Şimdi yükleniyor

Nermin Ufuk Bozaslan: Cenevre görüşmeleri olumsuz olursa İsrailin durumu ne olur

ABD ve İran, Perşembe günü Cenevre’de yeniden masaya oturmaya hazırlanıyor. Tahran, yaklaşan görüşmelerin olası bir askeri saldırıyı önleyebilecek diplomatik bir çözüm için “iyi bir şans” sunduğunu savunuyor.

Badr al-Busaidi, Pazar günü yaptığı açıklamada, bir sonraki tur görüşmelerin Cenevre’de gerçekleştirileceğini duyurdu. Umman, daha önce de İran’ın nükleer programına ilişkin dolaylı temaslara ev sahipliği yapmış ve son görüşmeleri kolaylaştırmıştı. Al-Busaidi, tarafların “anlaşmayı sonuçlandırmaya bir adım daha yaklaşmasını sağlayan olumlu bir ivme” yakalandığını belirtti. Beyaz Saray ise henüz resmi bir açıklama yapmadı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri yığınağına rağmen diplomatik çözüm ihtimalinin sürdüğünü söyledi. CBS News’e verdiği röportajda Araghchi, nükleer dosyada “iyi bir şansın” hâlâ mevcut olduğunu ve görüşmelerin yalnızca bu konuyla sınırlı olduğunu vurguladı.

Öte yandan Donald Trump yönetimi, İran’a baskıyı artırarak taviz koparmayı hedefliyor. Trump, Cuma günü İran’a karşı sınırlı saldırı ihtimalini gündeme getirmişti. Araghchi ise Tahran’ın kısa süre içinde bir anlaşma taslağı sunmaya hazırlandığını ifade etti.

İran, uranyum zenginleştirmenin egemenlik hakkı olduğunu savunurken, ABD Tahran’ın nükleer silah edinmesine ya da bu kapasiteye ulaşmasına izin vermeyeceğini belirtiyor. Araghchi, son temaslarda ABD’li yetkililerin “sıfır zenginleştirme” talebini açıkça dile getirmediğini öne sürdü; bu ifade, Washington’un kamuoyuna yansıyan tutumuyla çelişiyor.

Ek taviz iddiası

Reuters’ın haberine göre İran, yaptırımların kaldırılması ve uranyum zenginleştirme hakkının tanınması karşılığında yeni tavizler üzerinde duruyor. İddiaya göre Tahran:

  • En yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun yarısını yurt dışına Pakistan ve ya Türkiye’ye göndermeyi,

  • Kalan kısmı seyreltmeyi,

  • Bölgesel bir zenginleştirme konsorsiyumu kurmayı değerlendiriyor.

Ayrıca İran’ın, ABD şirketlerine petrol ve doğalgaz sektöründe yatırım ve yüklenicilik fırsatları sunmayı teklif ettiği de belirtiliyor.

Savaş mesajları ve İsrail uyarısı

Diplomasi mesajlarına rağmen taraflar savaş ihtimalini de dışlamıyor. Araghchi, ABD’nin saldırması halinde İran’ın “meşru müdafaa hakkını” kullanacağını söyledi. İsrail’in İran hava savunmasına ciddi zarar verdiği iddialarına karşılık ise, İran’ın füze kapasitesinin güçlü olduğunu ve gerekirse İsrail’i yeniden vurabileceklerini ifade etti. Trump İran’ı baskılarken hedef İsrail olabilir endişesi şimdiden İsrail’de geniş bir çevre tarafından tartışılıyor. ABD İran’da nükleer görüşmeleri anlaşmaya dönüştürecek imza yetkilisi ararken aynı zamanda bu arayışın sancısı İsrail’de de bir sistem değişikliğini tetikleyecek gibi. ABD Çin ile girişeceği büyük mücadele öncesi İran İsrail meselesini yoluna koymak istiyor. Bunun için Trumpun önünde iki seçenek var İran’da değişim İsrail’de değişim.

İran ile İsrail arasında geçen yıl yaşanan 12 günlük çatışmaya atıfta bulunan Araghchi, ateşkesi İsrail’in talep ettiğini savundu. Ancak ateşkesin, ABD’nin İran’daki üç önemli nükleer tesise yönelik saldırısının ardından sağlandığı biliniyor. ABD’nin hedefi İranı işgal ve ya İran ile topyekun bir savaş değil nükleer müzakereleri imzalayacak bir mercii bulmak. Zira İran anayasası ABD ve İsraili şeytan olarak gördüğünden dolayı Velayet-i Fakih makamındaki ve Tanrı adına söz söyleyen bu makamın Şeytan ile bir anlaşma yapması ideolojik olarak ib yok oluş olarak görüldüğü için ABD ile imza işi sürüncemede kalıyor. İşte bu noktada İran’da değişim Trumpun gündeminde. Trump bu gerginlikte hem İran’dan hem de İsrail’den kurulup tüm güç ve kuvvetini Çine seferber etmek niyetinde.

Bölgesel gerilim ve Hizbullah faktörü

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, güvenlik kabinesini toplarken; olası bir ABD–İran çatışmasında Hizbullah’ın devreye girip girmeyeceği İsrail’de tartışma konusu oldu. İsrailli yetkililer arasında, son yıllarda ağır kayıplar veren örgütün yeni bir savaşa girme isteği konusunda görüş ayrılığı olduğu bildiriliyor.

ABD ise bölgedeki askeri varlığını artırmış durumda. United States Navy’e ait uçak gemilerinin Doğu Akdeniz’e yönlendirilmesi, Washington’un askeri seçenekleri masada tuttuğuna işaret ediyor.

Sonuç olarak, Perşembe günü Cenevre’de yapılacak görüşmeler, artan askeri gerilimin gölgesinde kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Tahran diplomatik çözüm umudunu koruduğunu söylerken, hem Washington hem de bölgedeki aktörler olası bir çatışma senaryosuna karşı hazırlıklarını sürdürüyor.

Yorum gönder