Şimdi yükleniyor

Trita Parsi: Hameney 90. dakikada teslim olabilir

İran, zamanın hükümetin müttefiki olmaktan çıkıp aleyhine işlemeye başladığı bir kriz evresine girdi. İran doğumlu İsveçli analist ve Ulusal İran-Amerikan Konseyi’nin (NIAC) kurucu ortağı ve eski başkanı Trita Parsi, durumu açıkça şöyle ifade ediyor: Hamaney, manevra alanı hızla azaldığı için “90. dakikada teslim olabilir”.

Parsi‘nin tarif ettiği tablo, yanılsamadan uzak. Bu sadece protestoların bastırılması değil, farklı bir yoğunluk ve mantıkta bir baskı. Parsi’ye göre, İran’daki bilgi ablukası, İslam Cumhuriyeti standartlarına göre bile eşi benzeri görülmemiş bir durum. İnternet parça parça değil, sistematik olarak engelleniyor; görüntüler, sanki bir filtreden geçiyormuş gibi, ölçülü dozlarda sızıyor ve resmi imaj, yıkım ve silahlı adamların görüntülerinden kasıtlı olarak düzenleniyor. Bu kaos değil, siyasi bir orkestrasyon. Yetkililer, ya çoktan başlamış olan ya da başlamak üzere olan vahşeti haklı çıkaracak görsel bir argümanı önceden oluşturuyorlar.

Parsi, Amerikan başkanının önemli bir psikolojik özelliğine dikkat çekiyor: Trump, ancak hızlı, doğrusal ve garantili göründüklerinde sert kararlara başvurmaya meyilli.
Analiste göre paradoks şu ki, bu vahşet sadece iç kamuoyunu hedef almıyor. Aynı zamanda dışarıya, özellikle de Donald Trump’a yöneltiliyor. Parsi, Amerikan başkanının önemli bir psikolojik özelliğine işaret ediyor: Trump, ancak hızlı, doğrusal ve garantili göründüklerinde zorlayıcı çözümlere başvurmaya meyilli. Kan dökülmesi, kaos, öngörülemezlik ve uzun süreli bir çatışma riski ortaya çıktığında, ABD başkanı içgüdüsel olarak geri çekiliyor. Yemen onun için travmatik bir örnek oldu: Kolay bir operasyon olacağı vaat edilen bir operasyon, aniden Amerikan uçaklarına yönelik bir tehdide ve sonucu belirsiz bir başka savaşa sürüklenme olasılığına dönüştü.

İran rejimi bunun farkında. Parsi‘ye göre, bu yüzden mevcut baskı dalgası Washington’a da bir sinyal gönderiyor: İran’a yönelik saldırı kısır olmayacak. Hedefli saldırılar ve güzel raporlarla sınırlı kalmayacak. İran’ın cevabı asimetrik, kirli ve tehlikeli olacak. Tahran daha önce sembolik bir şekilde karşılık verirken, şimdi umutsuz bir durumda bile ciddi bir şekilde savaşmaya hazır olduğunu gösteriyor.

Bu ortamda, İsrail, Senatör Lindsey Graham ve sürgündeki İran muhalefetinin Trump üzerindeki olağan baskısı ters tepebilir. Trump, Venezuela veya Irak’ı anımsatan senaryolardan kaçınma temel içgüdüsünü tehdit ediyorsa, kendi söylemlerini görmezden gelebileceğini defalarca göstermiştir. Parsi, Hamaney ile yapılacak bir anlaşmayı Trump için İran’la savaştan daha çekici kılan şeyin tam olarak devletin tamamen çökmesi ve kontrolsüz kaos korkusu olduğunu savunuyor.

Devletin tamamen çökmesi ve kontrolsüz kaos korkusu, Trump’ı İran’la savaştan ziyade Hamaney ile bir anlaşma yapmaya daha çok teşvik ediyor.
Dahası, bu mutlaka klasik bir nükleer anlaşma değil. Parsi’ye göre, diyalog kanalları zaten mevcut ve hatta işliyor. İran elitleri içindeki baskı artıyor ve bu baskı nükleer dosyanın ötesine uzanıyor. Rejimin daha geniş “kırmızı çizgileri” -yakın zamana kadar dokunulmaz görünenler- sorgulanmaya başlandı. Bu anlamda, baskı son oyun değil, pazarlığın başlangıcı olabilir.

İşte meselenin özü burada ortaya çıkıyor. Eğer Ali Hamaney gerçekten de son dakikaya kalmış bir adam konumundaysa, seçim zafer ve yenilgi arasında değil, iki tür yenilgi arasında olacaktır. Ya Rahbar, kan pahasına iktidara tutunmaya çalışacak, kaosun dış müdahaleyi caydıracağını ve bir anlaşma için zaman yaratacağını umacak, ya da geri çekilmeye başlayacak ve daha dün rejimin temelleri olarak kabul edilen pozisyonlardan vazgeçecektir.

Dolayısıyla, İran bugün romantik anlamda devrimin eşiğinde bir ülke değil, artık baskıdan korkmayan sokaklar ile çöküşünün sorumluluğunu üstlenmek istemeyen dış dünya arasında sıkışmış bir devlettir. Bu yapılanmada, rejimin “90. dakikada” teslim olması bir zayıflık işareti değil, rasyonel bir hamle olarak görünmektedir.

Tek soru şu: Velayet-i Fakih sistemi, zamanın neredeyse dolduğunu anlayacak kadar öz savunma içgüdüsüne sahip mi?

Yorum gönder