Şimdi yükleniyor

SERDAR BOZDOĞAN: MEKSİKA KARTELLERİ, YENİ NESİL ORGANİZE SUÇ AĞLARI VE DEĞİŞİMCİLERLE DEĞİŞEN CHP İLE TÜRKİYE’NİN KADERİ

Meksika’da olağanüstü güvenlik önlemleri ile dünya gündemine oturan güvenlik güçleri ve mafya çatışması yeni dünya düzeninde “Yeni Nesil Organize Suç Oluşumları” olarak ele alınması geleceğin huzur ve güvenliği için önem teşkil ediyor.

Bir devlet sistemi mafya oluşumlarıyla doğru orantı da hareket ederek mücadele yöntemini geliştirdiği sürece muktedir olan güç her zaman otoriteyi ayakta tutar. Aksi takdirde ayaklar baş olduğu zaman baş olan ayak gerçek başa her zaman bela olur.

Söz konusu Meksika olduğu için El Mencho’nun sonunu sevgilisi getirmedi, o sadece yoldan çıkardı, dikkat dağıttı, hedef değişimine neden oldu. Serap buhranına sokarak El Mencho’nun sami’mi olan duygularını köreltti, aile değerlerini sarstı, kader birlikteliği olan arkadaşlarını sırtımdan hancerletti, kamu kurum ve kuruluşları ile arabulucu rolünde bir çok işlere dahil olup servet elde etti, önce arabayı değiştirdi sonra eşini aldattı, atasına küfür ederek ihanet etti, günün sonunda o da kendi kazdığı kuyuya düştü ve toprak oldu.

Aslında El Mencho’nun sonunu iradesizliği ve güçlü gibi görünürken zayıflığı getirdi. Nitekim bu hususta boşluğu belliki El Yogurt başa geçecek gibi görünüyor. Nitekim ölen öldüğü ile kalıyor düzen devam ediyor Meksika’da. Ama enguzeli aksiyon esliginde lokantada yemek yemek dizi ve filim edasında aksiyonun zirve noktasına bir serüveni sıra dursun Türk dönercileri her yerde bayrağı göklere çıkarıyor. Bu arada Meksika’da lokanta veya restorant yatırım tavsiyesi niteliğinde degildir.

Ayrıca Cüneyt Özdemir’in Meksika olayını abartması normal çünkü savaş muhabiri olarak gelişen birisi olduğu için aksiyon pazarlamak güzeldir. Olaya Meksika’dan baktığımızda abartıldığı kadar bir şey yok deniyor. Arada sırada oluyormuş böyle 3 ile 5 gün çatışma devam ediyor ve bitiyormuş. Ama Gazze’de savaş devam ediyor sadece belirli evrelerde bir kaç gün duruyor fakat orda devlet ve mafya değil özgürlükcüler ve katliyamcılar arasında bir süreç vardı.

Konumuza dönecek olursak Meksika’dan baktığımızda görünen bir tarafa dursun Türkiye’nin jeo-stratejik konumunun farkında olan yabancı gizli servislerin aynı zamanda jeo-lojistik üstünlüğünü görünce dünyanın ortasında yer alan Türkiye üzerine hedefleri çok boyutlu değişti. Bu yüzden özellikle 15 Temmuz FETÖ/PDY ihanet süreci ardından yabancı düşünce kuruluşları ve özellikle Türkiye’den giden ve oryantalist olan akademisyenler ile FETÖ/PDY Örgütü firarileri Türkiye üzerine hedeflerini bütüncül yaklaşım içerisinde ele aldılar.

Arnavutluk üzerinden Bakdaşilik devleti diyerek alevilik konusu son derece hassas bir şekilde ele alınırken bu konuda Almanya merkez nokta haline geldi.

Bu yüzden Türkiye’de Alevi ve Bektaşi alanlarında büyük bir boşluk hedeflendi. Nitekim Ekrem İmamoğlu’nun yabancı misyon temsilcilikleri ile yemek tirafigi ardından olay aslında bariz bir casusluk süreci olduğu devam eden davalar, itirafçı beyanları ve ihanetle süre gelen bir durum olduğu aşikar. Rakı balık sefası huzur veriyor gibi olsa da şişede durduğu gibi durmuyor. Demekki Ekrem İmamoğlu’na çok gaz vermişler ki farenin kendisini aslan rolüne koyduğu anlarda zehirlenerek degisimciler grubu ile CHP’nin kurultay sürecine hile katarak sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı bir seçim darbesi planlamışlar.

Nitekim değişimciler grubu merhum Kamer Genç mezarında sarf etmiş olduğu alkol ile alay videosu Türk siyasetine kara bir leke olarak geçmiştir. Devam eden CHP kurultayı kumpasa itiraz dava süreci eğer Mutlak Butlan ile sonuçlanırsa öndergillerin kurduğu degisimciler halkı sokağa dökeceğini sanıyor. Özgür Özel’in yaptığı miting süreçlerinde polis gücü hiç bir olaya ve provokasyona fırsat vermiyor.

Ama halk herşeyi görüyor ve biliyor.

Özgür Özel’in ve bazı yeni kurulan mini partilerin ülkede ekonomik kriz var havasında tavan dövmesi bir kara-propaganda örneğidir. Ekrem İmamoğlu’nun usulsüzlük ile birlikte organize oluşumdan ceza evinde olmasını tüm dünyaya özgürlük kısıtlanıyor diyerek yaygara koparanlar, turizm sektörüne baltayı vuranlar değil mi?

Seçilmiş İstanbul belediye başkanına karşı otoriter güç uygulanıyor derken İstanbul merkezli diğer belediyelerde meydana gelen yolsuzluk süreçlerini gölgeleyen aynı zihniyet değil mi? Olmayan seçimle erkenden usulsüzlük sürecinden yırtmak için Cumhurbaşkanı adayı gösterilen Ekrem İmamoğlu’nun siyasi kariyerine engel koyuyorlar diyerek Özgür Özel’in Avrupa ülkelerine Türkiye’yi şikayet etmesi bir acizlik olduğu kadar vatana ihanet olarak ele alınmalıdır.

Buna destek veren bazı mini partilerin ekranda boy uzatma yarışı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekasına büyük bir engel değil mi?

Nitekim tüm bu süreçler ardından azalan turistik seyahatler, düşen ihracat, yükselen ithalat dengeleri yanı sıra KKTC, Suriye, Irak, İran ve Gazze’de devam eden kriz anları, arabuluculuğunu Türkiye’nin yaptığı Ukrayna ve Rusya savaş süreci dururken Ekrem İmamoğlu’na kim gaz verdiyse aslında krizin asıl suçlusu o değil mi?

Bir ülkenin istikrarını sarsmak için yabancı gizli servislerin asıl hedefi o ülkede hükümete yön veren iktidar değildir. Ana muhalefettir. Çünkü ana muhalefet her zaman iktidarın gidişatına yön verir. Nitelikli bir ana muhalefet Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin el firenidir. Bir arabanın el fireni bozuk olursa o arabanın markasının önemi yoktur, kaza yapma kacinilmaz bir süreçtir.

CHP’nin degisimciler ile değişik hallere girmesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin beka sorunudur. Bu konu bariz bir milli güvenlik konusudur. Bir belediye başkanı genel başkan yardımcısına gönderme yapması, genel başkan yardımcısının susması gibi hadiselerden geçiyoruz.

Bilindiği üzere Bolu Belediye Başkanı CHP’li Tanju Özcan, partisinin Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nu isim vermeden hedef alıp, “Çok boş konuşuyorsun” dedi. Özcan’ın paylaşımında Tanrıkulu’na hitaben, ‘TR705’ ifadesini kullanması dikkat çekti. Tanrıkulu’nun bu kod ile Amerikan İstihbaratı’nın (CIA) ajanı olduğu iddia edilmişti.Tanrıkulu, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da genel başkan yardımcısı olmasına rağmen değişimciler ile öndergillerin arasında nasıl bir hesap oldu? Misal karakterli bir siyasetçi kumpasa maruz kalan bir genel başkana darbe yapanlar ile neden birlikte yol yürür?

CHP’den ayrılan ve disiplin ile uzaklaştırılan kişiler bugün CHP’de yeniden boy gösterirken ortaya koydukları propaganda CHP menfatine veya ülke hayrına değil bilakis kendi egoist düşünceleri için sarf edilen eylemlerdir. Burada eleştiriler mevcut hükümete değil bilakis Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nedir.

Türkiye’nin Meksika’da olduğu gibi bir sürece girmesini hayal edenler ozellikle son 10 sene hep mafya dizileri yaparak neyi hedefliyorlar? Mafya dizilerinde oynayan artislerin gerçek hayatta oynadığı role bürünmesi nasıl bir psikoloji?

Tüm bu reel gercekleri görmezden gelerek elime iki evrak ulaştı diyen Özgür Özel’in CHP’nin Kocaeli mitinginde “Babanın malını vermiyorsan bu milletin malını da veremezsin” derken 2023 CHP kurultayında şaibe ile genel müdür olan sanki benim.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kadim medeniyetlerden gelen devlet gelenegi hiç bir sürece kayıtsız kalmaz. Merhum Kamer Genç mezarında rakı sefası ile anma töreni yapan değişiklerin ne olduğu belli olmayan rotalarına ve vizyonsuz zihinlerine bu ülkenin geleceği, gençleri, toprağı, taşı, havası, suyu ve hatta gübresi dahi emanet edilmez.

Ey CHP’liler oyunun farkına varın. Sizi partinize olan sadakat bağı ile sınıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi’nin de kurucusudur. Atatürk’ün gençliğe hitabesi şuan değişimciler grubunun içinde bulunduğu “gaflet, delalet..” süreçlerini harfiyen ele almaktadır. Nitekim ufku aydın bir lider olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Gençliğe Hitabesi” bugün CHP gençliğine büyük bir mirastır. Gereğini hak ve adalet nezdinde vakti geldigide onlar yapmalıdır.

Özgür Özel’in çıkıp yabancı gizli servislerin ekmeğine yağ sürer gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Dışişleri Bakanına “Tiktokcu” diyerek miting yaparken Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Dışişleri Bakanı benim bir davam var diyerek Suriye’ de terörle mücadele ediyor, Irak’ ta teröre engel oluyor, İran’da ABD’nin saldırısına mani olmak için Türkiye’nin geleceği için “Güvenlik Diplomasi” eşliğinde gayret sarf ederek başarı elde ediyor. Özgür Özel’de yurt ortamından hatıra kalan King oyunu ile küsmesin diye arkadaşları tarafından şampiyon olmasını bir yıl kutlayarak geçirerdigi günümüzde yüce Türk adaletinin “Mutlak Butlan” kararı ile uyanması aslında CHP’de büyük bir temizliğin habercisi olacaktır.

Ey vatanını, milletini, dinini, devletini seven CHP seçmeni oyuna gelmeyin, Türkiye’yi Meksika gibi kartel “Yeni Nesil Organize Suç Oluşumları” tezgahlarına yem etmeyin. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi güçlü bir hareket kabiliyetine sahiptir. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kadim kodlarını bozacak değişik hallere fırsat vermez.Siz siz olun, ayık olun. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde CHP iktidarı bu kafa ile değişikler yüzünden olmaz olamaz. Önce CHP’ de iktidar olarak CHP’nin değiştirilmek istenen kodlarına sahip olun.

Bazı değişiklikler CHP’ de söz sahibi oldum sanarak Venezuela devlet başkanınin ABD tarafından esir alınması sürecinde Türk Dış Politikasında Dışişleri Bakanlığı gereğinde demokrasiyi temsil etmedi derken “Yankı” uyandırmaya çalıştıkları evrede biriside çıkıp 2023 CHP kurultayı döneminde Ekrem İmamoğlu’nun öndergilliğinde değişikler ile sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na kumpas kurulmasına bu yanlıştir dememesinin karşılığında genel merkezde koltuk kapma yarışına girmesi ayıp bir durumdur.

Bu yüzden önce iğne kendinize batsın sonra çuvaldız başkalarına. Adalet mülkün temelidir ama mülk kimsenin tekeli değildir. Hiç bir gizli servis, gizli servis etkisinde reklam ajansı, düşünce kuruluşları, etki ajanları ve “çantacı siyasi kostebekler” üzerinden Türkiye’ye operasyon çekemezsiniz.

Kim bu ülkenin emaneti olan değerlerden maddi veya manevi ne aldıysa koysun kimsenin hırsızlığı ve haksızlığı yanına kâr kalmaz. Anlaşmalara sadık olun, borçlarınızı ödeyin, kimsenin zamanını meşgul etmeyin. Borçsuz bir şekilde hak olan hakkı hak sahibine teslim edin. Aksi takdirde haksızlık, adaletsizlik, hukuksuzluk sizi mahcup eder. Bu yuzden siz siz olan rotanız doğru, ufkunuz aydın, uykunuz ferah, uydunuz TÜRKSAT olsun. MASAK raporlarına baktığımız zaman tane tane isimleri olan adına gazeteci denen kişilerin sözleri abesle iştigaldir, para ile kalemini traş edenin defteri hamurdan değil çamurdan olur.

Öte yandan CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin açılan ceza davasında üçüncü duruşma görüldü. Duruşmada tanıkların, kurultay öncesi oy karşılığı para teklifi iddialarını, “duydum”, “söyledi”, “biliyorum” diyerek beyan etmeleri, sanık avukatlarının tepkisini çeksede gerçek gerçektir. Dava, 1 Nisan’a ertelendi.

Diğer yandan İstanbul’daki ağır ceza mahkemesinde davanın İBB dosyasıyla birleşmesi için mahkeme karar verecek. İBB dosyası ile birleşen CHP kurultay şaibesi davası emsaline rastlanmamış bir oluşumun gerçek yüzünü ortaya çıkartacak. Nitekim 2026 yılında 1 Nisan cemresi ile başlayan süreç 25 Nisan hamlesiyle nihayete erecek. Mutlak adalet bir sistemin temel direği olan düzeni korur ve hak ettiği yere iade eder.

Yorum gönder