Gürbüz Evren: Haseke’ye atanacak valiyi Barzani belirlemek istiyor
Haseke’ye atanacak valiyi Barzani belirlemek istiyor.
Türkiye için soru şu: Suriye’de SDG-YPG-PKK’nın özerk yapısına, devletçiğine komşu olmak mı yoksa Barzani’nin etkisindeki bir bölgeye komşu olmak mı?
SDG-YPG-PKK’nın geri çekilmesinde Türkiye’nin de desteğiyle Suriye Ordusunun ilerlemesi, Arap aşiretlerinin saf değiştirmesi ve ABD’nin aldığı tavır etkili oldu.
Ama bir başka önemli önemli faktör ise Barzani’dir.
Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve Türk yetkililer, Mesut Barzani ile defalarca görüştüler. Ahmet El Şara da Barzani ile birçok kez telefon görüşmesi yaptı.
Barzani, kendi egemenlik alanın devamı olarak gördüğü Suriye’nin kuzeydoğusunu SDG-YPG-PKK’ya hiçbir zaman bırakmak istemedi.
Rojova dedikleri bölgede Barzani yanlısı Suriye Kürt Ulusal Konseyi ENSK çok etkiliydi.
Ancak bölgeye SDG-YPG-PKK yerleştikçe ENSK’ye büyük baskı uygulayıp Barzani’nin etkinliğini kırdı.
DSG-YPG-PKK, ENSK yöneticilerini kaçırdı, kimilerini yok etti, bazıları için de fidye istedi, ayrıca çocuklarını zorla askere aldı ve haraç topladı.
Barzani ve ENSK yapılanları bir kenara yazarak rövanş için bekleyişe geçti.
Suriye’de rejim yıkılınca, Şara yönetimi gelince ve Türkiye devreye girmeye başlayınca, ENSK de bölgede yeniden hareketlendi, sesini yükseltti.
Bölgedeki dengeleri çok iyi bilen Barzani, SDG-YPG-PKK’nın etkisini kırmak ve ENSK’nın söz sahibi olmasını sağlamak için son birkaç aydaki gelişmeleri iyi değerlendirdi.
ABD’nin Kürt gruplar arasındaki öncelikli müttefiki Barzani’dir.
Suriye’de daha yumuşak geçiş isteyen ABD, Barzani’ye Suriye sahnesinde yeni bir rol verdi.
Soru şu: Suriye’de, Irak modeli mi geliyor?
Ahmet el Şara ile Mazlum Abdi arasında imzalanan 14 maddelik anlaşmanın ayrıntılarına dikkatle bakın, Irak’ın Kuzeyindeki Kürt Bölgesel Yönetim modelinin Suriye’nin kuzeydoğusunda da uygulanmasının hedeflendiğine yönelik işaretleri göreceksiniz.
Bu duruma en somut örnek, daha önce SDG-YPG-PKK işgalindeki 3 vilayetten Rakka ve Deyr Zor’un tam anlamıyla Suriye yönetimine geçmesi, ama 3. Vilayet Haseke’de ise Kürtlere özel bir durumun olmasıdır.
Büyük bir vilayet olan Haseke ve Kürtlerin bölgesi gibi gösterilen diğer alanları içeren son haritalara bakıldığında, bu toprakların Suriye’nin yaklaşık üçte birine tekabül ettiği görülecektir.
İşte bu üçte birlik alanın merkezi olan Haseke’ye atanacak vali çok önemlidir.
Haseke Valiliğinin Mazlum Abdi’ye önerildiği, ama kabul etmediği söylentileri dolaştı.
Haseke’de Barzani aşiretinden bir vali olması, SDG-YPG-PKK dışındaki tüm aktörlerin tercihi gibi gözüküyor.
Barzani’nin, Suriye Kürt Ulusal Konseyi ENSK içinden bir ismi Haseke Valisi olarak Barrack, Şara ve Türkiye’ye önermesi ve kabul görmesi sürpriz sayılmamalı.
Tarafların politikalarında herhangi bir değişiklik ya anlaşmazlık yaşanmadığı takdirde, bundan sonra tartıştırılacak konu Suriye Anayasası olacaktır.
Anayasa gündeme geldiğinde ise Kürtlerin durumu, federatif ya da özerk yapı üzerinden tartışmalar sertleşecek, ABD ve Türkiye başta olmak üzere diğer aktörler de devreye girecektir.
Ama SDG-YPG-PKK’nın Haseke’ye çekilmesini yenilgi sayan örgüt içindeki bazı çevrelerin yeni çatışmalara yol açacak provokasyonlar yapması, IŞİD kartını oynaması da sürpriz olmaz.
Haseke’ye Kürt Vali atanması kararı, ateşkesin de 14 maddelik anlaşmanın da şifresidir.
Türkiye için de soru şu: Suriye PKK’sının özerk yapısına, devletçiğine komşu olmak mı yoksa Barzani’nin etkisindeki bölgeye komşu olmak mı?
Türkiye hangisini tercih eder diye sormaya gerek var mı?
Suriye’de taşların yerine oturması çok zaman alacaktır, ama son gelişmelerle genel çerçeve çizilmiştir.
ABD, Suriye’den çıkmayacaktır ve bu pilav daha çok su kaldırır.



Yorum gönder