Ankara Berlin yakınlaşması Alman istihbaratını nasıl vurdu?

Liberman Ermənistana niyə getmədi?

Moskova İsrail’e nasıl karşılık verecek

Министерство Нефти Ирана бросил вызов Американским санкциям

İran seçimleri değişim mi kriz mi

İran 29 Şubat 2016
563

İran seçimleri, değişimden çok krizi haber veriyor

İran’da cuma günü yapılan çifte seçim Hasan Ruhani’nin ılımlı denilen listesinin görece zaferiyle sonuçlandı.
Görece diyoruz, çünkü hem nihai sonuçlar henüz açıklanmış değil hem de Tahran’daki Uzmanlar Konseyi sandalyelerinin neredeyse tamamını kazanan ılımlılar, aynı başarıyı taşrada gösteremediler. Bu da İran siyasetinde köklü bir değişimden daha ziyade köklü bir krizin habercisi. Çevre ile merkez arasındaki bu muhafazakar–ılımlı kırılması Ruhani’nin işini bir hayli zorlaştıracağı gibi Anayasayı Koruma Konseyi (Şûra-yı Nigehban) ile Meclis arasında da esaslı bir çatışmanın başlayacağı haberini veriyor.

İran’da devrimin sürekliliğini bir adam ve bir konsey sağlıyor: Ruhani lider Ayetullah Hamaney ve 12 üyesinin yarısını direkt, diğer yarısını da dolaylı olarak Ruhani liderin atadığı Şûra-yı Nigehban. Ruhani lider bu şûra üyelerinin üyeliklerine istediği anda son verebildiği gibi, bu şûra da Meclis’in yaptığı yasaları istediği anda veto edebiliyor. Şûra-yı Nigehban seçimlerde aday olan kişilerin adaylıklarını da onaylıyor. Cuma günü yapılan seçimlerde aday olan 12.000 civarında adayın, neredeyse yarısını, bu arada kadın adayların tamamını, Şûra-yı Nigehban haklı haksız gerekçelerle reddetti. Ayetullah Humeyni’nin torunu Hasan Humeyni’nin Uzmanlar Konseyi için adaylığı bu şûra tarafından reddedildi mesela. Seçime katılabilmiş olan iki yüz kadar ılımlının tamamı bu şûranın onayladığı ılımlılar. İngiltere’de muhalefetin ‘Majestelerinin muhalefeti’ şeklinde adlandırıldığı gibi, İran’da ılımlılar da ‘Ruhani liderin ılımlıları’dır.

Sonuçları üç aşağı beş yukarı belirginleşmiş olan Uzmanlar Konseyi seçimleri 86 üyeli konseyin 80 tanesini yeniden seçti. Bu seçilen üyeler 2024 yılına kadar görev yapacaklar ve seksenine yaklaşmış ve sağlığı bir hayli kötüleşmiş olan Hamaney’in bu süre içinde ölmesi veya görevini yapamayacak hale gelmesi durumunda ülkenin yeni Ruhani liderini seçecekler. Ruhani ve Haşimi Rafsancani’nin başını çektikleri ılımlıların Uzmanlar Konseyi’nde ağırlığı ele geçirmiş olmaları bu açıdan önemli elbette. Ama ılımlıların kazanımlarının kalıcı hale gelmesi Şûra-yı Nigehban’ın üyelik yapısının değişmesine bağlı.

Bizdeki Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Seçim Kurulu’nun görev ve yetkilerinin hepsini elinde tutan Şûra-yı Nigehban’ın üyelerinin büyük kısmı muhafazakâr gruptan. Bu seçimlerde ciddi bir oy ve prestij kaybına uğrayan Ahmet Cennetî, Muhammed Mü’min, Mahmud Haşemi Şahrûdî ve Muhammed Yazdî hem Uzmanlar Konseyi hem de Şûra-yı Nigehban’da üyeler. Muhammed Yazdî halihazırda Uzmanlar Konseyi’nin başkanlığını yürütüyor. Daha önce Haşimi Rafsancani’yle yarışarak kazandığı bu pozisyonu muhtemelen tekrar Rafsancani’ye devredecek. Ama Şûra-yı Nigehban’daki konumunu kaybetmesi beklenmiyor. Aksine ılımlılara karşı aldıkları görece yenilginin bundan sonra Şûra-yı Nigehban’la Uzmanlar Konseyi ve tabii Meclis arasında bir çatışmayı tetikleyeceği muhakkak.

Ankara’ya bakan yönüyle bu seçim sonuçları dünyaya ‘çalışılabilecek bir İran’ mesajı verecektir. Bu da İran’ın ülke ekonomisini derinden sarsmış olan yaptırımların etkisinden hızla kurtulması demek. Bundan sonraki dönemde İran’ın daha bir barış ve Batı’yla entegrasyon gündemli dış politika yapacağını söyleyebiliriz. Bu, İran’ın demokratlaşmakta olduğu gibi naif bir düşünceye itmemeli Ankara’yı. Aksine İran’ın Batı’yla yeni köprüler kurmasının ne kadarının Türkiye’nin faydasına ve ne kadarının Türkiye’nin rağmına olduğunu sorgulamalı Ankara. İran’ın Azerbaycan’la olan ilişkilerinde yaptığı açılım, beş yıl önce Türkiye’nin başarısız bir şekilde yürüttüğü komşularla sıfır sorun politikasının habercisi ve İranlılar diplomasiyi bizden daha iyi yapıyorlar.

İran’ın izolasyonundan kurtulması rahatsız etmiyor beni. O izolasyon konumunda kendimizi bulabileceğimiz ihtimali ürkütüyor…
Kerim Balcı/zaman

Etiketler:
Yorumlar