Şimdi yükleniyor

Turan Rzayev: Sistani’nin Cihat Fetvası ve Bölgedeki Dengeler

 

ABD’nin  İran’a  askeri müdahale olasılıklarının yanı sıra İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’e yönelik suikast planlarının tartışıldığı bir dönemde kritik bir gelişme yaşandı. Irak’ın  en nüfuzlu Şii dini lideri Ali el-Sistani, ABD’nin İran’a saldırması durumunda “cihat” ilan edileceğine dair bir fetva verdi.

Ali el-Sistani, Necef dini havzasının (Havza-i İlmiye) en önemli “merci-i taklid”lerinden biridir. Bu, milyonlarca Şii Müslüman’ın dini meselelerde onun fetvalarını ve hukuki yorumlarını esas aldığı anlamına gelir. Sistani, sadece Irak’ta değil; İran, Lübnan , Pakistan , Hindistan ve Körfez ülkelerinde de geniş bir dini otoriteye sahiptir.

Siyasi Duruşu ve “Vilayet-i Fakih” Farkı

Sistani, 1930 yılında İran’ın Meşhed şehrinde doğmuş olsa da faaliyetlerinin büyük kısmını Irak’ta, özellikle Necef’te yürütmüş ve halen orada yaşamaktadır. Onun siyasi duruşu oldukça dikkat çekicidir. Sistani, İran’daki “Vilayet-i Fakih” modelinin aksine, din adamlarının doğrudan devlet yönetimini üstlenmesini savunmaz. Daha ziyade “devleti denetleyen ancak doğrudan yönetmeyen bir dini liderlik” çizgisini temsil eder. Bu nedenle, onun ABD aleyhine verdiği fetva Washington için oldukça riskli bir durumdur.

Tarihsel Örnek: IŞİD ile Mücadele

Karşılaştırma yapmak gerekirse; 2014 yılında IŞİD Musul’u ele geçirdiğinde Sistani, “kifayi cihat” fetvası vererek gönüllülerin ülkeyi savunmasını istemişti. Bu çağrı, sonrasında “Haşdi Şabi”  güçlerinin oluşmasına zemin hazırladı ve IŞİD’e karşı mücadelede belirleyici rol oynadı.

Sistani, normalde sakin, ihtiyatlı ve dengeli bir lider olarak bilinir. ABD veya İran fark etmeksizin, dış güçlerin Irak’ın iç siyasetine müdahalesine açıkça karşı çıkmış ve ülke egemenliğini ön planda tutmuştur. Bu sebeple, herhangi bir siyasi veya askeri konuda yapacağı açıklama bölgede ciddi yankı uyandırır.

ABD’nin Temasları ve İddialar

Bu durumun farkında olan ABD’li yetkililer, Irak’a giderek Sistani’nin temsilcileri, Iraklı Şiilerin genç lideri Mukteda es-Sadr ve Irak hükümet yetkilileriyle görüştüler. Hatta iddialara göre ABD’li yetkililer, Sistani’nin fetvasını geri çekmesi için 200 bin ile 500 bin dolar arasında bir “bağış” teklif ettiler. Ancak Sistani’nin bu teklifi reddettiği bildiriliyor.

Necef ve Kum Arasındaki Stratejik Risk

Washington, aslında Necef ve Kum Şii okullarının birleşmesinden endişe ediyor. Bu durum, bölgedeki ABD askeri varlığı için yeni zorluklar doğurabilir.

• Necef Okulu (Sistani): Geleneksel olarak ruhban sınıfının doğrudan siyasi iktidara dönüşmesini desteklemez.

• Kum Merkezi (Hamaney): “Vilayet-i Fakih” modelini bir devlet ideolojisi haline getirmiştir.

Bu teorik fark on yıllardır süregelen sessiz ama temel bir bölünmedir. Ancak Hamaney’in olası ölümü şiddet içeren bir müdahale sonucu gerçekleşirse, olay siyasi bir eylemden ziyade dini-duygusal bir hadiseye dönüşebilir. Bu durumda “şehitlik” anlatısı, bölgedeki tüm Şii toplulukları mobilize edebilir. Dini bir liderin şiddet yoluyla öldürülmesi genellikle parçalanmayı değil, birleşmeyi tetikler.

Washington’ın Stratejik Hatası

ABD’nin Sistani’ye para teklif etmesi, eğer doğruysa, çok kaba bir stratejik hatadır. Sistani, yaşam tarzı ve dini nüfuzu bakımından maddi nüfuzla yönlendirilecek bir figür değildir. Meşruiyetini, siyasi ve mali güçlerden bağımsız olmasından alır. Böyle bir teklifin sızması, Washington için büyük bir itibar kaybı ve Irak’taki Amerikan karşıtı söylemlerin güçlenmesi demektir.

Sonuç olarak: Necef’in tarafsızlığını bozması, Irak’taki ABD mevzilerini doğrudan tehlikeye atar. Sistani’nin bu sert tutumu, ABD’nin olası askeri planlarını ve risk hesaplamalarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.

Yorum gönder