Россия не встанет в сторону Армении, просто Азербайджан не сможет захватить Карабах: Александр Дугин

УЧАСТИЕ УЗБЕКИСТАНА В САММИТЕ ГЛАВ СТРАН ТЮРКСКОГО СОВЕТА И СИТУАЦИЯ В РЕГИОНЕ

Rusya’nın Gerçekten Nükleer Füzesi var mı ?

Barış, Yeni gelecek” sloganı ile üçüncü görüşmeler başladı

Trump, IŞİD’e karşı Suriye’de zafer ilan etti

Gündem 19 Aralık 2018
179

“IŞİD’i Suriye’de yendik, başkanlığım süresince Suriye’de bulunmamızın sebebiydi.”

Beyaz Saray, ABD birliklerinin hali hazırda Suriye’den geri dönmeye başladığını açıkladı.

“IŞİD ile mücadelede yeni aşamaya geçme kapsamında ABD birliklerinin eve dönmesi için çalışmalara başladık.”

Bugün önce Trump’ın ardından Beyaz Saray’ın açıklamaları ile herkes şu an Suriye kuzeyinde ne oluyor, ABD gerçekten gidecek mi gibi meseleleri merak ediyor.
Kongrenin Türkiye’nin 3.5 milyar dolarlık 80 Patriot MIM-104E GEM-Ts ve 60 PAC-3 MSE hava savunma füzesi ve bunlar için sistemlerin satın almasını onaylamasının üstüne bu açıklamaların gelmesi pkklı teröristleri ve destekçilerini endişeye sevk etti.
ABD yoksa pkkyı sattı mı düşüncelerinin oluşmasına ve hem Suriye’de hem de dünya genelinde pkk terör örgütü destekçilerinin çılgına dönüşmesine yol açtı. Kimi bizi bırakma derken kimi Trump’a sövüyor.
Beyaz Saray ve Trump bunları dedi ancak Pentagon ise işbirliğini devam ettireceklerini söyledi.

“Bu arada biz Suriye’de partnerlerimiz ypg ve sdf ile çalışmalarımıza devam edeceğiz.” şeklinde açıklama yaptı ancak çekilmeyi onayladı ve üzerine yeni bir açıklama yapmadı.

Bu işbirliğinin 4 yıl önceki gibi sadece hava desteği ve askeri malzeme yardımı ile mi sınırlanacak yoksa ABD kısmi bir çekilme gerçekleştirip bizi ve dünyayı mı oyalamaya çalışıyor belli değil. 2016 yılının başlarında Rusya’nın Suriye’de işleri düzelttik hadi biz gidiyoruz deyip bir kısım birliklerini çekip sonrasında kat be kat fazla askeri gücü bölgeye getirdiğini hatırlarsınız, ara ara benzer lafları ve olayları tekrarlayıp durmuşlardı.
ABD’nin benzer çekiliş ve gidiş öyküleri Irak ve Afganistan’da da sık sık olmuştu fakat arkalarında bıraktıkları enkaz onları tekrar dönmeye aksi halde müttefiklerinin kaçınılmaz sonu yaşamalarını önlemekten kurtarmaya çabalamak için geri dönmek zorunda bırakmıştı.
Pentagon tam anlamı ile Suriye’den geri çekilme konusunda istekli değil ve bunun söylentisinden dahi rahatsız olduğunu zaten yaptığı açıklamalarla hep bunu belli etti. Pkkyı kurtarmak ve ordulaştırmak için harcanan onlarca milyar doların ABD’nin bölgeyi terk etmesi halinde çöpe gideceğinin ve pkknın tek başına ne IŞİD’e ne TSK ve Muhalifler’e ne de olası bir çarpışma halinde Suriye Ordusu’na dayanamayıp çökeceğinin farkındalar.
Sadece geçtiğimiz hafta ABD Hava Kuvvetleri çoğu Hacin’e olmak üzere Suriye ve Irak’ta 251 hava saldırısı (her hava saldırısında en az 4 mühimmat kullanılıyor) gerçekleştirdi.
Ayrıca ağustos ayından beri IŞİD’in pkk bölgelerinde başlattığı yeraltı savaşı faaliyeti ile günde ortalama 10-15 pkklının ölmesi, Hacin’de kum fırtınası olduğu saatlerde pkknın yüzlerce kayıp vermesi pkknın ABD tarafından korunmadığı sürece başarılı olmayacağını belli eden en yakın örnekleri oluşturuyor. Hacin çarpışmaları ve cephe gerisi saldırılarında 4 ayda ölen pkklı sayısı 2500’e yaklaştı. Yüzlerce militan yaralandı, 200’den fazlası esir düştü.
IŞİD her ne kadar büyük şehirleri, çok geniş bölgeleri kontrol edemese de bir hayalet gibi yaşıyor.
IŞİD’in yenilip yenilmediğini bir de IŞİD’e sormak gerekiyor bu durumda.
Anlayacağınız sahadaki durum hiç de IŞİD’in yok olduğunu göstermiyor. Aksine hem Irak’ta hem Suriye’de tekrar toparlanıyorlar.
IŞİD konusunda sahada ABD taktiksel zafer kazandı ancak stratejik zafer elde edebilmiş değil. Üstüne pkknın ırkçı tutumları ılımlı Arapları hatta pkk için zamanında lobicilik yapan Süryanileri, Ermenileri ve diğer Hristiyanları pkkdan kurtulmak için çare aramaya itmiş, pkk hem mezhepsel hem de etnik sorunları körüklemiş, bölge halklarının nefretini kazanmış ve gelecekte neden yok olacağının sinyallerini vermiştir.
Hali hazırda Türkiye ile başı belada olan ypg-pkk-sdf şu an tüm umudunu ABD’ye bağlamış durumda eğer ABD bölgeyi gerçekten terk ederse hem moral açısından çökecekler hem de askeri, ekonomik ve siyasi açısından çok kötü bir duruma düşeceklerdir.
ABD, çekileceğini duyurdu. Sivil personelin tahliyesi şimdi başlamış, askeri personelin ise 60-100 gün içerisinde bölgeden ayrılması planlanıyormuş.
ABD çekileceğini söyledi ancak sayısı 30’u bulan askeri üssün kapatılıp kapatılmayacağı ve gerçekten tamamen tahliyenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği kısmı belirsiz.
ABD’nin çekilme olarak adlandıracağı şey 5000 binden fazla askerin özellikle muharip kısımlarının çekilip en azından ana hava üslerinin korunacağı bir yapıya da bürünebilir yada çekilme çeşitli nedenlerle gerçekleşmeden iptal edilebilir. Çekilme oldu denilip de uydu görüntüleri ve bölgeden sızan görüntülerle bunun olmadığının ortaya çıkma ihtimali de var.
Özellikle hava üslerine ABD büyük yatırım yaptı. O üslerin ne olacağı konusu belirsiz. Muhtemelen işe yarar her şeyi götürüp geriye kalan her şeyi kullanılamaz hale mi getireceklerdir.
ABD, gerçekten bölgeden çekilirse ABD’nin iç savaştan başarısız çıktığı ve Suriye’yi tamamen Rusya’ya bıraktığı sonucu çıkar çünkü ABD olmadan ABD’nin en büyük yatırım odağı pkk ya dağılır gider yada bu esnada Rusya’nın hamiliğine sığınır. IŞİD konusunda ABD hava gücü pkkyı desteklemeyi sürdürdüğü sürece ABD’nin en azından IŞİD konusunda desteği sürdüreceği kesinleşir ve böylelikle pkknın IŞİD ile savaşmak ve dayanmak konusunda şansı olur.
ABD uçakları Suriye semalarında uçuşu kesmediği ve Irak üzerinden her türlü para, silah, araç ve ekipmanı yollamayı sürdürdüğü sürece pkk hala ABD koruması altında demektir.
ABD üsleri ve ABD’li askerlerin devriyeleri ortadan kalkması ve art arda yaşanan Türkiye’ye yönelik olumlu gelişmeler ABD’nin kısıtlı veya düşük bir ihtimal de olsa genel bir harekata izin vereceğinin işareti gibi duruyor.
Asıl mesele şu ABD 90 bini bulan bir terör ordusu oluşturdu, Suriye’nin en önemli su havzalarına, tüm barajlarına, petrol ve doğalgaz rezervinin neredeyse yarısına sahip uğruna on milyarlarca dolar harcadığı bu yapıyı gerçekten kendi kaderine bırakabilir mi bu çok zor görünüyor. Muhtemelen dediğimiz gibi hava saldırıları ve el atından yada açık açık yardımları sürdürecekler. Üslerin tamamen kapanması ve tüm askerlerin gerçekten gidip gitmeyeceği başlı başına bir muamma. Bu kadar iyi konuma sahip ve belli bir noktaya getirilen bir yapıyı tamamen terk etmeleri zor görünüyor.

Ayrıca el Tanf’ın durumunun ne olacağını da tam olarak söylemediler. Kimi ABD’li yetkililer sadece Fırat’ın doğusunu etkileyecek diyor kimileri ise el Tanf’da çekilmeye dahil olacak deniyor. ABD varlığı sayesinde el Tanf’ta zor tutunan Muhalifler böyle bir durumda kısa sürede dağılıp soluğu Ürdün’de alacaktır. İran’ın Tahran-Bağdat-Şam-Beyrut ikmal hattı için kestirme ikinci bir yol daha açılmış olacaktır.
ABD’nin çekilme lafı müttefikleri arasında da ayrılıklara sebep oldu. Bölgede birkaç bin İngiliz, Fransız, İtalyan ve az da olsa Alman askerinin olduğu biliniyor. İngilizler açık açık bölgeden çekilmenin pkkyı çökertebileceğinin farkında. Fransızlar ise başlarına iş almamak için hemen çekilme talebinde bulundular.
Gerçek bir çekilme halinde bir sonraki hedef Türkiye yada daha büyük bir ihtimal İran mı olacak diye düşünceler de akılda belirmiyor değil. Yeni bir çözüm sürecinin gelebileceği yada İran’daki sosyal sorunların arttırılıp iç savaş durumuna sürüklenmesi ve İran’ın Irak sınırındaki Kürt bölgelerinde kapsamlı bir pkk-pejak faaliyetinin başlaması için mi bu 90 bin kişinin sevk edileceği yönünde çeşitli söylentiler var.
Gerçek çekilme halinin er yada geç varacağı muhtemel nokta İran’da iç savaşa gidecek sürecin başlangıcı ve buradaki gücün o amaçla kullanılması veya 2. çözüm süreci yada ikisinin birden uygulamaya konacağı bir dönem gibi duruyor.
ABD ya oyalama çabasında ve Suriye kuzeyindeki işlerini aynen devam ettirmek düşüncesinde ya da bu iki ülke için yakında hazırlananlar için vakit kazanıyor ve bir şeyleri feda edip daha fazlasını almak için çabalıyor.
ABD’nin gerçekten ne işler çevirdiği önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmelerle net şekilde anlaşılacaktır.

Not: Son harita eski olmakla birlikte Fıratın batısında kalan IŞİD bölgelerini Suriye Ordusu kontrolünde, Fırat’ın doğusundaki kesimi de pkk kontrolünde düşünürseniz pkknın elindeki petrol ve doğalgaz kaynakları hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.
Çağdaş Gündem

Yorumlar