurduna gelmişti. Çinliler, Türklere bir prenses yolladıklarında onun himayesinde birçok sayıda hizmetçi de giderdi. Bu hizmetçilerin arasında gizlice gizlenmiş casuslar da bulunurdu. İşte Chang Sun-Sheng de böylece, yollanan prensesin yanındaki heyetle Türk yurduna girme imkânını elde etti. Sonrası malum.

İslam dünyasındaki halkların geri kalmışlığı ve zaaflarını çok iyi belirleyen Avrupalı devletler, Ruslar ve Amerikalılar, ajanlarını çoğu zaman mühtedi derviş hüviyetinde sahaya sürdü. Dervişler; misyonerlik çalışmalarından farklı amaca yönelik, daha akıllıca tasarlanmış tam donanımlı bir casusluk faaliyetiydi. Dolaştıkları coğrafyanın dilini özellikle Arapçayı çok iyi tekellüm eyleyen (konuşabilen) bu çakma mühtedi dervişlere, bütün kapılar ardına kadar açıldı, çakma dervişlerin arkalarında saf tutup namaz kıldılar, fetva sordular. Cahil devlet adamları ve halk, en mahrem sırlarını bu derviş görünümlü sözde hidayete ermiş mühtedi müsveddeleriyle paylaştılar. Hemen her İslam ülkesinin bir Lawrens hikâyesi vardır. Hepsi, İngiliz değildir, etki altında oldukları veya sömürgeleştiren ülkeye göre Alman, Belçikalı, Hollandalı, Fransız, Amerikalı veya Rus olabilir. (Bkz. http://www.kafkassam.com/abdde-ilk-musluman-kadin-yargicin-supheli-olumu.html )
Erkeğin kadına zaafı ya da farklı cinsel tercihler istihbarat servislerince kullanabiliyor. Örneğin İngilizlerin, İstanbul merkezli eşcinsel örgütlerle yakın temasta olduğunu biliyor musunuz? Osmanlı imparatorluğunun Ortadoğu’dan süpürülmesinde görevli, Arabistanlı Lawrence olarak bilinen, tam bir Türk düşmanı olan Thomas Edward Lawrence yani bu ünlü casus eşcinseldir. Arap çöllerinde Türklerin Araplar tarafından arkadan hançerlenmesini, binlercesinin çöllerde yok olmasını sağlayan Lawrence, hatıratında şahsının cinsel tercihiyle ilgili ayrıntılı malumatı esirgemez. Osmanlıya ihanet eden Hicaz Araplarının İngiliz altınlarıyla kendilerinden geçen hain şeyhleri, çarpık bacaklı casusun arkasında saf tutunca, Fahrettin Paşa’nın destansı direnişine rağmen Osmanlı askerleri için geri çekilmekten başka çıkar yol kalmaz. İngilizler dünya çapında Eşcinselliğin koruyuculuğu biliniyor. Birleşik Krallık diğer ülkelerin özellikle Asya ülkelerine meşhur eşcinsellerini göndererek, sözde eşcinsellik haklarının savunuculuğunu üstleniyor. Bu çerçevede dünyaca ünlü sanatçı Elton John, Moskova ziyareti sırasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşerek Rusya’daki eşcinsel hakları konuşmak niyetinde olduğunu açıklamıştı. İngilizler eşcinsellik üzerinden Türkiye’de de faal.

İnsan kaynaklarını, LGBT kıtalarından devşiriyorlar. İngiltere Başkonsolosu Leigh Turner, Haziran 2014’te İstanbul’da da düzenlenen Onur Yürüyüşleri ve LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel, trans) mücadelesine destek veren bir yazı kaleme almış, Birleşik Krallık’ın eşcinsellerin yanında olduğunu belirtmişti. Bununla da yetinmemiş, İngiltere Konsolosluğu’nun twitter’daki adresinden yayınlanan mesajda, İngiliz bayrağının altında eşcinselleri temsil eden gökkuşağı bayrağının dalgalandığı bir fotoğrafla birlikte, “Bugün Taksim’de gerçekleşecek LGBT onur yürüyüşünü @UKinTurkey olarak destekliyoruz” denilmişti. İngilizlerden neyim eksik diye düşünen ABD İstanbul Konsolosu Charles Hunter’de, “Eşcinselim ve LGBTİ’nin onur haftasında ben de varım” açıklamasında bulunmuştu. Rakamlar resmi olarak bilinmese de Türkiye’ye yılda yaklaşık 300 bin LGBT turistin geldiği tahmin ediliyor. Lezbiyen ve gay turizm pazarı konusunda araştırmaları ile tanınan Spartacus şirketinin araştırmasına göre Türkiye; gay turizmi olarak adlandırılan gay, lezbiyen, biseksüel ve transgender bireylere yönelik turizm konusunda 138 ülke arasında 90’ncı sırada. Anlaşılan amaçları Türkiye’nin genleri ile oynamak. (Bkz. http://www.timeturk.com/tr/makale/omur-celikdonmez/ingilizler-escinselleri-neden-orgutluyor.html )

Amerikalılarda bu konuda İngilizlerden çok şey öğrenmiş. İstihbarat için yapmayacakları yok, eşcinselde oluyorlar, teröristlerin altına da yatıyorlar. Her şey Amerikan rüyasının devamı Amerikan emperyalizminin soluklanması için. Amerikan basını olmasa İslam ülkelerinde veya sözde İslami örgütlerin içinde fink atan ABDli casuslarını öğrenemeyiz. Geçtiğimiz günlerde ABD Federal Soruşturma Bürosu’nda (FBI) görevli Daniela Greene adlı kadının Suriye’ye giderek DEAŞ’lı terörist ile evlendiği ortaya çıktı. FBI çalışanı Daniela Greene’ne Alman asıllı olan ve DEAŞ’ın üst düzey komutanları arasında bulunan Denis Cuspert’le ilgili araştırma görevi verildi. Gizli seviyede çevirmen olan FBI ajanı senaryo gereği daha sonra araştırdığı DEAŞ’lı teröriste âşık oldu ve Suriye’de evlendi. Ancak FBI çalışanı Daniela Greene; zaten evliydi ve kocası Amerikan ordusunda rütbeli bir askerdi. Daniela Greene yurt dışına çıkarken kocasına ve yurtdışı seyahat izin belgesine Almanya’nın Münih kentinde bulunan ailesini ziyaret edeceğini belirtti. (Bkz. http://www.independent.co.uk/news/world/americas/us-politics/fbi-agent-married-isis-fighter-regrets-syria-returns-cnn-interview-a7712436.html )

Bazı iddialara göre, FBI’nın bu geziden ve amacından haberi vardı çünkü FBI tercümanı, çalıştığı istihbarat kurumunun bilgisi ve yönlendirmesiyle çok gizli bir güvenlik izni düzenleyerek Suriye’ye kaçtı ve soruşturma görevini üstlendiği İslam Devleti (DAEŞ/IŞİD) savaşçısıyla evlendi. Suriye’ye gitmek için Almanya’da Air Canada uçağına bindi ve İstanbul’a indi. İstanbul’daki ajanları aracılığı ile Suriye’de Ebu Talha el-Almani adıyla bilinen Denis Cuspert’le irtibat kurdu. FBI ajanlarının yardımıyla Türkiye’nin Suriye sınırından geçti. Almanya’da “Deso Dogg” adıyla tanınan eski rap’çi Denis Mamadou Gerhard Cuspert yani saf Müslümanları kandırmak için kullandığı Ebu Talha el-Almani adıyla bilinen terörist casusla evlendi. Daniela Greene mahkeme kayıtlarına göre “FBI tarafından istihdam edildiğini ve FBI’ın faaliyetleri hakkında açık bir soruşturma başlattığını” söylemiş.

Daniela Greene’ın Suriye’de evlendiği Alman vatandaşı görünümlü Amerikan casusu Denis Cuspert’in görevi, Avrupalı militanları terör grubuna katılmaya ikna etmek. Kafa kesme görüntüleri var. ABD istihbaratı; FBI çalışanı Daniela Greene ile evlendirdiği Denis Mamadou Gerhard Cuspert sözde Müslüman ismiyle Ebu Talha el-Almani Almani’nin örgüt içindeki faaliyetlerini, bilgi sızdırmasını, yönlendirmesini, dünya kamuoyunun ve sahada faaliyet gösteren diğer ülkelerin istihbarat servislerinden saklama için, 2015’te hava saldırısında öldürüldüğünü açıkladı. Ancak Pentagon daha sonra iddiasını geri aldı. (Bkz. https://news.vice.com/story/fbi-translator-daniela-greene-married-the-isis-fighter-she-was-supposed-to-be-investigating )

Federal Soruşturma Bürosu’na (FBI) eşi Denis Cuspert ile ilgili çok sayıda yalan bilgi verdiği de ortaya çıkan Greene’nin, pişman olarak ülkesine döndüğünde yargılandı. Federal mahkeme, FBI çalışanı Daniela Greene’ı 2014’te iki yıl hapis cezasına çarptırıldı.FBI çalışanı, DEAŞ militanına düzenlenen hava saldırısının hemen ardından serbest bırakıldı. İddialarla ilgili açıklama yapan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) konuyla ilgili “Güvenlik açıklarını belirlemek ve azaltmak için gerekli adımlar atılıyor” ifadelerini kullandı. Fordham Üniversitesi’nin yayınladığı bir analize göre, DEAŞ davalarından yargılanan Amerikalılar ortalama 13.5 yıl hapse mahkum edilirken Daniela Greene’ın 2014’te iki yıl hapisle yırtması dikkat çekiyor. Tabi ki o hapis cezası gerçekten verildiyse?

Kim bu 38 yaşındaki FBI çalışanı Daniela Greene? Çekoslovakya doğumlu, Çek asıllı ailesi Almanya’da ikamet ediyor. Almanya’da yetişmiş. Birleşik Devletlerde yaşıyor Halen, eğer doğruysa otel salonunda hostes olarak çalışıyor. Öncesinde “Oklahoma’daki Cameron Üniversitesi’nde daha sonra Clemson Üniversitesi’nde lisansüstü eğitim gördü ve tarih bölümünde Yüksek Lisans yaptı. Almanca dilindeki becerileri FBI’ın dikkatini çekti ve güvenilir bir çalışanı oldu. (Bkz. http://heavy.com/news/2017/05/daniela-greene-isis-denis-cuspert-deso-dogg-photos/ ) Akıcı Almanca konuşan ve yazan Greene’ın, FBI tarafından sözleşmeli bir dilbilimci olarak işe alınma tarihi 2011. FBI’da bir dilbilimci olarak işe yerleştikten üç yıl sonra Ocak 2014’te Detroit bürosuna atandı. Son görevi Cuspert’le bağlantı kurmak olarak belirlendi. Indianapolis’teki FBI müfettişine verdiği ifadede 11 Haziran 2014’te ailesini ziyaret etmek üzere Almanya’ya gittiğini söyledi. (Bkz. http://nypost.com/2017/05/01/fbi-translator-married-isis-terrorist-she-was-supposed-to-investigate-report/ )

Uzun lafın kısası her gördüğümüz sakallıyı dedemiz her gördüğümüz çarşaflıyı ebemiz sanmaya devam edersek olacağı bu! Ajanlar, casuslar, muhbirler aramızda cirit atar haberimiz olmaz! İnsanları Allahla aldatanları derin hoca sanırız, birilerinin sözde evlendiği kadınları cihat etmeye gelen mücahide görürüz. Böyle giderse zor akıllanırız vesselam! Bu eşeğe daha çok semer vuran olur!

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar