Putin Merkel görüşmesi

Interpol tarafından aranan Daşgın Gülmemmedov’u Bakü’de kim hapsettirdi?

Rus uzmandan uyarı: 15 Temmuz tekrarlanabilir

Վարչապետն անվստահություն հայտնեց խորհրդարանին

Klasik sağ zihniyete karşı Erol Güngör çizgisi

Gündem 30 Nisan 2017
465

Geçen haftaki yazımda Erol Güngör’ü anlatmış, “Bu yazıyı Güngör’e selam yazısı kabul edin, devamı gelsin inşallah” demiştim. Dilim döndüğünce devam edeyim.

Erol Güngör, bugünkü düşünce dünyamızı aydınlatan isimlerin başında gelir. Adı ne geçmişte ne de bugün hiçbir çevrede yeterince popüler olmadı ama maalesef en verimli çağında sona eren hayatında akademik yetkinliğini, bilimsel önemini her geçen gün daha iyi fark ettiğimiz birbirinden kıymetli eserler kaleme aldı. Eserleri hem sosyal bilimler literatüründe vaz geçilemez köşe taşları hem de Türk düşüncesi için çok büyük bir derinlik ve zenginlik kaynağı.

***

Bir fikir adamı olarak Erol Güngör’ün çizgisi bize aynı zamanda klasik sağ düşüncenin kendisini bir türlü kurtaramadığı ‘mazinin derinliklerinde kaybolma’ ve bu kaybı kültür sanat ürünlerinde değil de kurumlarda arama alışkanlığına işaret eder. Çünkü sağcı muhafazakârlar değer üretmeden ele geçirilen kurumlar aracılığıyla o değere sahip olunacağını düşünen bir güruh haline gelmiştir. Örneğin milli eğitim bakanlığını ele geçirince tüm eğitim sisteminin baştan aşağı değişeceğini, ‘mazideki güçlü günlere’ dönmek için bunun yeteceğini düşünüyorlar. Kültüre, sanata dair eli yüzü düzgün eserler ortaya koymadan kültür bakanlığını ele geçirerek bir kültür inkişafı yaşanacağına inanıyorlar. Oysa kurumlardan önce var olması gereken estetiktir, sanattır, kültürdür. Yani zihniyettir. Mesele, zihniyet değerlerini yaşatacak olan insanın ortaya çıkarılması olmalıdır.

***

Erol Güngör’ün en önemli kitaplarından birine koyduğu isim: ‘İslam’ın Bugünkü Meseleleri.’ Ona göre İslam dünyasının bugünkü problemleri siyasi ve iktisadi olmaktan çok kültür meselesidir ve İslam’ın uyanışı tam bir kültür hareketi haline dönüştüğü zaman köklü ve kalıcı neticeler doğurabilecektir.

Medeniyetin her şeyden önce bir değerler, inançlar sistemi olduğunu belirten Güngör, kitabın ortasından konuşur: “İslâm, siyasetin arkasında filizlenen bir doktrin değildir. O hedefine tek başına yürür. İslâm davasının asıl yükü fikir adamlarının omuzlarındadır. Müslüman aydınlar, din adamları, âlimler, mütefekkirler, sanatkârlar bu sorumluluğun şuuruna ermelidir. Medeniyeti politikacılar yaratmaz. Medeniyet, âlimlerle sanatkârların işidir.”

Şu tespitler de onun: “İslam, kitaplardan okunan değil, yaşanan bir hakikat olduğu ölçüde kıymet kazanacaktır. Biz onu bir sahabenin, bir velinin veya geçmişteki herhangi bir kahramanın hayatından ziyade kendi hayatımızda görmeliyiz. Bugünün insanı, bugünün problemleri karşısında İslam’la yüz yüze gelmelidir.”

***

Özellikle belirtmekte fayda var: Eserlerinin bilimsel ve akademik anlamdaki önemi bir yana, Erol Güngör ‘bilim kilisesine’ iman etmiş sıradan bir akademisyen değildi, bilim adamı ve entelektüel kimliğinin yanında aynı zamanda milletin irfanını taşıyan Türk dervişlerinin belki de son halkasıydı. Toplumsal olgulara bir bilim adamının soğukkanlılığıyla mümkün olduğunca dışarıdan bakarak yorum ve çözümleme getirirken aynı zamanda şahsi tercihleri ve idealleri itibarıyla bulunduğu yer toplumun dışında veya kıyısında değil, tam göbeğindeydi.

Onun eserleri işte biraz da bu sebeple yalnız Türk düşünce tarihi açısından değil, aynı zamanda günün problemlerini anlayabilmek ve doğru bir şekilde yorumlayabilmek için hâlâ önemini koruyor.

Çünkü her çağın bir ritmi var, her çağ kendine özgü bir karakter taşır. Çağın ritmi yakalanamamışsa değişmeyen, değişmeyecek olan değerleriniz de ondan olumsuz manada etkilenir.

Hoca’ya kulak verelim: “Din değişmediği halde insanların onunla ilgili anlayışları değişiyorsa, o zaman bu değişmenin sebeplerini dinde ve insanlarda değil, fakat onların dışındaki şartlarda aramak gerekir.”
Bu tespit Müslüman toplumların yaklaşık iki yüz yıllık sorunlarını anlamak bakımından önemli bir hareket noktası.

***

Bir de güzel haber: Hoca’nın kitaplarının baskısı yoktu. Oğlu tarafından yeniden yayımlanacakmış.

Rahmetle, sevgiyle.
Bekir Fuat
http://www.karar.com/yazarlar/bekir-fuat/klasik-sag-zihniyete-karsi-erol-gungor-cizgisi-3889

Yorumlar