İran-ABŞ qarşıdurması: Regionda daha bir Suriyanın yaranma ehtimalı var?

Thomas de Waal: Karabakh peace process needs shaking up – but not too much

Rus tiyatro eleştirmeni: Dostoyevski’yi okuyanlar cinayetler işledi

Eyy Mark Mobius Türkiye’den gelebilecek negatif bulaşma riski Dünya para piyasasını nasıl etkiler?

ABD Nasıl Yönetiliyor?

Gündem 13 Mart 2018
93


ABD’nin Yeni Dışişleri Bakanı CIA Başkanı Mike Popeo, Tillerson görevden alındığını twitter’dan öğrendiğini söyledi.
ABD Başkanı Trump, Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ı görevden aldı. ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı CIA Başkanı Mike Pompeo. CIA Başkanı ise CIA Başkan Yardımcısı Gina Haspel. Son yıllarda CIA, ABD dış politika yapım sürecinde en önemli aktör konumuna yükseldi. CIA ABD dış politika inşa sürecine bilgi sağlayan bir istihbarat örgütü olmanın ötesine çoktan geçmişti. Bu değişiklik ile CIA; ABD dış politika mekanizmasına tamamıyla hakim oldu. Bu demek oluyor ki ABD’nin başta Suriye olmak üzere bölgemizdeki politikaları CIA eksenli olarak şekillenecek!
Yapılan bu değişiklik ile birlikte Trump’ın ekibinde şahin nitelikli asker sayısı da artmış oldu. Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Savunma Bakanı James Mattis, Ulusal Güvenlik Danışmanı H.R. McMaster hepsi birer asker ve bu asker-diplomatların geçmişlerine bakıldığında Türkiye’ye ilişkin olumlu bir görüşlerinin de bulunmadığı görülecektir. Özellikle Ortadoğu meselelerinde ve özellikle PKK/YPG/PYD konularında bu ekibin Türkiye karşıtı bir tutumu olduğu açık olarak görülüyor. Son Tillerson ziyaretinde Türkiye ile ABD arasında ilişkileri devam ettirmek yönünde bir irade beyanı olmuştu. Bunun bir sonucu olarak Türk ve Amerikan heyetleri arasında görüşmeler de başlamış ve Dışişleri Bakanı Mevlit Çavuşoğlu da bu kapsamda Tillerson ile bu hafta bir görüşme gerçekleştirecekti. Devlet işlerinde devamlılığın esas olduğunu bilse de Çavuşoğlu’nun yeni dışişleri bakanı ile nasıl bir diyalog geliştireceği de önemi bir konu olarak karşımızda duruyor. CAI’in Suriye ve özellikle PKK/PYD/PKK konularındaki tutumu belli iken CIA Başkanının ABD Dışişleri Bakanı olarak atanması Türkiye açısından iyi bir gelişme olarak görülemez. Bununla birlikte birçok danışman ve bakanını değiştiren Başkan Trump’ın ABD’yi nasıl yönettiği de açık bir şekilde ortaya çıkmış durumda. Yeni dışişleri bakanı ve yeni CIA başkanı ile birlikte ABD dış politikasının daha da CIA eksenine kaydığını söyleyebiliriz. CIA’in bölgemizdeki icraatları da malum iken bütün eksikliklerine rağmen Tillerson’ın yapıcı yaklaşımını yeni dışişleri bakanından beklemek zor görünüyor.
Hem yeni dışişleri bakanı hem de yeni CIA başkanı ilginç kariyerlere sahipler. Yeni CIA başkanı istihbarat kökenli ve en son CIA başkan yardımcılığı görevinde bulundu. CIA’in Tayland hapishanelerinin başındaydı. İşkenceci olarak bilinen Gina Haspel CIA’in ilk kadın başkanı. Cumhuriyetçi Parti içerisindeki muhafazakar Çay Partisi hareketinden gelen eski kongre üyesi Pompeo, boğulma hissi veren su işkencesine desteği ve kürtaj karşıtı görüşleri ile gündeme gelmişti. Eski bir asker olan Pompeo, ABD Kara Kuvvetleri’ne subay yetiştiren West Point’teki Askeri Akademi’den 1986 yılında sınıf birincisi olarak mezun oldu. Harvard Üniversitesi’nde hukuk fakültesinden mezun oldu. Mike Pompeo’nun Temsilciler Meclisi’ndeki kişisel sayfasında yer alan bilgilere göre eski CIA Başkanı, Berlin Duvarı yıkılmadan önce Demir Perde’nin devriyesinden sorumlu birlikte görev yaptı. Pompeo, 2010 yılında Kansas eyaletinden Temsilciler Meclisi’ne girdi. İran ile yapılan nükleer anlaşmaya karşı çıkan Pompeo, 15 Temmuz darbe girişiminin ertesi günü Twitter’da Türkiye’yi “totaliter İslamcı diktatörlük” olarak tanımlamıştı. “Erdoğan hükümetinin anca İran yönetimi kadar demokratik olduğu” ifadelerini de kullanan Pompeo daha sonra bu Tweet’ini silmiş ve Twitter hesabını da kapatmıştı. Mike Pompeo’nun 2013 yılında da “İslamcı teröristleri sert bir şekilde eleştirmeyen Müslüman din adamlarının terör saldırılarında suç ortağı olduklarına” yönelik sözleri, Demokratlar ve Müslüman lobi kuruluşları tarafından kınanmıştı. Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın Guantanamo Üssü’nü kapatma planına da karşı çıkan Pompeo, 2013’te cezaevini ziyaret ettikten sonra, açlık grevinde olan mahkumlar hakkında “Bana pek çoğu kilo almış gibi geldi” demişti. Pompeoi su işkencesinin de, “hayati bilgilerin elde edilmesi için” kullanılabileceğini savunmuştu.
İnsan hakları kuruluşları ABD Senatosu’na, Pompeo’nun CIA Başkanlığı’nı onaylamama çağrısı yapmıştı. Pompeo, devlete dair gizli belgeleri gazetecilere sızdıran eski Ulusal Güvenlik Kurumu (NSA) çalışanı Edward Snowden’ın “idam edilmesi gereken bir vatan haini” olduğunu düşünüyor.
Trump’ın başkanlık seçimindeki rakibi Demokrat aday Hillary Clinton’a yönelik eleştirileriyle bilinen Pompeo, Clinton’ı 11 Eylül 2012’de Libya’nın Bengazi kentinde ABD Büyükelçiliği’ne düzenlenen saldırının “üzerini örtmekle” suçlamıştı. Mike Pompeo, annenin hayati tehlikesinin bulunması haricinde kürtaja da karşı çıkıyor.
Pompeo, Kongre üyeliği öncesi petrol sahalarına malzeme sağlayan bir firmayı yönetiyordu ve karbon salımını azaltmaya çalışan ABD Çevre Koruma Ajansı’nı da eleştiriyordu. ABD’de CIA Başkanlığı için geleneksel olarak partiler dışı bir isim belirliyordu. Mike Pompeo’nun CAI Başkanlığı, Cumhuriyetçi bir kongre üyesi olması nedeniyle tartışma yaratmıştı.
İngiliz Guardian gazetesi ise Pompeo’nun Trump’ı da eleştirmekten çekinmediğini, Trump’ın kadınları rızaları dışında elle taciz ettiğine ve öptüğüne ilişkin bir kayıt ortaya çıktığında bunun “korkunç, saldırgan ve savunulamaz” olduğunu söylediğini yazdı.
Mike Pompeo, Senato’da Kongre üyelerinin sorularını yanıtlarken, Rusya’nın ABD’de Başkanlık seçimlerine müdahale ettiğine ilişkin istihbarat bulgularının “akla yatkın” olduğunu söylemişti.

Dr.Ufuk Cerrah Kafkassam uzmanı

Yorumlar