Şimdi yükleniyor

Kamila Duisen: “Barış Konseyi” Geçici Bir İttifaka Daha Çok Benziyor

Şu anda dünyadaki siyasi düzen değişiyor. Büyük devletlerin birbirine olan güveni azaldıkça ve eski uluslararası örgütlerin etkisi zayıfladıkça, onların yerini alabilecek yeni müzakere platformları ve girişimler ortaya çıkmaya başladı. Bunlardan biri de Donald Trump tarafından kurulan “Barış Konseyi”. Bu yapı gerçekten küresel güvenlik sistemine bir alternatif mi, yoksa sadece geçiş döneminin siyasi bir aracı mı? Kazakistan için önemi nedir?
Siyaset bilimci Janat Momynkulov, konuyu sadece resmi diplomasi açısından değil, dünya mimarisinin değişimi olarak değerlendiriyor.
BM’ye Bir Alternatif Var mı?
Janat Momynkulov, uluslararası örgütlerin tarihine bakarak duygusallıktan ziyade derin bir analize davet ediyor.
> “Tarihsel olarak, bu tür büyük uluslararası örgütler savaşlar ve krizlerden sonra ortaya çıkar. Örneğin, Milletler Cemiyeti Birinci Dünya Savaşı’nın sonuçlarına göre kurulsa da, etkili bir güvenlik mekanizması olamadığı için zayıfladı ve sonunda dağıldı. Onun yerine İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra BM kuruldu ve bugüne kadar küresel güvenlik mimarisinin merkezi oldu. Ancak son yıllarda BM Güvenlik Konseyi’ndeki veto hakkı, büyük güçlerin çatışması ve kararların uygulanmaması gibi sorunlar etkinliğini tartışmaya açtı,” diyor Momynkulov.
>
Uzmana göre bu eleştiriler yeni formatlara olan talebi doğurdu. Ancak bu, otomatik olarak BM’nin yerini alacak bir yapının ortaya çıktığı anlamına gelmiyor.
“Bu açıdan, ‘Barış Konseyi’nin BM’nin yerini alacağını söylemek şimdilik yersiz. Trump’ın örgütü kurumsal olarak onaylanmış, evrensel olarak tanınmış bir örgüt değil. Aksine, mevcut belirli bir siyasi konjonktürde ortaya çıkmış ve Trump’ın nüfuzuna dayalı diplomatik bir alternatif platform veya geçici bir ittifak karakterine daha çok benziyor,” diye ekliyor siyaset bilimci.
Yani bu yapı, küresel yönetim sistemini kökten değiştiremez; sadece siyasi-diplomatik bir deneyim olabilir. Onun kaderi de büyük güçlerin tutumuna bağlıdır.
Büyük Oyuncular Neden Temkinli?
Yeni yapıların öncelikle meşruiyete ihtiyacı vardır ve bu bir günde oluşmaz. Momynkulov’a göre, uluslararası sistemde bir kurumun yasal olarak tanınması belirleyici bir faktördür.
“BM yapısı, özellikle Güvenlik Konseyi’ndeki daimi üyelerin veto hakkı, büyük devletlere ayrıcalık tanıyor. Bu nedenle yeni formatlara katılmak her zaman onların stratejik çıkarlarına uymayabilir. Yeni bir yapıya katılmak, nüfuz paylaşımı demektir,” diyor Janat Bey.
Uzmana göre asıl mesele bu; çünkü her yeni platform jeopolitik nüfuz dengesini yeniden dağıtmaya çalışır. Büyük güçler ise mevcut siyasi ağırlıklarını kaybetmek istemezler.
Kazakistan’ın Adımı Hesaplı mı?
Siyaset bilimci, “Kazakistan neden bu girişime katıldı?” sorusuna da yanıt verdi. Bu kararı, çok vektörlü politikanın bir devamı olarak değerlendiriyor.
“Kazakistan, geleneksel çok vektörlü dış politika tutumuna uygun olarak, farklı jeopolitik merkezlerle dengeli ilişkiler kurma fırsatını kullanıyor. Cumhurbaşkanı Tokayev’in bu beklenmedik adımını bir uzman olarak destekliyorum. Eğer ‘Barış Konseyi’ uluslararası düzeyde belirli bir etkiye sahip olursa, katılım Kazakistan’a birkaç avantaj sağlayabilir,” diyor uzman.
Ona göre bu tür platformlara katılım, Kazakistan’ın uluslararası özne olma özelliğini güçlendirir:
* Diplomatik Ağırlık: Aktif bir arabulucu ve dengeli bir katılımcı olmak, Kazakistan gibi küçük ve orta ölçekli güçlerin müzakere masasındaki ağırlığını artırır.
* Stratejik Prestij: Diyalog platformlarını destekleyerek ülkenin dünyadaki tanınırlığı artar.
* Manevra Alanı: Stratejik dengeyi korumak amacıyla ABD girişimlerine katılmak, Astana’ya Çin ve Rusya ile ilişkilerinde ek bir manevra alanı sağlar.
Ekonomik Boyut
Qazaq Expert Club uzmanı Alla Kislova, girişimin ekonomik sonuçlarına dikkat çekiyor. Kazakistan’ın 2026’da Konsey çalışmalarına katılmasının sadece sembolik değil, somut bir katkı olduğunu belirtiyor.
“Gelecekte doğrudan yabancı yatırımların ana kısmı madencilik, ulaşım ve lojistik sektörlerine yönelecek. Ayrıca altyapı projeleri, uçak sayısının artırılması ve servis merkezlerinin geliştirilmesi öncelikli olacak,” diyen Kislova, Barış Konseyi çerçevesinde alınacak kararların ekonomik güvenliği doğrudan etkileyeceğini vurguluyor.
Cumhurbaşkanlığına bağlı Kazakistan Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (KISI) uzmanı Ainur Tukumova ise, Kazakistan’ın bu girişime olan ilgisinin dış politikadaki istikrarlı tutumundan kaynaklandığını belirtti. Tukumova’ya göre Barış Konseyi, Gazze Şeridi’ndeki çatışmayı durdurmaya yönelik kapsamlı bir planın parçası ve Kazakistan burada arabuluculuk tecrübesini sunabilir.

Yorum gönder