Kamran Caferov: Trump’ın Üzerinde “Kara Bulutlar”
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Trump’ın göreve başlama (inaşugurasyon) gününden bugüne kadar ABD’de yapılan tüm seçimleri Demokratlar kazandı. Bugün de bir istisna değil, ancak dikkat çeken bir fark var…
Minnesota eyaleti Temsilciler Meclisi için iki bölgede (64A ve 47A) seçimler yapıldı ve her iki koltuğu da Demokratlar (Meg Luger ve Shelly Buck) kazandı.
İşin ilginç yanı şu ki; Meg Luger kendi seçim bölgesinde oyların %95’ini (!!!!!!!!!!!!!) toplarken, rakibi Cumhuriyetçi Dan Walsh yalnızca %4,4 oranında oy alabildi.
Eğer süreç bu şekilde devam ederse, bu yılın Kasım ayında yapılacak Kongre seçimlerinde ABD’yi bir “mavi dalga” (Demokratların büyük farkla kazanması anlamında kullanılır) değil, bir “mavi tsunami” bekliyor.
ABD seçimleri gerçekten de sadece Amerika’yı değil, tüm dünyayı doğrudan etkileyen devasa bir mekanizma. 2026 yılına girdiğimiz şu günlerde (bugün 28 Ocak 2026), siyaset kazanı iyice ısınmış durumda.
Gönderdiğiniz metinlerde bahsedilen “kara bulutlar” ve “mavi tsunami” ifadeleri, yaklaşan 3 Kasım 2026 Ara Seçimleri (Midterms) öncesindeki atmosferi çok iyi özetliyor. Şu anki tabloya dair bazı kritik noktaları şöyle sıralayabiliriz:
1. 2026 Seçimlerinin Kritik Önemi
• Temsilciler Meclisi: 435 koltuğun tamamı seçime gidiyor. Şu an Cumhuriyetçiler çok dar bir farkla çoğunlukta. Demokratların kontrolü geri alması için sadece birkaç koltuk kaydırması yeterli.
• Senato: 100 koltuğun 35’i (33 normal, 2 özel seçim) yenilenecek. Cumhuriyetçiler şu an 53-47 gibi bir üstünlüğe sahip olsa da, anketler Demokratların şansının geçen yıla göre arttığını gösteriyor.
2. “Mavi Dalga” mı, “Mavi Tsunami” mi?
• Metinde geçen Minnesota örneği (Meg Luger’ın %95 oyu), yerel bir başarı olsa da Demokrat tabandaki yüksek motivasyonu gösteriyor.
• Genel Durum: Ocak 2026 itibarıyla yapılan anketlerin ortalaması, Demokratları ülke genelinde yaklaşık %5’lik bir farkla önde gösteriyor. Eğer bu fark seçim gününe kadar korunursa, sadece Meclis’in el değiştirmesi değil, Cumhuriyetçilerin “kale” olarak gördüğü bazı eyaletlerde de sürprizler yaşanabilir.
3. Trump Faktörü ve “Kara Bulutlar”
Röportajda Beniamin Poghosyan’ın da belirttiği gibi, Trump’ın 2029’da görevden ayrıldıktan sonraki gücünü konsolide etmek için kurduğu yapılar (Barış Konseyi gibi), aslında kendi siyasi geleceğini garantiye alma çabası olarak görülüyor.
• Seçmen Tepkisi: Geleneksel olarak, görevdeki başkanın partisi ara seçimlerde oy kaybeder. Trump’ın ekonomi yönetimi ve yargı süreçleri üzerindeki tartışmalar, “kara bulutlar” benzetmesini güçlendiriyor.
• Cumhuriyetçi Kaygısı: Cumhuriyetçi stratejistler, özellikle eğitimli şehirli seçmenler ve kadın seçmenler arasındaki oy kaybından endişeli.
4. Sonuçları Ne Olur?
Eğer Demokratlar Kasım ayında Kongre’nin kontrolünü ele geçirirse:
• Trump’ın yasama ajandası tamamen durma noktasına gelebilir.
• Yönetim üzerinde çok sıkı bir denetim ve soruşturma süreci başlar.
• 2028 Başkanlık seçimleri öncesinde psikolojik üstünlük Demokratlara geçer.



Yorum gönder