Şimdi yükleniyor

Narendra Modi: Hindistan’ın “şimdi ve gelecekte” İsrail’in yanında kararlılıkla durduğunu vurguladı

Narendra Modi, Knesset’te yaptığı konuşmada Hindistan’ın “şimdi ve gelecekte” İsrail’in yanında kararlılıkla durduğunu vurguladı. Hindistan lideri, stratejik ilişkilerin ve Başbakan Benjamin Netanyahu ile olan kişisel bağının gücünü göstermek amacıyla İsrail’i ziyaret etti ve tarihi konuşmasında İsrail’i “barbarlığa karşı koruyucu bir duvar” olarak nitelendirdi.

Kudüs’teki Knesset’te Modi onuruna düzenlenen özel oturumda konuşan Hindistan Başbakanı, ülkesinin Yahudi devletiyle dayanışmasının sarsılmaz olduğunu belirtti. Bu konuşma, bir Hint liderin İsrail parlamentosuna ilk hitabı olarak kayda geçti.

Modi ve Netanyahu, İslamcı terörizmle mücadelede iş birliğini derinleştirme sözü verirken, iki lider arasındaki güçlü kişisel ilişki de dikkat çekti. Uzun yıllardır görevde olan iki başbakanın yakınlığı, on yıllardır istikrarlı biçimde gelişen stratejik ortaklığın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Netanyahu, Modi’nin ziyareti öncesinde yaptığı açıklamada Hindistan ve İsrail’in “aşırı İslamcılığa karşı demir gibi sağlam bir ittifak” kuracağını söyledi. Ayrıca ABD destekli IMEC ulaşım projesine atıfta bulunarak, Hindistan’ı Orta Doğu üzerinden deniz ve demiryolu hatlarıyla Avrupa’ya bağlamayı amaçlayan bu girişimin ancak istikrarlı ülkeler üzerinden hayata geçirilebileceğini belirtti.

Netanyahu son dönemde yeni bir bölgesel ittifak kurulması fikrini sıkça dile getiriyor. Shin Bet yetkililerine yaptığı konuşmada, İsrail’in İran ve Müslüman Kardeşler eksenine karşı geniş çaplı bir bölgesel iş birliği ağı oluşturmak için çalıştığını ifade etti.

Modi ise Knesset’te yaptığı konuşmada, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın gerçekleştirdiği saldırıya atıfta bulunarak, “Ya cihatçı kötülük ekseni bizi yıkacak ya da biz onu yıkacağız” dedi. Hamas’ın saldırılarında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyen Modi, Hindistan’ın İsrail’e verdiği desteğin ahlaki bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Netanyahu da Modi’ye, saldırı sonrası verdiği açık ve kararlı destek için teşekkür ederek, Hindistan’ın Yahudi topluluklarına tarih boyunca gösterdiği hoşgörüye dikkat çekti.

Modi ayrıca, Donald Trump yönetiminin Gazze’ye yönelik kapsamlı barış planını desteklediklerini belirtti ve planın Filistin meselesini de kapsayarak kalıcı bir barış vaat ettiğini söyledi. Ancak ateşkes planının ikinci aşamasının uygulanabilirliği konusunda belirsizlik sürüyor. İsrailli yetkililer, Gazze’nin askerden arındırılması ve Hamas’ın silahsızlandırılmasının sahada ciddi zorluklar barındırdığını ifade ediyor.

Modi’nin İsrail ziyareti, iki lider arasındaki kişisel yakınlığı da yeniden gündeme taşıdı. 2017’de İsrail’i ziyaret eden ilk Hint lider olan Modi ile Netanyahu’nun Akdeniz kıyısındaki samimi görüntüleri hafızalara kazınmıştı. Netanyahu, bu dostluğu “cennette yapılmış ve yeryüzünde kutsanmış bir eşleşme” olarak tanımlamıştı.

Knesset’teki oturum sırasında iç siyasete ilişkin gerilimler de yaşandı. Muhalefet milletvekilleri, Yüksek Mahkeme Başkanı Isaac Amit’in oturuma davet edilmemesini protesto ederek salonu terk etti; ancak Modi’nin konuşması sırasında geri dönerek boykotun Hint lideri hedef almadığını vurguladılar. Muhalefet lideri Yair Lapid, Modi’yi Knesset’te karşılayarak iki ülke arasındaki dostluğun önemine dikkat çekti.

Ekonomik ve stratejik iş birliği

Hindistan ile İsrail arasındaki ilişkiler son yıllarda savunma, tarım, bilim, sağlık, bilişim ve telekomünikasyon gibi birçok alanda derinleşti. Hindistan, 3,9 trilyon dolarlık ekonomisiyle dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alıyor ve Çin’in ardından İsrail’in Asya’daki ikinci büyük ticaret ortağı konumunda.

2024 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 5 milyar dolara ulaştı. İsrail, Hindistan’a askeri teçhizat sağlayan en büyük dördüncü ülke konumunda bulunuyor.

Son dönemde iki ülke arasında serbest ticaret anlaşmasına yönelik müzakereler de hız kazandı. Nir Barkat başkanlığındaki heyet 2025’te Yeni Delhi’de temaslarda bulunmuştu. Ancak yabancı iş gücünün anlaşma kapsamına alınması konusunda taraflar arasında görüş ayrılıkları sürüyor.

Buna rağmen Modi ve Netanyahu, ticari ya da siyasi görüş ayrılıklarının stratejik ortaklığın önüne geçmesine izin vermemekte kararlı görünüyor. İki liderin mesajı net: Hindistan-İsrail ittifakı yalnızca mevcut krizlere değil, uzun vadeli bölgesel ve küresel dengelere de odaklanan kalıcı bir ortaklık niteliği taşıyor.

Yorum gönder